5.08.2013

'Sen Aydınlatırsın Geceyi' Filmine Dair


Sen Aydınlatırsın Geceyi filmine dair gelen son haber üzerine aklıma düştü de bi araştırayım dedim, bu filmle ilgili olarak mümkünmertebe'de ne haberler varmış..

Unutmuşum.. Meğer, İstanbul Film Festivali sırasında küçük bir yorumda bile bulunmuşum film üzerine..
Hatta, "Film, normal gösterime girince bir kez daha izleyeyim de hakkında daha kapsamlı bir yazı yazayım" deyu düşündüğümü de anımsadım şimdi..
Ne yapalım, kısmet değilmiş demek ki..

Bildiğiniz üzre film 'normal' kanallardan gösterime girmedi..
Bunun için alternatif bir yöntem uygulanarak, ancak sınırlı sayıda bir izleyiciyle buluştu..


Tamam, 'Yüzde yüz ticaret, yüzde sıfır sanat' kafalı, mevcut 'sinemacılık' anlayışını takmamak ya da protesto etmek, gayet yerinde bir davranış..
Ancak, kendileri ne düşünür bilemem ama, bulunan bu yöntemin filmle seyircisi arasına -hiç de hesapta olmayan- bi mesafe koyduğunu düşünüyorum ben..


Çünkü etrafımda çok sayıda insanın, filmin nerelerde gösterime girdiğini takip edememekten, dolayısıyla da izleyememekten şikayetçi olduğunu biliyorum..
Ve iddia ediyorum ki film bildiğimiz yöntemle gösterime sokulsaydı eğer, şimdikinden çok daha fazla kişiyle buluşacaktı..

Şurası bi gerçek ki bir Onur Ünlü filmi, asla bir 'gişe filmi' rağbeti görmeyecektir..
Naçizane temennim de, duam da, değerli yönetmenimizin böyle bir yola hiç sapmaması -daha doğrusu- yoldan çıkmamasıdır..


Buna karşın, Ünlü'nün popülaritesinin -Tv dizilerinin de etkin gücüyle- eskisine nazaran bir hayli arttığını da gözden kaçırmamalıyız..
İddiamı da bu gerçeğe dayandırıyorum zaten..

Her neyse işte..
Sevgili okur, şimdi bunları yazmamın bir nedeni de, 'Aylak bakkal bilmem nesini tartar' hesabı bir ruh hali içinde bulunduğumdandır..

Üstünüze afiyet- ayak bileğim burkuk vaziyette pinekliyorum evde, tam iki haftadır..
Ne basın gösterimlerine gidebiliyorum, ne de o caanım Caddebostan sahilindeki mutat yürüyüşlerimi yapabiliyorum..
Hoş görün yani..


Son olarak, film üzerine yaptığım o küçük yorumu yeniden görüşlerinize sunuyor; aziz dostum Onur Ünlü'ye de -bu vesileyle- sevgi ve saygılarımı yolluyorum..


"Göğünde iki güneşi olan bir kasabanın sakinlerinden olan, duvarların içinden geçebilen Cemal´in, hayattan bir beklentisi kalmamıştır. Nesneleri parmağıyla oynatabilen Yasemin de kendine bir çıkış yolu ararken, zamanı durdurabilen Defne, bir süre sonra işlerin iyice karışmasına sebep olacaktır."


Onur Ünlü, kendi 'tuhaf' kafasında yeniden yarattığı ya da kendi paralel evreninde yeniden inşa ettiği küçük bir Anadolu kasabası dekorunda, 'endişeden ibaret' insanın varoluş sıkıntısına ateşle yaklaşıyor..
Hatta bi de üstüne defalarca şarjör boşaltıyor..

Herkesten 'farklı' özelliklere ya da 'özel' güçlere sahip olmanın, insanı ancak bir yere kadar 'oyalayabileceği'ne dikkat çeken film, önünde sonunda her insanın, kendi kadim yolculuğunda yalnız ve çaresiz kalarak, bir çıkış yolu aramakla meşgul olacağına da işaret ediyor..


Ne yapacağını ya da ne yapmayacağını gayet iyi bilen, ama nasıl yapacağını sanki hemen o anda kararlaştırmışcasına doğal ve 'kolay' bir yönetmenlik gösterisiyle ortaya koyan Ünlü -çok belli ki artık- yaratıcılığının zirvesinde dolaşıyor..

Absürdün, adamı gerçekten berbat bir uçuruma düşürmesi an meselesi olan o bıçak sırtında, duble yolda gider gibi at koşturan bu 'inanılmaz' adamdan korkulur yahu!.






4/5


Sen Aydınlatırsın Geceyi / Thou Gild'st the Even

Senarist - Yönetmen: Onur Ünlü 
Oyuncular: Ali Atay, Demet Evgar, Ercan Kesal, Tansu Biçer, Damla Sönmez
Yapım: 2013, Türkiye, 107'




1 yorum:

cafefora dedi ki...

Filmi nerede izleyeceğini bilemeyenlerden biri de benim. DVD'sini alayım dedim ancak o da yok.

Umuyorum ki DVD formatında piyasaya sürülür.. Tepki sebebi ile DVD'sini de çıkartmamazlık yapmazlar umarım.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...