13.11.2007

La Science des Reves (Rüya Bilmecesi)


*****


Önceki filmi Eternal Sunshine of the Spotless Mind yani 'Sil Baştan' la en iyi özgün senaryo dalında 2005 yılında Oscar ödülü kazanan Michel Gondry'nin senaryosunu yazıp yönettiği, acayipliği bir türlü mutabakat sağlanamayan adından bile belli olan bir film; orijinal haliyle La Science des Reves, İngiliz haliyle The Science of Sleep -bu da bizden- Rüya Bilmecesi..

Daha önce seyrettiklerime hiç benzetemediğim, büyükler için olduğu kesin ama çocuk duyarlılığındaki masalımsı/bilmecemsi bu filme en yakışan ismi, yine bizimkiler koymuş diyebiliriz..

Konusu itibariyle andıran, fakat bildiğimiz 'cıvık' romantik komedilere hiç benzemeyen bu çok yaratıcı fantastik yapıtın, öyle herkesin zevk alarak seyredebileceği 'kolay' bir film olmadığı konusunda, baştan uyarımı yapmak isterim..

Sürekli rüya gören (Hem de ne rüyalar!) ve onları bi şekilde kontrol etmeye çalışan; yani 'özgür' rüyalarını ayrıca önceden hayalinde oluşturduğu -mukavva kutulardan kameraları ve yumurta kutularıyla kaplı duvarlarıyla- 'Stephane TV' gibi 'kalıplar' içinde programlayabilen, rahatlıkla 'eksantrik' denebilecek bir tipi, Stephane'ı (Gael Garcia Bernal) anlatmakta filmimiz..

Kafasını yastığa koyar koymaz çok renkli, sinemaskop ama her şeyin 'kes-yapıştır' tadında, kağıt, karton, mukavva, selofan ve benzerlerinden oluştuğu, 'akla zarar' rüyalar gören Stephane, zamanla, gerçek hayatının nerede bittiğini, nerede rüyalarına duhul olduğunu, karıştırmaya başlar..
Üstüne üstlük, yan daireye taşınan Stephanie'ye (Charlotte Gainsbourg) aşık olmasıyla birlikte, kendisi, gerçeklerden de iyice uzaklaşacaktır..

Hatta, rahatlıkla şöyle söyleyebiliriz ki 'şirin kahramanımız' için gerçek hayat, hem gereksiz ve sıkıcı bir hale gelmiştir, hem de onun asıl orada olmaktan mutlu olduğu rüyalarına, bir engel oluşturmaktadır..

Stephane'ın sanki yıllardır -bilmeden- aradığı Stephanie'sini hiç hesapta yokken bulmasını ve onunla kabus dahil her çeşit rüya içinde ırgalanmalarını, -filmin içine girmenin zorluğuna karşın- dudağımda yapışıp kalan bir tebessümle, hep şaşırarak, keyifle izledim..

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...