9.12.2012

Görünmeyenler :: Evim Evim Hayaletli Evim



Birbirlerini pek seven genç ve evli çiftlerimizden Selin ile Onur, altı yaşındaki kızları Merve'yle birlikte dubleks ve müstakil özellikli yeni evlerine taşınırlar..

Apartman katından sonra geldikleri bu lüks evin şerefine, yerleşme telaşının ve oradaki ilk günlerinin hemen her safhasını bir kamerayla kayda geçiren bu çekirdek ailenin mutlu ve de huzurlu günleri pek de uzun sürmeyecektir..

Minik Merve'nin tuhaf davranışlarını -önceleri- onun edindiği 'hayali' arkadaşlar ya da uydurduğu öykülerle yorumlayan genç ebeveyn, kızlarının sırtında, nedenini hiç bilemedikleri bir takım morlukların belirdiğini görünce, büyük telaşa kapılırlar..

Doğal olarak ilk önce, evde çocuklarıyla ilgilenen bakıcıdan şüphelenen çift, evin her odasına yerleştirdikleri kameralarla, olan biten her şeyi kaydetmeye başlarlar..

Bence, o zavallı bakıcıya değil de şu yeni evlerinin geçmişine bi baksalar, sanırım çok daha iyi ederler..


Kısa adı BBG olan 'Biri Bizi Gözetliyor' türünden yapımları ve olayı gerçekleştiren medyayı eleştirirken, olan biten her şeyin asıl müsebbibi denebilecek toplumu da bundan muaf tutmayan Ev (2010) filmiyle harika bir iş ortaya çıkaran ekipten Caner Özyurtlu'nun senaryosunu yazdığı film, son zamanlarda pek çok örneğini gördüğümüz bir korku alt türü olan Buluntu Film (Found Footage) örneği..

Öylesine tekniği kusursuz, içeriği güçlü bir yapımdan, böylesine suya sabuna dokunmayan sıradan bir korku filmine geçiş, hem senarist hem de yapımcılar açısından bir geriye gidiş olmuş..


İlk önce kahramanların kullandığı 'bol sarsıntılı' video kamera görüntüleriyle ilerleyen, daha sonra buna eklenen sabit ve geniş açılı güvenlik kamera görüntüleriyle finale kadar ulaşan film, -anladığım kadarıyla ve son tahlilde- kullanılmış ev yerine, yeni inşa edilmiş bir eve çıkmanın çok daha hayırlı olacağı mesajını veriyor..
Yeni yapılan o evin altında bir yatırın yatmadığından da emin olmak şartıyla tabii..

Uzunca bir süre korku ve gerilimden uzak durarak, sakince ilerleyen, sadece zaman zaman parazitlenen video görüntüleriyle tedirgin etmeye çalışan film, yavaş yavaş odaklandığı asıl mevzunun içine iyice dalar, 'paranormal hareket'lerin coşmasıyla da finale ulaşır..


Kökenine indiğimizde, korku sinemasının en klâsik türü olan 'Perili köşk' janrının bir örneğiyle karşı karşıyayız aslında..
Yapım, pek de derinliği olmayan, tek boyutlu ve basit öyküsünü yeterince 'ekonomik' kullanıyor belki ama, seyircisine bir eksiklik duygusu yaşatmaktan da kurtulamıyor..


Korku sinemasına, 'bu da bizden' denebilecek hiçbir özgün katkı ya da yenilik sunmayan Görünmeyenler, bu türün en güncel örneği olan Paranormal Activity serisine çok yakın duruyor..

Yine de son zamanlarda, 'Türk korkusu' dendiğinde ilk akla gelen, Kuran'dan bir ayet yazarak başlayıp sonra da cinler dünyasına balıklama dalan o kolaycı kalıptan uzak durmuşlar.. ki bu tercih bile gayet saygıya değer bence..





Yönetmen: Melikşah Altuntaş
Senaryo: Serhat Asanoğlu, Caner Özyurtlu
Oyuncular: Nihan Okutucu, Duru Ok, Deniz Özmen
Yapım: Türkiye, 2012, 83'


  2.5 / 5



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...