11.11.2012

Ruby Sparks :: Bir Kadın Yaratmak



Çok genç yaşta yazdığı bir romanla büyük sükse yapmış olan Calvin (Paul Dano), edebiyattaki başarısını, kızlar ya da aşk hayatı hususunda gösteremeyen, tek arkadaşı ağbisi olan, kendine güveni zayıf, çekingen bir oğlandır..

En son kendini terk eden sevgilisiyle birlikte iyice bunalıma giren genç yazarın, hayal gücünden başka bir dayanağı kalmamış gibidir..

Önce rüyalarına giren, daha sonra da yeni romanının kahramanı haline gelen bir şirin kız -artık ne derece içtenlikle arzuladıysa- bir anda ete kemiğe bürünerek, evine yerleşmiştir..

Daktiloyla yazdığı sözcüklerle resmen yarattığı ve Ruby Sparks adını verdiği bu kız karşısında hayretten dili tutulan, delirdiğine inanan Calvin, daha sonra, romanı yazmayı falan keserek, hayalindeki aşkı dilediğince yaşamanın plânlarını yapar..




Kız, bizimki için yeni bir 'deneyim'dir belki ama Ruby (Zoe Kazan), Calvin'le sanki epeydir süren bir ilişkinin ortasındaymış gibi davranmaktadır..

Kısa bir süre sonra oğlan, 'standart erkek' modelinin gereğini yerine getirerek, giderek 'kendinden' bağımsız düşünmeye, özgürce hareket etmeye başlayan kıza karşı tavrını değiştirir..

Bunun üzerine yarım bıraktığı romanının başına geçerek, son sayfaya yazdığı yeni cümlelerle, kızın dizginlerini yeniden ele geçirmeye çalışır..


Gelgelelim bu sefer de, adeta kendine yapışmış gibi davranan biriyle yaşamanın zorluğu, Calvin'i yeniden mutsuz kılar..






İmam Bildiğini Okur


Amerikan Bağımsız Sineması'nın şahane bir örneği olan Little Miss Sunshine (2006)'ın yönetmenleri, Jonathan Dayton ile Valerie Faris'ten, aşk ve ilişkiler üzerine, özel yapısı itibarıyla fantastik, genel teması açısından da oldukça gerçekçi, hatta ibretlik bir film..

Ruby Sparks'ın, 'fantastik' bir film olduğunu aklınızdan çıkarmadan, olup bitenlere mantıklı bir açıklama getirmeye çalışmadan, olayının içine girebildiğiniz takdirde, romantik komedinin ötesine taşan oldukça özgün bir öyküyü mükemmelen yorumlayan, Paul Dano ve Zoe Kazan çiftinden alacağınız keyif, daha da büyük olacak..




Belki tersine de uyarlanabilir, ama asıl değerini bu türden fantezilerle hayallerini süslemeye bayılan biz erkeklerin dünyasına cuk oturan bir konuya sahip film, kendilerini değiştirmeye ya da en azından yaşantılarını kontrol etmeye çalışan erkeklere, kızlar tarafından verilen bir ders niteliğinde..

Ancak, ders verilen, bir anlamda da dayak atılan bu erkeğin zayıflığı ya da psikolojik açıdan garibanlığı, insanı biraz üzüyor doğrusu..
Oldukça travmatik bu deneyimi, onu hak eden bencil bir herife yaşatmak varken, zaten aşk konusunda pek deneyimsiz ve hepten başarısız bir oğlana bu denli yüklenmek, pek de adil görünmedi özüme..
"Belki o zaman da iş tamamen komediye döner, masumiyetten kaynaklanan dramının o sıcaklığını yitirirdi," diyerek, kendi tezimi hemen çürüteyim de, filmin yapımcılarına boş yere cevap hakkı tanımayayım.. (Aferin lan bana!.)




Öte yandan -şu yaşıma geldiğim halde- ben de bazı dersler çıkarmadım değil bu filmden:
Hayatındaki insanları değiştirmeye kalkışma, bunu yapabilmen mümkün değil..
Onu özgür bırakmak, olduğu gibi kabul ederek sevebilmeyi öğrenmekse tek şansın..
Eğer aşık bir erkeksen, bu şansını değerlendirmekten başka seçeneğin de olamaz..
Hem şimdi düşündüm de, bir kadının üzerinde bunun aksini denemeye çalışmak kadar tehlikeli başka bir hareket, inanın aklıma gelmedi..

Yalnız bi dakika!. Ders mers dedim ama, ben zaten tüm bunları bilmiyor muydum, biliyordum..
Peki, uygulayabiliyor muydum, hayır..
Peki siz, bildiğiniz halde uygulayabiliyor musunuz?.




“Evet” diyen azınlığı canıgönülden kutluyorum..
Peşime takılan büyük çoğunluğa ise, 'İmam bildiğini okur' ya da 'Can çıkar huy çıkmaz' atasözleriyle seslenerek teselli etmeye çalışıyor ve şayet mümkünse arkamı rahat bırakmalarını kendilerinden reca ediyorum..







3.5/5


RubySparks / Hayalimdeki Aşk

Yönetmen: Jonathan Dayton, Valerie Faris
Senaryo: Zoe Kazan
Tür: Komedi, fantastik, duygusal
Oyuncular: Paul Dano, Zoe Kazan
Yapım: ABD, 2012, 104'




Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...