27.05.2011

Gişe Memuru :: Otoyoldaki Günah Keçisi



Her 'normal' Türk erkeği gibi despotluğuyla işleri yürütmeye çalışan yaşlı babasıyla eski bir evde yaşayan, sevgili annesini çok küçükken kanserden kaybetmiş genç bir adamdır Kenan (Serkan Ercan)..

Otoyol gişelerindeki kulübelerde -bir nevi günah keçisi işlevli- gişe memurluğuyla ömrünü tüketen, mesai arkadaşlarıyla olan ilişkisini tamamen onların tek taraflı girişimiyle sürdüren, 'yaşantı rotası' olan işiyle evi arasına pek bir şey sokmamaya özen gösterirken de az konuşan, çok hayâl kuran, içine kapanık bir garip adam..


Gerçekle hayali birbirine karıştırmakta sınır tanımayan hâli ve kendisini sürekli küçük dünyasına hapsedişini göz önüne alırsak eğer, ona rahatlıkla şizofren teşhisi bile koyabiliriz..




'İşe yaramaz' damgasını ezelden vurduğu oğluna karşı acımasız davranan baba (Zafer Diper), gündüzleri kendisine bakan komşu kızı Nurgül (Nergis Öztürk)'ün gelini olmasını istemektedir..



Görünüşün aksine işinden ve evinden hiç de memnun olmayan, beceremeyeceğini bildiği hâlde uzaklara kaçmak hayalini hep canlı tutan Kenan'ın, mevcut durumun simgesi olan Nurgül'den hoşlanması asla mümkün değildir..




İşini aksattığı için sürüldüğü yeni gişede karşısına çıkan dünyalar güzeli bir kadın (Nur Aysan), zavallı kahramanımızın bir kısmı zaten havaya uçmuş aklını başından tamamen alıp gidecektir ki aman diyeyim..


Psikolojik Gerilimden Fantastiğe


Yönetmenliğini ve senaristliğini Tolga Karaçelik'in yaptığı Gişe Memuru'nun, özellikle değindiği konunun geçtiği ortamı ve kahramanların karakterlerini gayet iyi gözlemlemiş bir yönetmenin elinden çıktığı çok açık..




Birazcık da yatkınlığı olan her insanda kafayı yemeye kadar götürecek bir robotlaşmayı gerektiren işinden ve kendini çocukluğundan beri kıstırıp duran yaşantısından bunalmış bir adamın hayatından bir kesit sunan bu film, her bakımdan övgüyü hak ediyor..
Bilhassa, her biri âdeta ayrı ayrı resital veriyorcasına performans gösteren oyuncuların tümü de çok başarılı..




Dramdan, adamı kahkahalara boğan komediye (Nadir Sarıbacak'ın canlandırdığı o muhteşem şoför tiplemesi neydi yahu!), psikolojik gerilimden, fantastik ve gerçeküstü sahnelere kadar geniş bir spektruma yayılan tür seçimiyle de göz dolduran bu ilk uzun metrajlı filminden sonra, Tolga Karaçelik'in kesinlikle izlenmesi gereken bir yönetmen olduğunu düşünüyorum..





Yönetmen: Tolga Karaçelik
Senaryo: Tolga Karaçelik
Oyuncular: Serkan Ercan, Zafer Diper, Nur Aysan, Nergis Öztürk, Büşra Pekin, Sermet Yeşil, Ruhi Sarı, Nadir Sarıbacak
Yapım: 2010, Türkiye, 96 dk.


(İşbu yazı Tersninja.com'da yayınlanmıştır)

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...