4.05.2013

De rouille et d’os :: Acıların Birleştirdiği Kalpler


Asla baba olmaması, mümkünse de zorla kısırlaştırılması gereken, 'üretim hatası' erkeklere güzel bir örnek olan Ali (Matthias Schoenaerts), karısından ayrılmış ve neredeyse hiç tanımadığı, beş yaşındaki oğlu Sam (Armand Verdure) ile başbaşa kalmıştır..

Ne evi, ne işi, ne de cebinde karnını doyurabilecek parası olan bu tuhaf adam, kötü kaderli oğluyla birlikte, Güney Fransa'nın sayfiye kenti Antibes’deki ablasının yanına sığınır..

Güçlü fiziği ve eski boksörlüğü sayesinde bir gece kulübünde fedailik yapmaya başlayan Ali, bir gece, kulüpte çıkan kavgada tanıştığı Stephanie (Marion Cotillard) adındaki 'güzeller güzeli' bir kızdan hoşlanır gibi olmuştur..

Gösteri yapılan bir havuzda, 'katil balina' eğitmenliği yapan 'havalı' Stephanie, kendisine yardımcı olarak evine kadar eşlik eden bu adama pek yüz vermez; ama çapkın oğlan -sanırım, 'hayat bu belli mi olur' düşüncesiyle- ona telefon numarasını verir..




Evet sayın seyirciler, gerçekten de şu hayatta olmayacak şey yoktur..
Bakın şu kaderin oyununa ki meydana gelen elim bir iş kazası sonucunda, dizinden aşağıya iki bacağını da kaybeden Stephanie'ye destek olabilecek tek kişi -bir zamanlar değeri bilinmeyen- bizim Ali efendi olacaktır..

Şaheser bir suç draması olan Un Prophète (2009)'in senarist yönetmeni Jacques Audiard'ın, Craig Davidson'ın bir hikayesini -Thomas Bidegain ile beraber ve oldukça değiştirerek- uyarladığı ve bizzat yönettiği bu romantik dram, sonradan 'fiziksel engelli' durumuna gelmiş bir güzel kadınla, ne zaman ya da hangi travmayla 'duygusal engelli' vaziyetine büründüğü meçhul, bir yakışıklı adamın buluşmasını ve bundan böyle -her şeye rağmen- birlikte sürdürecekleri bir yaşam parçasını anlatıyor..




Tüm o eski çekiciliğini yitirmiş, etrafını saranlardan uzak düşmüş 'zavallı' Stephanie'nin Ali'yi telefonla aradığı o an akla gelen, 'Ne oldum değil, ne olacağım demeli' özlü sözü -bi bakıma- filmin de kafalara dank ettirmeye çalıştığı şeyin ta kendisidir..

Güzel kızımızın başına gelen 'kaza' -para kazanma amacıyla- o kocaman okyanus canlılarını bir havuza kapatarak, gösteri yapmaya zorlayan insana kesilmiş, ama bi şekilde ona toslamış bir evrensel 'ceza' olmasın sakın?.




Nasıl bir adam olduğu pek kestirilemeyen, ama 'sorumsuz' hâllerine bakarak, kendisine rahatlıkla 'çocuk adam' denilebilecek Ali'nin, karşılaşacağı olaylara nasıl tepki vereceğinin -neredeyse- tamamen belirsiz oluşu, filmin oluşturduğu merak duygusunu ayrıca kışkırtan bir husus..

Dürüstçe yaşanan aşkın dışında- her şeyin metalaştığı ve anında paraya çevrildiği bir dünyada, birlikte yol almaya çalışan iki insanın, bizzat kendileriyle ve birbirleriyle ve de o vahşi dünyayla verdikleri mücadele, hassas seyirciyi illaki sarsacak manzaralar sunuyor..




Kahramanlarımız, zaman zaman 'melodramatik' bir sürece giren bu mücadele sırasında -kendilerini hep dışında tuttukları- sevginin ve özgeciliğin varlığını nihayet fark edip öğreneceklerdir ki umarım her insan böyle bir uyanıştan nasibini alır..
Amen..





De rouille et d’os / Pas ve Kemik / Rust and Bone

Yönetmen: Jacques Audiard
Senaryo: Jacques Audiard, Thomas Bidegain
Oyuncular: Marion Cotillard, Matthias Schoenaerts, Armand Verdure, Céline Sallette
Yapım: Fransa – Belçika, 2012, 120'

  3.5 / 5



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...