5.04.2009

İstanbul için film vakti



Yeditepeli'nin Kadıköy kazasının ıslı tepelerinde donma tehlikesi atlatarak, yeni bir film festivalinin daha kuyruğundan tutup da yere çaldığımı size nakletmiştim..

Topu topu aldığım yedi adet biletin hangi filmlere ait olduğunu, Tersninja'nın paşası Landlord hazretlerine -emri üzerine- sıralamaya başlamıştım ki daha üçüncünün bile adını zikretmeden hemen teşhisini koyuverdi, sinemamızın bu büyük üstadı: "Peh.. ne lan bunlar!?. Sen bunları film, bu yönetmenleri de sinemacı mı sanıyorsun?" dedi..

İçten içe biraz kırıldım tabii, ne de olsa oldukça hassas bir bünyem var.. Ama karşımdaki bu bir nevi insan azmanı kişi (Allah günah yazmasın!) asla bunun farkında olabilecek biri değil ki..
Bu da benim şanssızlığım, ne yapayım a dostlar!.

Neyse ki alışkınım bütün bunlara da, hiç oralı değilmişim gibi davranmayı becerebildim ve hemen karşı atağa geçtim: "Sen de çok anlarsın ya.. Sanattan nefret eden, sinema yazarı.. n'olcak!" dedim ve koskoca Bunuel'i sinemacı saymayan bu adamı bir an evvel zehirlemeye karar verdim..
Kendimi zorlayarak da olsa, yüzüne gülmeyi ihmal etmeden, gelecek Perşembe günü, birlikte Beyoğlu'na gitmeyi teklif ettim..




Her halde Landlord kişisini sıçanotuyla falan zehirleyecek halim yoktu; en iyisi ve en etkilisi olarak, onu bir gün boyunca resim sergilerinde, sanat müzelerinde dolaştıracak, oldukça iri ama alışkın olmayan bünyesine aşırı dozda sanat pompalayacaktım.. (Aklımı seveyim!)
Hemen uygulamaya geçtim..

Gerçi bir filmin finalini anlatır gibi olacak amma dayanamayarak şimdiden açıklamak istiyorum: Günü ve zamanı geldiğinde, planımı başarıyla uyguladım ve kendisini, AAS (Allergic Artistic Syndrome) teşhisiyle -bi güzel- sanatoryuma kapattırdım..
(Bu arada, hep yapmak istediğim sanatoryum esprisini de yeri geldi yaptım ya, sanki daha bi mutluyum.)
Neyse bütün bunlar başka bir yazı konusu, belki yazarım..

Öncelikle, genel istek üzerine, benim oldukça mütevazı hatta -bazılarına göre- zavallı listemi hemen sıralayayım:

Nazarin + Çölün Simon'u - Luis Buñuel

V for Vendetta - James McTeigue

Andrey Rublev - Andrei Tarkovsky

Saikaku Ichidai Onna - Kenji Mizoguchi

Chugyeogja - Hong-jin Na

Loft - Erik Van Looy

Zift - Javor Gardev





Şimdi düşündüm de, belki de Landlord efendi bir bakıma haklı da olabilir ha!.
Eğer bu listeyi oluşturma yöntemimi açıklarsam, sizin dahi, onun yanında yer alma ihtimaliniz ve üstelik beni kınamanız da oldukça mümkün..
Her türlü riski göze alarak, adamı, zehirlediğimi bile itiraf ettiğime göre, bu inanılmaz yöntemimi açıklamaktan mı kaçınacağım; buyursunlar..

Öncelikle en mühimi, filmin gösterim yeri: Tabii ki eve yakın olmalı; yani Rexx Sineması.. Kadıköy'ün en büyük salonlarından biri olan yüz yıllık Reks'in, bölünerek çoğaldıktan sonraki adıdır Rexx, iksleri görüp de heyecanlanmanın alemi yok yani..
Daha sonra, hafta arası ve gündüz seansı olmalı ki işi üçbuçuktan kapatıverelim; bir de öğleden sonra olsun ki mutat basın gösterimleriyle falan da çakışmaya..

İşte dostum, yol bu, yöntem bu, liste de aynen bu..
Filmlerin bazılarını zaten biliyor ve kalitelerinden şüphe etmiyorum; diğerlerini de gidip göreceğim, iyi mi yapmışım, kötü mü anlayacağım.. Ki böyle bir yönteme göre bu sonuç, bence gayet de iyi; bunun sebebini de festivalin giderek yükselen kalitesinde görüyorum..

2007 festivalinde aynı yöntemle her gün 'paso' Pasolini filmleri izlediğimi söylersem, sizce bu ne anlama gelir bilemiyorum ama; Landlord'un gözlerinin, bunu duyar duymaz birer faltaşı gibi açılmasını hiç unutamam; sonra da bir çocuk misali, tempolu bi şekilde: "Saapık saaapık" deyu suratıma ünlemesini..
Yoksa ben Pier ağbiyle tanışmaktan ve onun tuhaf filmlerini görmekten, gayet de memnundum; bizimkine de n'oluyorsa..

Film bayramın mübarek ola ey İstanbul!.



9 yorum:

vildan dedi ki...

Hımm! Demek ki film listeniz budur Sevgili Yazar! Güzel... Ben Murat Erşahin'in listesini kendime rehber edinerek filmlerimi seçmiştim.Aldığım biletlerden ikisi o listede yoktu ama sizin listenizde var. Aynı sinemada üstelik... Kimbilir belki denk gelirsek, "çekingenlik" genlerimin faaliyetini engellerim de, bu kez imzanızı isterim:))

Tuğba dedi ki...

Yöntemde bir gariplik yok ki ağbi, gayet doğal geldi bana. Zira ben de okurken; asabileceğim derslerin yerine ve hatta iki ders arasına, hatta ve hatta Taksim meydanına en yakın sinema hangisi onun hesaplarını yaparak (böylece üni'ye dönmek kolay olsun diye)-ki Atlas mı yakın Emek mi'ye kafa patlatırken, her zamanki sersemliğimle beyhude bir çabaya giriştiğimi farkettim ama şaşırmıyoruz di mi- çalışırken; iş çıkışı ve uykum gelmeden hemen önceki saatlere veyahut işten kaytarma olasılığımı hesaplayıp belirlediğim gün ve saatlere göre program yapıyordum. Şimdi boş gezenin boş kalfası durumunda, evet, insan biraz daha rahat program yapıyor. Zira bu sefer de yaşlılıktan (!), parasızlıktan ve yerinde oturma-oturamama probleminden dolayı 1-3-5 yöntemiyle seçtik emme o yöntem ne diye hiç sorma :)

Çekingenlik gen miymiş? Demeyin yahu! Aaa...

Mizoguchi'ye gelirsem-gelmesem çatlarım malum- zaten bir o filmini seyretmiştim şimdiye kadar bu gidişle de başka filmini seyretmek nasib olmayacak gibi gözüküyor. Ağır, oturaklı ve öz olmuş ağbi listen, haddim değil ama tebrik ediyorum. Kung fu filmleri ile ilgili bu yıl da sesimi festivale duyuramadığım içün-kaldı ki kime duyurmuşum şimdiye kadar?- hafif üzüntülü olarak aranızdan ayrılırken, umutlarımı öldürmeden hafif suya yatırıp, önümüzdeki yıla bırakıyorum ağbilerim ablalarım ve beni hiç kaale almayan küçük kardeşlerim...
Ve sonunda gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum; İtvazdıdörtiendovvinter...tırırım...

numan dedi ki...

sevgili vildan hanım, haberiniz olsun, gideceğim her filmden önce yarım saat imza dağıtıyorum.. masam, kapıdan hemen girişte, bilet kontrolü yapan arkadaşların arkasındadır.. beklerim efenim.. lütfen çekinmeyin :)

tuğba, ağbicim sen de gel.. hem imza sonrası, sana da bazı wushu hareketleri gösterebilirim.. sıkıntını alır (:

vildan dedi ki...

Numan,bu imza isteme durumu varya tamamen benim yaşımla ilgili. Sakın siz üzerinize alınmayın! Bizim gençliğimizde şöhret sahibi zat-ı muhteremlerden imza almak çok ehemmiyetli bir vaziyet teşkil ederdi.O alışkanlık halen devam ediyor anlayacağınız. Siz de sanal dünyanın şöhretli yazarları arasında olduğunuzdan neden olmasın ki? Mesela Murat Erşahin'in imzası gururla ve mutlulukla kolleksiyonuma dahil edilmiştir. Bir de Landlord'un bir imzası olmalı değil mi? Şimdi aklıma geldi:)Yaşım gereği yani bu imza talebim, idare ediverin olur mu:))Zaten bu yaşlı gözlerimle, sinemada sizi ya görürüm ya göremem... Bilemiyorum ki!

numan dedi ki...

aman efendim, ne şöhreti, ne yazarı..
ben de, yorumlarınızda bi güzel dalga geçiyosunuz sanıyor yanıtlarımı da o minvalde veriyordum; yoksa siz ciddi misiniz?.

hem de bir landlord, hele bir murat erşahin'in yanında benim adım bile geçemez efendim: estağfurullah diyor, saygılarımı sunuyorum..

ben varken, yaş konusunda ise hiç yanlız değilsiniz.. onu da söyleyeyim..
korkarım iki yaşlı gözlere sahip kişiler olarak birbirimizi asla göremeyeceğiz.. hoş, yakamda sürekli kırmızı karanfille dolaşırım ama :)

Landlord dedi ki...

Ah Numan beni bir tek sen anladıydın, heyhat sen de yanlış anlamışsın. Üstüne bir de insanlara yanlış anlatmışsın. Sana yönelik cümlelerimde bundan sonra daha spesifik, daha açık, daha ciddi olacağım. Yani ironi yok, espri yok, metafor yok, genelleme yok bundan sonra saha hitaplarımda. Yaşına hürmeten kelimelerim arasına çekinmeden serpiştirdiğim mübalağa /tecahül-ü arif gibi edebi sanatlardan da zinhar uzak duracağım.
Tez zamanda bir Bunuel yazısı da yazayı ben bari...

vildan dedi ki...

Ben var ya Reks'te tam üç festival filmine gittim. Ne Numan'ı, ne de Landlord'u gördüm. Yakasında karafilli birini aradı gözüm. Hayhat! Yokk! Yoksa size loca mı tahsis ediyorlar? Of,ya! Tabii...
Neden daha önce düşünemedim!!

Landlord yorum yazmış Mümkün mertebe'ye! Şaşırdım! Bu ilk mi?
Ben mi atladım? Landlord benden yaşlı olabilir mi? Kullandığı kelimeler ne eski,yazdıklarını vallahi zor anladım:)

numan dedi ki...

seneye seni locama alma sözünü şimdiden veriyorum vildan..

evet bu bir ilk.. biz adamı mümkünmertebe'ye getirmesini iyi biliriz..

landlord, senden de benden de hepimizden de yaşlı bir kişidir.. yazdıkları yine az çok anlaşılıyor, bir de konuşmasını dinlesen, aman aman :)

vildan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...