28.01.2010

Did You Hear About The Morgans? :: Amerikan Gübresi Almaya Kasabaya İnmişler Yigenim.. Niye Sordun?



Manhattan’lı başarılı çift Meryl ve Paul Morgan’ın neredeyse mükemmel olan hayatlarının tek başarısız yönü sürdüremedikleri evlilikleridir.

Ancak, hayatlarındaki problem başlarına gelen felâketin yanında bir hiç kalacaktır. 
İstemeden bir cinayetin görgü tanığı olurlar ve bir kiralık katilin hedefi olurlar. 
Federal polis onları küçük bir kasabaya göndererek tanık koruma programına alır.

Did You Hear About The Morgans? / Morganlar Nerede?

Senarist ve Yönetmen: Marc Lawrence
Oyuncular:  Hugh Grant, Sarah Jessica Parker, Sam Elliott
Yapım: 2009, ABD, 103'





"Biri erkek biri dişi iki kentli insanı köye gönderelim de daha önce hiç tanışmadıkları bu yeni hayatta yapacakları acemice salaklıklara bi güzel gülelim" formüllü ve de mevzulu Morganlar Nerede? hem modası geçmiş, hem de kafası geri geri basan bir film..



Bu arada kendi Cumhuriyetçiliğini çok matah bi bok zannederek, 'şaşkın' Demokratlarla kafa bulmaya çalışması ve böylelikle, köylülüğün ve de muhafazakarlığın kerameti kendinden menkul faziletini ispatlama derdine düşmesi de acınası zavallılıkta..


Sırf bu yukarıda özetlenen amaca ulaşmak yolunda filmin başlangıcında senaryo öylesine 'kör gözüne parmağım' zorlanıyor ki pes dedirtiyor..
Neyse ki film muradına eriyor, yani, kavgalı ve ayrı çifti bi şekilde yan yana getirip köye gönderiyor da biraz rahat nefes alabiliyoruz..



Zaten her halleriyle, dünyanın en uyuşmaz, en antipatik çifti gibi ortalıkta boy gösteren Hugh Grant ve Sarah Jessica Parker'ı hazır ayrılmışken, film icabı da olsa yeniden çiftleştirmenin mantığı nedir yahu!

Filmi -tıpkı Landlord gibi- "içinde sıradan ve içi boş da olsa bir takım espirikler bulunan bir romantik komedi olsun da izleyeyim, arada sırada keh keh yaparak, neşeleneyim" şeklinde düşünenleri -o da belki- memnun edebilecek bir film..


Yeşilçam sineması'nın hatta mümtaz yerli dizi filmlerin, zamanında çok yaptıkları, artık vazgeçtiklerini bile düşündüğüm, bu klasik 'kentten indim köye, hele gör başıma neler gele' temalı 'sırıtık' klişeleri, hem de en bayağı şekilde gözümüze sokan böylesi sinemacılara diyecek lafı ben gayet iyi biliyorum ama söylemeye tenezzül bile etmiyorum..



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...