24.12.2012

Venuto Al Mondo :: Sen Dünyaya Gelmeden Önce Savaş Geldi


Önce Tito'sunu sonra da sosyalist ruhunu kaybeden Yugoslavya'nın kanlı kardeş kavgalarına ramak kaldığı yıllarda, İtalyan güzeli Gemma (Penélope Cruz) ile yakışıklı genç fotografçı Diego (Emile Hirsch) Saraybosna’da tanışmışlar, sonra da -başka işleri yokmuş gibi- hemen bebek yapma çalışmalarına başlamışlardır..

Diego, yakışıklı makışıklıdır belki ama adeta kıçına neft yağı sürülmüşçesine de hareketli, neşeli ve rahatsız edici biçimde de iyimser bir oğlandır..

Valla ben, değil Penélope Cruz, dünyanın en çirkin kadını bile olsam böylesine sinir bozucu zıpır bir adamla değil sevgili olmak aynı mekanda yarım saat bile bulunmak istemem..

Neyse efendim, maalesef kısır çıkan Gemma nedeniyle bebek sahibi olamayan çiftimiz işi inada bindirince, bir 'taşıyıcı anne'yle bu duruma bir çözüm bulmaya çalışırlar..




Zavallı şehir kan emici canilerce kuşatılırken, Kurt Cobain hayranı bir rakçı kızımız olan Aska (Saadet Aksoy), para karşılığında Diego'dan hamile kalmaya ve doğacak bebeği de onlara vermeye razı olmuştur..

Yalnız biz bütün bunları hep flashback'lerle öğreniriz ki aradan geçen on altı yılın sonunda Gemma, İtalya'da bir subayla evlidir ve ergen yaşlarda bir oğlu vardır..


Gemma, bir zamanlar komün hayatı yaşadıkları arkadaşlarından en samimi olduğu Gojco (Adnan Haskovic)'dan aldığı davetle, yıllar sonra -hem de oğluyla- Saraybosna'ya yeniden döner..




Orada onu, geçmişte kalan acı-tatlı anılar ve savaş zamanı geride bıraktığı -bir daha da haber alamadığı- biricik sevgilisi Diego'nun akıbeti karşılayacaktır..

Margaret Mazzantini'nin romanından uyarlanan yapım, malum iç savaşı, öyküsüne nispeten yoğun bi biçimde katıyorsa da, bunun savaş odaklı bir film olduğu söylenemez..

Lâkin şu söylenebilir: Birbirlerini çok seven iki gencin, doğa'nın ve yaşamın başlarına getirdiği çeşitli sorunlarla cebelleşirken nasıl da birbirlerinden koparak, başka başka diyarlara savrulabileceklerini -gayet kapsamlı bir biçimde- anlatan iyi bir drama..




Süresi boyunca sorduğu ya da akla getirdiği her soruyu, yine süresi boyunca bir bir cevaplayan ve bunun için de oldukça fazla hassasiyet gösteren bir 'klasik sinema dili'ne sahip filmin, başarılı olduğu bir taraf da, aradan geçen yaklaşık yirmi yıllık farkı yüzlerinde aynen gösteren karakterlerin makyajlarındaki doğallıktı..

Film, ilk yarısına resmen hükmeden ve seyirciyi gereksizce yormaktan başka bi işe yaramayan o karmakarışık kurgudan daha sonra vazgeçiyor da hem kendisi, hem de biz rahat bir nefes alıyoruz..

Bi ara iyice ağırlaşan, hatta monotonlaşan film, önce -güzelliği ve oyunculuğuyla parlayan- Saadet Aksoy'un varlığıyla renklenmeye, sonra da Nirvana şarkısıyla göğe doğru yükselmeye başlıyor ki tutabilene aşkolsun..






3.5/5


Venuto al Mondo / Sen Dünyaya Gelmeden

Yönetmen: Sergio Castellitto
Senaryo: Margaret Mazzantini, Sergio Castellitto
Tür: Dram
Oyuncular: Emile Hirsch, Penelope Cruz, Mira Furlan, Saadet Aksoy
Yapım: İtalya-İspanya, 2012, 127'




Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...