29.07.2013

Maniac :: Benim Güzel Vitrin Mankenlerim


Gayet sessiz, 'içe kapanık' hatta sinsi bi görüntü veren Frank (Elijah Wood), aileden kalma bir dükkanda, vitrin mankeni onarımı ve satışıyla iştigal eden gençten bir arkadaşımızdır..

İşine gönülden bağlı, hatta biraz fazla bağlı bu gök gözlü, çelimsiz oğlanın 'ufak' bi kusuru vardır yalnız: Boş vakitlerinde şehri turlamak ve gözüne kestirdiği kızları, keskin bıçağıyla -bi güzel- doğramadan da bırakmamak..

'Önüne çıkan her erkekle hemen ve her yerde cinsel ilişkiye girmek' gibi tuhaf bir huya sahip, ancak artık aramızda olmayan rahmetli annesini sık sık hatırladığına göre, Frank'ın, seri katilliğe dönüşmüş bu manyaklığının mühim bir nedeni de o 'azgın' kadın olmalıdır her halde..

Freud'un o meşhur divanından geçmiş biri olarak- 'gerçek' dünyasını allak bullak eden halüsinasyonlarla iyice zıvanadan çıkan bu oğlana, Şizofreni'ye giriş yapmış, 'Obsesif Kompülsif Bozukluk' teşhisi koyuyorum..
Lâkin, bu bilginin o zavallıya hiçbir faydası olmayacağını da -gayet iyi- biliyorum..


Hadi o artık 'kaderin bok yolu'na revan olmuş bir ucubedir; peki ya onun, giderken yanında götürdüğü, şanslarına kahredilesi -masum mu masum- kurbanlarının hesabını kim verecek?.
Lütfen bunu da bana sormayın artık!.
Ne olursa olsun, bi şekilde gafil avladığı zavallı kadınların kafa derisini yüzen ve sevgili mankenlerinin kel başını bunlarla süsleyen bu manyağa birinin dur demesi şarttır; öyle değil mi?.


Haa oldu.. Daha çok beklersiniz siz bunu..

Neyse efendim..
Günlerden bir gün, dükkanının mankenlerle dolu vitrininin fotograflarını çeken 'sanatçı' bir kızla tanışır bizimki..
Sürekli dışarda 'avlanan' oğlanın kısmeti, bu sefer ayağına gelmiş gibidir..
Aç bir çakal gibi yalanmaya başlar..

Cansız mankenlerle ilgili bir sergi açmayı planlayan Anna (Nora Arnezeder)'ya yardımcı olmaya çalışması, onu etkilemiştir..
Bu güzel kız diğerlerinden farklı gibidir sanki..
Genelde çabucak bitirdiği işini, savsaklamaya başlar bizimki..
Manyak işte!. Aşık mı oluyo ne!?


Bu cani oğlan gibi değil 'çok şükür'; ama sanatçı kızımız Anna gibi ben de bir zamanlar çok uğraştım bu vitrin mankenleriyle..
Bu yüzden, öykünün bu tanıdıklığının beni ayrıca ilgilendirip, etkilediğini söylemem mümkün..

O değil de, çocukluğu 'nemfomanyak' anasının -mekan tanımaz- icraatlarını izlemekle geçmiş, 'geçmişi travmatik' bir bebeden, böylesine 'kadın kasabı' kılıklı, feci bir cani yaratma girişimi, fazla aşırıya kaçmış bir yorum gibi geldi bana..


Düşünüyorum da Frank'ın yerinde ben olsaydım eğer, önce anamı bi güzel keser, sonra da -aklıma yatarsa- direkt erkek milletine girişirdim; o zavallı kadınlara değil..
Ama işte, psikoloji denen lojinin kahrolası mantığının böyle çalışmadığını da biliyorum öte yandan..
Onun için başta 'düşünüyorum' dedim ya zaten..
Keşke Frank de bi düşünebilse..

Onun bu 'hayat dersi'nden çıkardığı 'sonuç' bellidir aslında..
Kendi cinselliği de dahil- "Kahrolsun seks!. Yaşasın aseksüel bir dünya!."


Orijinali William Lustig tarafından 1980'de çekilen filmi, yeniden gündeme getiren yönetmen Franck Khalfoun, manyak kahramanımız Frank'ı adeta kameraya dönüştürerek kotardığı çekim tekniğine büyük ağırlık vererek, seyircisini dehşetin içine daha kolaylıkla soktuğu söylenebilir..
Ancak bu seferde, Elijah Wood’un o acayip bakışlara, mimiklere sahip gülcemalinden ve gerçekten etkileyici oyunculuğundan oldukça mahrum kaldık diyebilirim..
Onun sadece Yüzüklerin Efendisi'ndeki 'hobbit Frodo' olmadığını, Sin City’den zaten biliyorduk; artık kesinlikle eminiz..


Kan banyosu ve iğrenç görüntülerle dolu vücut parçalama sahneleriyle -hele o final!- korku sinemasının 'Gore' alt türünün hakkını layıkıyla veren Manyak, bu türün -örneklerine bolca rastladığımız- sıradan yapımlarının, kesip biçmeyi öne çıkaran tarzına karşın, kahramanının -kendisiyle de çatışan- psikolojisine ağırlık vererek, bir kâbusa dönüşmesiyle de fark yaratıyor..

O değil de, oğlanın faaliyete geçtiği hemen her yerde, kurban ve kendinden başka kimselerin olmaması, mekanların gerçekle bağdaşmayacak derecede ıssızlığı, oldukça tuhaf..

Ayrıca -onca cinayete rağmen- polisin bir türlü devreye girmemesi de ayrı bi saçmalık..
Pardon ama, sevgili katilimizi yakalamak için polisin ne beklediğini sormak zorunda hissediyor insan kendisini..
Ne yani, Los Angeles'ın da en büyük mülki amiri Vali Mutlu mu?.


Maniac / Manyak

Yönetmen: Franck Khalfoun
Senaryo: Alexandre Aja, Grégory Levasseur
Oyuncular: Elijah Wood, Nora Arnezeder
Yapım: 2012, Fransa-ABD, 89'

  3 / 5



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...