3.06.2012

The Dictator :: Demokrasi Halkın Kendine Yakışanı Giymesidir


Bize hiç de yabancı gelmeyecek bir gerçek olarak, 'demokrasi' adı altında faaliyet gösterenleri saymazsak eğer, dünyadaki diktatörlerin sayısı gittikçe azalmaktadır..

Petrol zengini bir Kuzey Afrika ülkesinin zalim lideri olan 'Amiral General Aladeen', dünyanın 'sayılı' diktatörlerinden biri olarak, 'hür dünya'ya ve Birleşmiş Milletler'e -hem ülkeyi sömürmelerine engel olarak, hem de kendi nükleer programını uygulayarak- kafa tutmaktadır..

Demokrasiye olan düşmanlığını asla gizlemeyen, kendisine muhalif olanları anında yok eden (?) Aladeen, muhalif kalmayınca da herhangi bir konuda en ufak itirazı olanların kafasını kestirerek, namının yürümesini sağlar..

Ancak ona yönelik asıl muhalif ve gizli tehlike en yakınındadır..



Ürettiği atom bombalarını gizleyerek, uyguladığı programın 'gayet insani' olduğunu savunan diktatör, kendini savunmak üzere BM'ye, yani ABD'ye gider..
Ve asıl curcuna da işte orada kopar..

Bir diktatörün, 'kayıtsız şartsız' egemenliğinin keyfini çıkarmak ya da iktidarını sürdürebilmek için giriştiği her türlü eylemi, yapabileceği her türlü faaliyetleri -saçmalığın dibine vurarak da olsa- bir bir ele alan film, müstehcenliği ve kabalığı tarz olarak benimserken, seksist hatta ırkçı görünmekten de pek çekinmiyor..



Kaba komedi özelliğine, genel davranışına ve çevresiyle olan iletişimine bakarak, filmin kahramanını bizim Recep İvedik'e benzetmek mümkünse de, dünya politikası ve ekonomisi üzerine yaptığı kapsamlı ve de zeki eleştirilerle, ondan tamamen ayrılıyor..

Diktatörlükle alabildiğine dalgasını geçen film, demokratik olarak yönetildiğini bildiğimiz çoğu ülkeler ile tiranlıkların pek çok benzer noktaları olduğunu da sert ve çarpıcı mizahıyla ortaya koyuyor..

O zaman insanın aklına hemen şu sorunun gelmemesi mümkün değil: Demokrasi denen şey -bulunduğumuz bu noktada- bir halkın kendi 'özgür' iradesiyle yaptığı bir seçimle, kralını ya da padişahını tayin etmesinden başka nedir?.




Bununla da bağlı olarak film, hangi düşüncede veya hangi düzeyde olursa olsun, insan denen mâhlukun -son tahlilde- bizzat kendinin ya da kendi grubunun çıkarı doğrultusunda hareket etmeye meyilli olduğunu, gayet net işaret ediyor..

Zaman zaman müstehcenliği bile yaya bırakacak kadar, çok abartılı 'anatomik' absürtlükler içeren bir mizah anlayışını benimseyerek 'hassas bünyeleri' oldukça rahatsız edebilir hale bürünen The Dictator -bu duruma katlanıldığı sürece- gayet eleştirel, komik ve eğlenceli sahnelere sahip..


The Dictator / Diktatör

Yönetmen: Larry Charles
Senaryo: Sacha Baron Cohen, Alec Berg
Tür: Komedi
Oyuncular: Sacha Baron Cohen, Anna Faris, Ben Kingsley
Yapım: ABD, 2012, 83'

  3.5 / 5



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...