25.01.2013

Broken City :: Herkesin Bi Açığı Vardır



Eski bir polis olan Billy Taggart (Mark Walhberg), görevinden uzaklaştırılınca açtığı bir mütevazı büroda özel dedektiflik yapmakta ve kariyerinde atak yapmaya çalışan sinema oyuncusu sevgilisiyle yaşamaktadır..

Dedektiflik yaptığı çoğu kişinin borç takmasıyla geçim sıkıntısı çeken adamımız, görevi sırasında yaptığı 'ölümcül' bir hata nedeniyle kendisini işten çıkaran New York Belediye Başkan’ı Nicholas Hostetler (Russell Crowe)'den gelen bir telefonla umutlanır..

Yaklaşan başkanlık seçimlerine hazırlanan Başkan, iyi bir para karşılığı ondan, kendisini aldattığını düşündüğü karısı Cathleen (Catherine Zeta-Jones)'i takip edip kendisine bilgi vermesini ister..

Billy, bu nahoş durumun tekrar seçilmesine engel olabileceğini ve böylece seçimdeki rakibi Jack Valliant (Barry Pepper)'ın şansını arttıracağını düşünen 'Komplocular kralı' Başkan'ın teklifini kabul eder..

Yalnız, bulaştığı bu kirli işin sınırlarının genişleyerek, bir aldatma öyküsünü çok aştığını gördüğünde -kendisine yönelen hayati tehlike de dahil- artık geri dönülmeyecek noktada olduğunu da anlayacaktır..



Politikanın çirkin yüzünün fotografını çeken, politikacının iktidar hırsının önünde hiçbir ahlâki kuralın kolay kolay direnemeyeceğini savunan film, Billy Taggart'ın çevresinde oluşturduğu 'samimi' atmosferle birlikte izleyiciyle iyi bir iletişim kurduğu söylenebilir..

Namussuzun zaten iler tutar yanı olmadığını, ancak namuslu da dahil herkesin bir hatasının, bir açığının olabileceğini; yani hiçbirimizin masum olmadığını hatırlatan film, adalet sağlamaya çalışırken çoğu zaman yeni adaletsizlikler yaratmanın ihtimaline dikkat çekiyor..


Bir şeyi, bir olayı değerlendirirken, ilk izlenimin gerçeğin uzağına düşebileceği gerçeğinin altını çizen filmin bir güçlü tarafı da anlamlı esprilerle süslü zeki diyalogların ağırlıklı olarak yer almasıydı..

Bizde de güncelliğini koruyan, hesapta, yoksul bölgelerdeki yapıların iyileştirilmesi, böylece daha iyi yaşam şartları sağlanmasını hedefleyen; aslında ise, geleneksel mahalle anlayışını yıkarak yeni rant merkezleri yaratmak, mümkünse de yoksulların şehir merkezinden kovulmasını sağlamak olan Kentsel Dönüşüm Projesi teranesi, filmin ana izleği olarak dikkatimizi çekiyor..


Russell Crowe ve Mark Walhberg'in oyunculuklarıyla parladığı Broken City'nin en önemli handikapı, hemen her sahnesinde bir başka filmin izlerine rastlamamızı sağlayan özgünlük sorunuydu..
Buna karşın, meydana gelen bazı gelişmelerin -az önce- söylendiği ya da göründüğü gibi olmadığını ortaya koyan sürprizlerin, izleyicinin, öyküye olan konsantrasyonunu yitirmesine asla izin vermemesi de olumlu tarafıydı..


Broken City / Bitik Şehir

Yönetmen: Allen Hughes
Senaryo: Brian Tucker
Tür: Polisiye, dram, gerilim
Oyuncular: Mark Wahlberg, Russell Crowe, Catherine Zeta-Jones
Yapım: ABD, 2013, 109'

  3 / 5


Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...