1.10.2013

Despicable Me 2 / Çılgın Hırsız 2


Universal Pictures ve Illumination Entertainment’ın dünya çapında başarılı olan filmi Çılgın Hırsız, 2010 yılında tüm dünyadaki izleyicileri eğlendirmiş, toplamda 540 milyon dolardan fazla hasılat yaparak ABD tarihindeki 10. en büyük animasyon filmi olmuştur.

2013 sonbaharında, Çılgın Hırsız 2 ile daha fazla Minyon çılgınlığı için hazır olun.

Chris Meledandri ile ünlü film yapım ekibi, eski süper kötü Gru’nun güzel kızlarının ve beklenmedik biçimde komik Minyonların geri döndüğü, ayrıca yeni ve çok sayıda olağanüstü komik karakterlerin yer aldığı yepyeni bir komedi macera filmi yarattılar.

Her zaman girişimci olan Gru, Margo’yu, Edith’i ve Agnes’i büyütmek için süper suçlarla dolu bir hayatı geride bıraktığından, Gru, Dr. Nefario ve Minyonların biraz boş zamanı vardır.

Ama banliyöde bir aile babası rolüne alışmaya başlarken, kendini tüm dünyada kötülerle savaşmaya adamış ultra gizli bir organizasyon  kapısını çalar.
Artık olağanüstü bir suçun sorumlusunun kim olduğunu bulmak ve onu adalete teslim etmek Gru ve yeni ortağı Lucy Wilde’a kalmıştır.
Ne de olsa, dünyanın en büyük eski kötüsünün yerini almak için yarışan kişiyi, yine eski kötü yakalayabilir.





Çılgın Hırsız 2, açılış filminin iki yönetmenini yeniden bir araya getiriyor; Oscar® adayı CHRIS RENAUD (Annie öüllü kısa film No Time for Nuts, Dr. Seuss’ The Lorax) & PIERRE COFFIN (gelecek Minions).
İkili ilk maceraya enerji dolu ve beklenmedik bir hayat vermiştir. Filmin yapımcısı Illumination’ın CEO’su Chris Meledandri (Despicable Me, Hop, Dr. Seuss’ The Lorax, Ice Age franchise) ve yapımcı JANET HEALY’nin (Despicable Me, Hop, Shark Tale) üçüncü işbirliğidir.

Kamera arkasının yetenekli takımına öncülük eden başarılı bir ekip vardır. Kurgucular GREG PERLER (Despicable Me, Wallace & Gromit in The Curse of the Were-Rabbit) ile yapım tasarımcıları YARROW CHENEY (Despicable Me, Dr. Seuss’ The Lorax) ve ERIC GUILLON’dur (Despicable Me, Dr. Seuss’ The Lorax). ONlara Çılgın Hırsız 2’nin orijinal ve tema şarkılarının yaratıcıları, Grammy ödüllü sanatçı ve hit müzik yapımcısı PHARRELL WILLIAMS destek vermiştir. Kendisine, filmin müziğini bestelemek üzere film serisine geri dönen HEITOR PEREIRA (Despicable Me, Beverly Hills Chihuahua) da katılmıştır.

3D CGI film, SERGIO PABLOS (Despicable Me), CINCO PAUL & KEN DAURIO (Dr. Seuss’ The Lorax, Despicable Me, Dr. Seuss’ Horton Hears a Who!) yarattığı karakterlere dayanmaktadır ve Cinco Paul ile Ken Daurio tarafından yazılmıştır.

YAPIM HAKKINDA

Kötülük Sonrası Yaşam: Çılgın Hırsız 2 Başlar

Çılgın Hırsız’da hayatını beklenmedik bir şekilde değiştiren üç yetim kızla karşılaştığında büyük bir meydan okuma yaşayan baş oyuncumuz, süper kötü Gru ile tanışmıştık. Gru ile Margo, Edith ve Agnes arasındaki ilişkinin şekli bu animasyon maceranın can damarı olmuştu ve hala da seriye dönüşen filmde önemli bir unsur olmaya devam etmektedir.

Film yapımcıları Çılgın Hırsız 2 için hikayeye yaklaşırken ilk filmin sonunun –Gru’nun kızları ne kadar sevdiğini fark etmesinin- karakterler için gerçekten bir başlangıç olduğunu hissetmişler. Bu sıra dışı ailenin oluşumu ve nasıl devam edecekleri, bu animasyon ailede kendi eşsiz ailelerini gören tüm dünyadaki sinemaseverler için zengin ve tanıdık bir çatışma noktası sağlamıştır.

Çılgın Hırsız’ın başarısından sonra açıkça gördükleri şey, ilk filmin bir fırlatma rampası olduğu olmuş. Illumination Entertainment CEO’su Chris Meledandri , bunun Gru ve ailesiyle ilgili daha birçok hikaye olacağını garantileyen büyüyen bir destek olduğunu söylüyor. “Çılgın Hırsız’ın başarısından sonra bir film daha yapmak istediğimiz çok açıktı. Sonraki filmde neler olacağını belirleyen hikaye anlatımı süreci doğal bir evrim oldu. Daha önce hiç bir devam filmiyle ilgili konuşmaların Çılgın Hırsız 2’deki kadar doğal olduğunu görmemiştim. Oluşan karakterler ve ilişkiler hikayede izleyeceğimiz çok sayıda farklı yere işaret etti. Ama öncelikli konumuzun bu ailenin gelişimi olduğunu biliyorduk. Bu çok açıktı.”

Çılgın Hırsız’ın arkasındaki yaratıcı ekip Çılgın Hırsız 2’de birleşik bir amaçla dönmüş; ilk hikayede çok başarılı olan şeyleri onurlandırmak, bu öğeleri karakter ve hikaye aracılığıyla ayrıntılandırmak ve izleyici üzerinde büyük bir etkisi olan tatlı, yıkıcı ve beklenmedik unsurların yanıcı karışımını ulaştırmak. Meledandri bunun bir tesadüf olmadığını biliyor; “Çılgın Hırsız’ı dört yıldan uzun bir sürece yapan ekip neredeyse olağanüstüydü. İnanılmaz yetenekli yönetmenlerimiz Chris Renaud ve Pierre Coffin’den; yazarlarımız Cinco Paul ve Ken Daurio’ya; yapımcı ortağım Janet Healy’ye ve bütün animasyonculara, tasarımcılara, resimli taslak sanatçılarına, teknik yönetmenlere, ses miksçilerine kadar bu muhteşem filmi gerçekleştirmek için yeteneklerini bir araya getiren yüzlerce insan vardı. Devam filmini yapmak için hepsiyle yeniden çalışacak kadar şanslıyım. İlk filmde kurulan ilişki, olağanüstü olan ikinci filmde stenoya ve işbirlikçi ruha dönüştü.”

Healy, meslektaşlarıyla kolayca arkadaş olmasının bu kez çok daha akıcı bir süreç getirdiğini söylüyor:  “Çılgın Hırsız 2 aynı ekibin yeniden bir araya gelişini temsil ettiği için birbirimizi çok iyi tanıyor ve birbirimizin güçlü yönlerini nasıl tamamlayacağımızı biliyorduk. Bu dünyadaki bu karakterleri yeniden ziyaret etmeyi çok daha kolaylaştırdı. Bu da bize bu kez hikayelerinin ne olacağı hakkında daha çok düşünmemiz için olanak verdi. Çünkü resmin görüntüsünü ya da Gru’nun ne kadar kötü olması gerektiğini ya da kızların karakterlerini düşünmemize gerek yoktu. Her şey bizim ortaya çıkarmamız için oradaydı.”

Çılgın Hırsız 2’de Gru’yu, kızları ve Minyonları alıyoruz ve kötülük sonrası hayatın onları için nasıl olduğunu görüyoruz. Gru için yanıtlaması gereken sorular; iyi bir baba olma ve kötülüğün heyecanlı (ayrıca kârlı) dünyasını geride bırakma kapasitesine sahip mi? Kötülüğün tüm ganimetleri artık geride kaldığına göre kızlarına nasıl bakacak ve Dr. Nefario ile Minyonları istihdam etmeye nasıl devam edecek? Meledandri şöyle özetliyor; “Gru için bu kötülük sonrası hayat ve artık öncelikli sorumluluğu ailesi. Onlara nasıl bakacağını çözmeye çalışıyor ve laboratuarında küçük bir ev işletmesi kuruyor. Laboratuarını reçel ve marmelat fabrikası yapmak için yeniden donatıyor.”


Buna rağmen geleneksel Gru’cuların anti kahramanımızın gücünün azaldığı ya da üstünlüğünü kaybettiğinden dolayı korkmasına gerek yoktur. Ekibimiz için sevdiğimiz insanlardan kaçan dondurucu –ışın-mecburi atışı, demir-madeni-konutu gibi birçok öğenin korunması çok önemliydi.

Renaud bilmeceyi şöyle açıklıyor: “Gru süper kötü değilse nasıl hisseder? İlk filmde kötülüğü sevgisini yerleştirdik. Ayı çalmak istedi. Büyük planları vardı ve öyle olmadığı halde en büyük kötü olduğunu kanıtlamak istedi. Dr. Nefaro, Minyonlar, tüm ekibi ve laboratuarı vardı. O hayatı isteyen huysuz bir adamdı. Ailesi için en iyisi bu olduğu için bunları geride bırakmaya karar verirse bu konuda nasıl hisseder ve sonra olması gerekir?”

Anlatacak mantıklı  bir hikaye yoksa bu dünyaya dönmek istemediğini ilk itiraf eden yönetmen olmuş. Renaud şöyle söylüyor; “Özellikle insanlar ilk filme iyi bir tepki verdiyse o karakterlerin anlatması gereken hikayeyi anlattığınızı umuyorsunuz. Bu nedenle hepimiz bu meydan okumaya karşı gelmek ve bu ailenin hikayesinin yeni bir yönünü bulmak konusunda büyük bir istek duyduk. Gru’nun karakteri nasıl gelişir? Minyonlar nasıl gelişir? Onlarla oynayabileceğimiz farklı bir yol nedir? Çılgın Hırsız 2 o ailenin genişlemesi – yada potansiyel tamamlanması hakkındadır.

Senaryo yazarları  Cinco Paul ve Ken Daurio, yalnızca Gru’nun yeraltı barınağını yasal bir ticari girişim için - kendi ismini verdiği ev yapımı reçel ve marmelat üretimi- imalathaneye dönüştürmesi fikrine karar vermiş. Yalnız bir sorun vardır; ürün son derece kötüdür bu yüzden bu plan kısa sürede dağılır. Yine de Gru için daha büyük sorun yaratan uzun süredir ortağı olan ve birlikte yaşadığı çılgın bilim adamı/mucit Dr. Nefario’nun kötü olma işini çok özlemiştir ve Gru’nun yanında çalışmaktan ayrılmaya karar verir. Artık Gru’nun ulaşabileceği kaynaklar da daha azdır. Bu onu zorlar ve  bir ağırlık olur ve kendisine bel bağlayan üç kızıyla yüzlerce minyona yeterli bakımı sağlamasına engel olur.

Gru, banliyöde bir aile babası rolüne alışmaya başlarken, kendini tüm dünyada kötülerle savaşmaya adamış ultra gizli bir organizasyon  kapısını  çalar. Kötü Karşıtı Birlik Gru’ya, filmin başında izlediğimiz olağanüstü bir soygundan sorumlusu kişiyi ortaya çıkarmaya yardım etme fırsatı sunar. Ne de olsa, dünyanın en iyi eski kötü adamının yerine geçebileceğini düşünen adamı en iyi kimin yakalayabileceği çok açıktır. Ayrıca gizli operasyonlarını dünyanın en havalı denizaltısından yürütmelerinin de bir sakıncası yoktur.

Coffin, ancak Fuji Dağı’nı buharlaştırmak,  kutuplardaki buzulları eritmek ya da ayı çalmak için silahlanıyorsanız sizi yakalamakla ilgilenen bu süper gizli operasyonun senaryodaki rolünü biraz daha anlatıyor: “James Bond üçlemesiyle örnek verebilirsem, Kötü Karşıtı Birlik Görevimiz Tehlike 6 olur. Çeşitli süper aletleri olan iyi adamlardır. Yaptıkları için ahlaki cephesi temelde “Ah, dünya tehlikede. Kurtarmalıyız!”dır. Gru’yu aramaları onlar için bir çabadır. Ama sonunda kötü bir adamı en iyi tanıyanın onun gibi biri olduğunu anlarlar.”

Tekrar oyuna girdiği için (her ne kadar kanunun diğer tarafında olsa da) enerji dolan Gru, yeni çok gizli işini baba olmanın gerçekleriyle dengeler. Peki kızlarla yeni olan ne var? Agnes, sevimli ve masumdur ama aynı zamanda son derece sıra dışı evlerinde bir annenin eksikliğini derinden hissetmektedir. Edith, Gru’nun dünyanın en havalı erkeği olduğunu düşünür ve kötülerin dünyasındaki yaşam tarzının son bulmasından doları gizli bir hayal kırıklığı yaşar. Margo ise, erkekleri düşünmeye başladığı yaştadır. Gru için korkunç bir düşüncedir ve biriyle çıkma konusundaki kendi isteksizliğinin yanında rahatsızlık duyar.

Meledandri, bu hikayenin başarısının sırrının bir bölümünün de bu dört karakterin bize kendimizi hatırlatması olduğunu paylaşır. “İlk filmin özü, bu aile birimiydi. Olasılık dışı ama marjinal karakterler bir araya gelerek kendi eşsiz ailelerini oluşturmuşlardı. Tanıdığımız hiç bir aileye benzemiyor olsalar da Gru’nun yaşadıklarıyla Agnes, Edith ve Margo’nun yaşadıkları bize çok benzer.”

Gru, Kötü Karşıtı Birlik tarafından izlenen, en küstah süper kötünün kimliğini bulmak için kimliğini gizlediğinde, işine olan hevesi yalnızca sıra dışı karakteriyle eşleşen acemi Kötü Karşıtı Birlik ajanı Lucy Wilde ile kendi isteği dışında ortak olur. Gru, ortağını ilk bakışta sevmez. Bir ortakla çalışacağını düşünmemiştir ve Lucy’yle ilgili her şey onu yanlış yönde etkiler- en azından ilk başta.

Gru ile Lucy, yerel bri AVM’deki bir kapkek dükkanında gizli bir gözetleme organize ederken Gru kendini hayatı boyunca kaçındığı  bir soruyla yüzleşirken bulur. Hala çocukluğundaki okul bahçesindeki reddedilmenin acısını duyan Gru, bir yetişkin ilişkisini yürütebilir ve hatta aşık olabilir mi? Bunun olmasını gizlice dileyen tek kişi Agnes değildir.

Meledandri, yazarlarının Gru’nun sorunlu geçmişinin daha da derinlerine gitmelerini takdir etmiş. Ne de olsa büyük süper kötüler öyle doğmaz, sonradan olurlar. Meledandri şunu önerir: “Keşfettiğimiz konulardan biri de Gru’nun hiç sosyal hayatı olmadığıdır ve başlatmayı düşünmeye bile kesin bir direnç gösterir. Bunun izini Gru’nun yedi sekiz yaşlarındaki çocukluk dönemine kadar sürüyoruz. Bir kız tarafından reddedilmesi üzerine okul bahçesinde çocuklar tarafından küçük düşürülmüştür. Böyle bir reddedilmeyi bir daha asla yaşamamak için kapıları kapatır. Ancak kızları onun için en iyi olanın yeniden randevu sahnelerine dönmesi olduğunu düşünmektedir.”

Coffin, Çılgın Hırsız’ın animasyon türündeki diğer filmlerden ayıran özelliğin filmin derin insan duygularını, özellikle de aşkı kucaklaması olduğunu düşünüyor. Şöyle söylüyor; “Filmin özünün bunun gelişimi olmasını istedik. Gru artık kızları yetiştirmek için yalnız ve onun için en mantıklı adım sevgilisini, ruh eşini bulması olacaktır. Bu kişi de Lucy olacaktır.” Lucy’nin hayatına bir anda girmesiyle değişecek olan tek kişi Gru değildir. “Gru’yu kızlarla görmek Lucy’de de bir kıvılcım başlatacaktır. Ayrıca Gru’nun geçmişte yaptığı ayı çalmak gibi hareketlere olan hayranlığı giderek artacak ve aşık olmasına neden olacaktır.”

Peki Gru ile Lucy’nin bulmaya çalıştıkları, muazzam bir mıknatıs gemisini kullanarak Arktik Dairesi’ndeki gizli bir araştırma laboratuarını çalmayı başaran bu ele geçirilemez adam kimdir? Gru, filmin açılışındaki soygunun arkasında geçmişteki ünlü kötü adam –El Macho-nun olduğuna inanmaya başlar. Ama Silas Ramsbottom’ın başında olduğu Kötü Karşıtı Birlik çok daha fazla şüphecidir. Ne de olsa El Macho’nun birkaç yıl önce inanılmaz maço bir şekilde ölmüş olduğu varsayılıyordu. İçgüdülerine güvenen Gru, El Macho’nun Paradise AVM’deki Salsa & Salsa restoranının sahibi Eduardo Perez’in dış görünüşünü aldığı konusundaki inancında ısrarcıdır.

Hikaye çözülürken Gru ve Lucy, araştırmalarını sürdürürler ve Cinco de Mayo (5 Mayıs) partisi için kapkek siparişi veren sevgi dolu, hızlı baba Eduardo’nun aslında ünlü El Macho olduğunu öğreniriz. Peki ama El Macho’nun asıl planı nedir ve Gru’nun bazı Minyonlarının kaçırılmasıyla ne ilgisi vardır?

Tüm izleyiciler için olan bir filmde mizah yapmak oldukça zorlu bir süreçtir. Doğal olarak film yapımcıları ne küçük  çocukları ne de yetişkinleri sanatsal tercihleriyle yabancılaştırmak istememiş, her yaşın keyif alabileceği bir film istemişler. Meledandri şöyle söylüyor: “Bu süreç doğal olarak gelişir. Çünkü inanılmaz yetenekli yazarlarımız Cinco Paul ile Ken Daurio ve yönetmenlerimiz Chris Renaud ile Pierre Coffin filmi kendileri için yaptılar. Onlar da ebeveyn ama filmi yetişkinler için de, çocuklar için de yapma çabasında değiller. Filmi ilgi çekici ve eğlendirici olması için yapıyorlar.”

Meledandri, Healy ve yönetmenler; senaryo, koşullar, hikaye ve karakterlerle birlikte Çılgın Hırsız 2’de hızla ilerlemişler. Şimdi de size Gru’nun dünyasında kim kimdir tanıtalım.

Dansçılar ve Köpekbalığı Kovboyları

Çılgın Kim?

Gru artık (çoğunlukla) dondurucu ışınını kullanmadığı ve güç bela sindirilen marmelatlarını ve reçellerini üretme işinde olduğu için birkaç arkadaş daha (payına düşen düşmanlarla birlikte) edinmiş. Aşağıda Gru’nun dünyasında bulunan geri dönenlerle yeni korkak ve neşeli oyuncuların bir kılavuzu bulunuyor:
Gru (Steve Carell), dünyanın en büyük süper kötülerinden biri rezil yöntemlerini bırakmıştır ve artık kusursuz bir baba olma çabasındadır. Bunlarla uğraşırken süper gizli bir suçla savaş organizasyonu tarafından işe alınır. Dünyayı iyilerle birlikte kurtarmaya çalıştığı olasılık dışı bir pozisyona girer. Genelde korkusuz olan Gru, şimdi kızlarının büyümesi ve bir hanıma umutsuzca çıkma teklif etme arzusu gibi zorluklarla mücadele etmektedir. İki sorun da gerçekten çok korkmasına neden olmaktadır.

Lucy (Kristen Wiig) Son derece tehlikeli bir süper kötüyü yakalamak için Gru’yla ekip olan şirin bir gizli ajandır. Garip aygıtlarıyla Gru’yla birlikte çalışmayı sever ve Krav Maga, Aztec savaşı ve danslarıyla bir araya getirerek kendine özgü, kusursuz bir dövüş sanatları stili yaratmıştır. Gru’dan farklı olarak aşırı neşesini ve heyecanını içinde tutmakta sorun yaşamakta ve bu da istenmeyen ilgileri üzerine çekmesine neden olmaktadır... Özellikle de kılık değiştirmişken. 15 santimlik topuklarıyla her zaman modaya uygun görünmesine rağmen Gru’nın hızına yetişir.


Margo (Miranda Cosgrove) Gru’nun en büyük kızı ve ailenin bel kemiğidir. Kız kardeşlerine bakan ve aileyi bir arada tutarak sorumlu olan odur. Ama şimdi büyüdüğü için arkadaşlarıyla mesajlaşmakla meşguldür ve kendi yaşındaki erkek çocuklarını fark etmeye başlar. Bu da Gru’yu çılgına çevirir.


Edith (Dana Gaier), Gru’nun ortanca kızı inanılmaz yaramaz ve iğneleyici bir erkek Fatma’dır. İzin yerine af diler. Bir ninja aşamasından geçmektedir ve her zaman Gru’nun gizli ajan aksiyonunda yer almak için bir fırsat kollamaktadır. Eşek şakaları yapmaya ve Dr. Nefario’nun aygıtlarıyla sorun yaratmaya bayılır.


Agnes (Elsie Fisher) Gru’nun en küçük kızı ve ailenin kalbidir. Tek boynuzlulara ve pofuduk her şeye karşı takıntılıdır. O kadar sevimlidir ki kucaklamaları en zorlu süper kötünün bile kalbini yumuşatabilir.


Dr. Nefario (Russell Brand) Gru’nun güvenilir, biraz unutkan ve çok ama çok yaşlı, çılgın bilim adamıdır. İşitme kaybı vardır ve kazara feci bir şekilde istenmeyen sonuçlara yol açan silahlar icat eder. Gru baba olmakla uğraşırken Nefario da kötülük yapmaya odaklanmış oldukları eski, güzel günlere özlem duyar.


Gru’nun sadık, sarı, saçma konuşan Minyonları (Pierre Coffin ve Chris Renaud) yaramazlık yapmayı ve kargaşa yaratmayı en az muzu sevdikleri kadar severler. Dikkatleri kolayca dağılabilir ve belirsiz, meraklı ve yıkıcı bir şekilde tatlı olabilirler. Birbirleri arasında son derece rekabetçilerdir. Bu da ani tokatlamalı kavgalara neden olabilir ama dışarıdan biri onlara ya da Gru’nun ailesine zarar vermeye kalktığında şiddetli bir şekilde korumacı olurlar.


Kötü Minyonlar (Pierre Coffin ve Chris Renaud) mor, çılgın saçlı ve Gru’nun mutlu, sarı minyonlarının daha aptal versiyonlarıdır. Yok edilemez, düşüncesizce yiyen makineleridir. Yalnızca buzdolabınızdaki her şeyi yemekle kalmazlar, buzdolabınızı da yerler!


El Macho (Benjamin Bratt) gelmiş geçmiş en acımasız, tehlikeli ve tıpkı isminin belirttiği gibi en maço kötü karakteridir. Tabii ki... göğsünde 115 kilo dinamit bağlıyken, bir köpekbalığını aktif haldeki bir volkana sürene kadar öyleydi. Fakat cesedi bulunamadı ve kurtarılan tek şey bir tutam tütsülenmiş göğüs kılı oldu.


Eduardo (Benjamin Bratt) popüler Salsa & Salsa restoranın son derece sıcak, büyüleyici ve flörtçü sahibidir. Tutku dolu Latin dansları kadınların bayılmasına neden olur. Efsanevi kişiliğiyle boy ölçüşebilecek tek şey bel ölçüsüdür. Ama Eduardo, gizlice Kötü Karşıtı Birlik’in arananlar listesindeki bir numaralı süper kötü adam mıdır?


Antonio (Moises Arias) Eduardo’nun şirin, asi ve kendinden emin oğludur. Tıpkı babası gibi çapkın bir erkektir. Margo onu alışveriş merkezinde gördüğünde gözleri birbirine kilitlenir... her şey bitmiştir. O da Margo için aynı duyguları hissetmektedir ve sevdiği kıza yakın olmak için aşırı koruyucu Gru’ya karşı gelmeye hazırdır.


Floyd (Ken Jeong), Gru ile Lucy’nin kılık değiştirip gizlice çalıştıkları yerel alışveriş merkezindeki dükkan sahiplerinden birinin sahibidir. Floyd, Erkekler için Eagle Saç Kulübü’nü işletir ve Gru’yla çıkmak için sıraya giren hanımlar için Gru’yu daha çekici kılmak için mükemmel bir önerisi vardır. Floyd’un tuhaf dış görünüşünün ardında  karanlık bir taraf olabilir de olmayabilir de.


Türü bilinmeyen, muhtemelen pit bull ile düşman tavırlı bir pirana kırması olan Kyle, Gru’nun koruma köpeğidir. Kızlarla ilk tanıştığında düşünebildiği tek şey onları yemeye çalışmak olmuştu. Şimdi geceleri kendisini onların uykuya yatırmadığı bir hayat düşünemiyor.

Aile Gelişimi: Komik Yetenek Seçimi

Steve Carell’i altın gibi bir kalbi olan huysuz, acayip aksanlı, süper kötü  adam rolüne çeken şey Çılgın Hırsız’ın hem çocuklara hem yetişkinlere hitap ediyor olması olmuş. Çocuk büyütmeyi sadece neşeli ve tatlı bir iş olmadığını düşünen Gru karakterini seslendirmeyi neden tercih ettiğini  şöyle anlatıyor; “Ben iki küçük çocuğu olan bir babayım ve ilk filmdeki hikayeyle özdeşleştim. Çünkü betimlemeleri dürüsttü. Çocuk sahibi olmak bir insanın hayatını iyi yönde olmak üzere tamamen değiştiriyor.”

İlk film çıktığında ve tüm dünyadan alkışlar aldığında Carell, ilk okuyuşta çok sevdiği hikayeyi izleyiciler de kabul ettiği için çok heyecan duymuş. Gru’nun kişisel özelliklerine hayat vermekten keyif almış. Şöyle anlatıyor; “Çocuklar bağ kurup mizahtan keyif alabiliyor, ebeveynler çocukların denkleme katkılarını biliyor. Bu anlamda evrensel. Ama ayrıca bazen de komik, heyecanlı ve saçma.”

Birçok animasyon filmi popo üstü düşmek için bir teslimat mekanizması olarak tasarlanıp ucuz esprileri kullanırken ilk macera birçok kişiyi duygusallık ve mizah karmasıyla şaşırtmış. Carell şöyle söylüyor; “Bunlar animasyon filmler ama çok insancıl. Çılgın Hırsız ve Çılgın Hırsız 2 zeki, komik ve bıktıracak derecede duygusal olmadan yürekten. Duygulara fazla abartmadan dokunuyorlar. Yazarlar böyle özel ve benzersiz bir şey yaratarak harika bir iş başardılar.”

Bu gelenek dışı ailen karakterleri gelişirken Carell’ın onlarla ilgili kaygısı da gelişmiş. Örneğin sanatçı Gru’nun Margo’nun büyümeye başlamasına ve Antonio’yla randevuya çıkmasına izin verme mücadelesiyle bağ kurmuş. Şöyle anlatıyor; “Gru’nun kızlarından biri erkeklerle çıkmaya başlar ve bu birçok baba için olduğu gibi Gru için de büyük bir geçiş. Kızlarının olgunlaştığını ve erkeklere ilgi duymaya başladıklarını gördüklerinde bir anda artık kızlarının bir numarası olmuyorlar. “Kıskançlık” demeyeceğim ama babayla potansiyel talip arasında bir gerilim oluyor.”

Meledandri, Carell’ın muhteşem performansı olmasaydı seri yapılmayacağını söylüyor. “Steve, birinci filmin ilk günlerinden itibaren Çılgın Hırsız’ın yapımında yaratıcı bir ortak olmuştur. Bu rol için kendisine çok çekildik çünkü sesine ve performansına empati getiren bir aktör istedik. Gru yalnızca kötü değil, suratsız, iğneleyici ve sinirliydi. Yine de filmin başarılı olması için izleyicinin onu sevmesi gerektiğini biliyorduk. Steve bunu yapmamıza yardım etti ve karakteri tanımladı. Gru’nun nasıl gelişmesi gerektiği ve karakterinin belirli tanımlamaları hakkındaki içgüdülerinin birçoğuna yanıt olarak inanılmaz bölümler yazıldı.”

Gru’yla son karşılaştığımızda onunla ilgili değişmemiş tek şey karanlık gardırobuydu. Gru yalnızca süper kötü adamlık sonrası hayata ayak uydurmuyor, üç küçük kıza yeni baba olmak için zamanını da dengeliyordu ve aklına gelen son şey yeni bir aşka zaman bulacağıydı. Ama Kötü Karşıtı Birlik’in en enerjik ajanı Özel Ajan Lucy Wilde’la tanıştığında bulduğu tam da bu oluyor. İkisi de bir olayı çözmeye ve bütün dünyayı tehlikeye atabilecek bir süper kötüyü bulmaya konsantre olmuşken beklenmeyen ama tümüyle de reddedilmeyen bir aşk macerası buluyorlar.

Lucy’ye hayat veren komedyen Çılgın Hırsız’da önemli bir rol oynayan oyuncunun ta kendisidir. Yapımcılar ve yönetmenler Kristen Wiig’in yaşlı yetimhane müdürü, güneyli güzel Bayan Hattie’deki çalışmasından o kadar memnun kalmışlar ki bu bölümde de baş kadın oyuncu rolünü oynamasını teklif etmişler. Wiig bu projeye katılımının nasıl gerçekleştiğini şöyle anlatıyor; “İki filmde de yer alabildiğim için çok mutluydum ve ikinci filmde farklı bir karakter oynamamı istediklerini duyduğumda bana bu fırsatı verdikleri için heyecanlanmanın da ötesine geçtim.”

Carell gibi Wiig de Çılgın Hırsız’ın dünya çapındaki başarısına şaşırmış. “İlk filmin başarısı sürpriz oldu ve başrolünde korkunç bir kötü adam olmasına bayıldım. Tuhaf bir adamın kalbini açması ve kendini ve bir aile bulmasını konu alan tatlı, komik bir hikaye. Harika bir mesaj, bol aksiyon ve  komedi var.” Bu bölüm hakkında konuşurken şunları anlatıyor; “İnsanlar kaldığı yerden izlemek istiyorlar. İlk filmin sonunda bu yeni aileyle nasıl yürüyeceğini merak ediyorsunuz. Şimdi ise onları bir birim olarak ve gelişirken görüyorsunuz. Çılgın Hırsız 2 komik ve çok fazla aksiyon var. Zeki ve tatlı bir hikaye.”

Oyuncu, Bridesmaids (aynı zamanda eş yazarlığını  yaptığı) filmindeki rolüyle bir anda yükselişe geçen film kariyerinin yanı sıra Saturdat Night Live’da binlere yüzlü ve sesli kadın olarak bilinen Wiig, animasyon seslendirmede bir özgürlük olduğunu itiraf ediyor. Şöyle söylüyor; “Fiziksel olarak yüzünüzle ya da vücudunuzla herhangi bir şey yapıyor olabilirsiniz. Çünkü dış görünüşünüz önemli değildir. Yazılı metinler ve hikaye o kadar zekiceydi ki çok eğlenebilirdiniz.”

Film yapımı ekibi ilk eşleşmede Gru’ya bir anda rakip olan garip kadın kahramanın sesiyle heyecanlanmış. Meledandri şöyle anlatıyor; “Lucy, bir animasyon filminde gördüğüm en şaşırtıcı ve farklı kadın karakterlerden biri. Biraz çılgın görünüyor olabilir ama aslında söz konusu istediğini yapmak olduğunda oldukça güçlü olabiliyor. Onu Kristen Wiig’den başka birinin seslendirdiğini düşünemiyorum. Lucy, Kristen’ın daha önce izlediğim hiçbir karakterine benzemiyor. Onu filmde izleyince animatörlerin ve yönetmenlerimizin onun sağladığı seslendirmeden çok ilham aldığını fark ediyorsunuz.”

Yapımcı, Paul ve Daurio’nun Gru ve Lucy için yarattığı  kıvılcımı takdir etmiş. “Film boyunca harika bir şey oluyor. Gru, yeni ortağından aslında hoşlandığını fark etmeye başlarken ve gizliden gizliye bazı şeyler hissederken izleyicinin tepkisi Gru’nun tepkisiyle senkronize hareket etmektir. Steve’in ve Kristen’ın performanslarının kimyası yadsınamaz.”

Artık kızlar, ilk filmde Gru ile yaşadıkları sorunların üstesinden gelmişler ve hayatlarını birlikte kurmuşlar. Sırasıyla aynı üç oyuncu da bu son rollere geri döner. Reanud şöyle diyor; “Agnes, Edith ve Marho’yu aynı muhteşem hanımlar oynuyor; Elsie Fisher, Dana Gaier ve Miranda Cosgrove. Eğlenceli olan kızların biraz daha büyümüş ve biraz daha olgunlaşmış olması. Agnes, tabii ki hala şirin ve Edith de hala biraz rol yapıyor. Filmin yarısında çocukların yaptığı tuhaf ve komik şeylerden biri olan ninja kostümüyle. Margo erkekleri keşfediyor ve Gru’nun buna tepki verdiğini görmek, benim gibi bir kız babası için yaşanabilecek en eğlenceli öğelerden biri.”

Gru’nun en büyük kızı Margo’yu seslendiran oyuncu Miranda Cosgrove, Nickelodeon’un uzun soluklu hit dizisi iCarly ile biliniyor.  Diziye geri dönen Cosgrove şöyle söylüyor; “Çılgın Hırsız 2’yi yapacağım için heyecanlıydım. Çünkü ilk filmde çok eğlenmiştim.” Bize aşkı bulma arzusunun Gru’nunkine ayna tutan karakteriyle ilgili bilgi veriyor; “Margo biraz büyüdü ve Gru’yu kesinlikle daha çok babası gibi görüyor. Artık aile olduklarını anlayabiliyorsunuz. Çok hoş çünkü ilk kez aşık oluyor. O sahneleri oynamak eğlenceliydi çünkü Margo o çocuğa sırılsıklam aşık. Ben de ilkokuldaki ilk aşkımı hatırlamaya çalıştım.”

Cosgrove, seriyi eşsiz kılan özellikler konusunda Wiig’le aynı fikirde; “Çılgın Hırsız’ın en sevdiğim yanlarından biri çılgın bir hayal dünyası olsa da biriyle çıkmak gibi bağ kurabileceğiniz birçok şey var. Herkesin bağ kurabileceği bir karakter var. Babam ilk filmi izlemeye gittiğinde Gru’ya ve kahraman olma fikrine bayıldı. Sonra küçük çocuklar için karakterler var. Örneğin hepsi çok farklı olan üç çocuk gibi.”

Ortanca kız kardeş Edith, bir kez daha kendisiyle, beyaz perdedeki karakterinin pek de farklı olmadığını hemen itiraf eden Dana Gaier tarafından oynanıyor. Gaier şunları söylüyor; “Edith’le birçok benzer noktamız var. İkimiz de sorun yaratmayı seviyoruz ve ikimiz de kız kardeşlerimize sataşmayı seviyoruz. Benim bir ablam var ve onunla biraz dalga geçmeyi istemediğim bir an bile olmadığını söyleyebilirim. Kardeş sevgisi budur.”

Margo ilk kez aşık olan, aşırı koruyucu büyük abla; Agnes ailenin iri gözlü bebeği, Edith da her zaman dikkatlidir. Gaier şöyle söylüyor; “Edith’in korkusuzluğu onu iyi bir rol model yapıyor. Çocuklar,  durumlara yüzleşmekten baştan hiç korkmamasından hoşlanacak. İlk filme altıncı sınıfta başlamıştım ve buraya gelip her kayıt yaptığımda ve filmler hakkında daha çok şey öğrendiğimde hikayeye ve Edith karakterine biraz daha aşık oldum.”

Son olarak da Agnes’ı net bir neşeyle seslendiren Elsie Fisher’dır. Karakteri seslendirdiğinde yalnızca dört yaşındaymış ve bulaşıcı Fisher filmi Gru ve Minyonlardan neredeyse çalışıyormuş (“Yumuşacıık!”).  Fisher kendi animasyon halini beyaz perdede izleme deneyimini şöyle özetliyor; “Filmi sinemada izlediğimde inanılmazdı. Kendimi aynada izler gibi hissettim.”

Agnes, sarılmaları ve sevimli mantıksızlıklarıyla her zaman sadık biri. Minyonlar kendisine tuvalet fırçasından bir oyuncak yaptığı  anda Minyonların kalbini kazanmış ve ailesini bir arada tutmak için savaşacaktır. Fisher şöyle anlatıyor; “Agnes tatlı bir kız ve her zaman Babasının Kızı olacak. Farklı özellikleri var; bazen çılgın, bazen tatlı, bazen de sevimli oluyor. Agnes bana benziyor çünkü duygularımızı her zaman bulunduğumuz yere göre değiştiriyoruz. Bazen kaba, bazen de komik, sevimli ve çılgın oluyoruz.”

Söz konusu kötü Minyonlardan kaçarken içindeki çığlıkları salıvermek için kişisel deneyimden yararlanmak olunca Fisher karaktere bürünmenin çok zor olmadığını itiraf ediyor. Zorulu bir sahne için korkunç bir hatıradan yaralanmış. Genç oyuncu şöyle anlatıyor; “Allie adında bir köpeğim var.  Bir keresinde neredeyse bir arabanın altında kalıyordu. Ben de çığlık attım. Çılgın Hırsız’da çığlık atmak zorunda kaldığımda onu hatırladım ve gerçekten çok güçlü bir çığlık attım. Sonra tekrar tekrar çalıştım ve daha güçlü, daha korkunç ve daha tiz çığlıklar attım.”

Gru’nun ailesi, seride her zamankinden daha zor işiten titrek ve zevkli Dr. Nefario olmadan tamamlanmış olmaz. Komedyen Russell Brand, Gru’nun hırs dolu planlarının ardındaki bilimsel dehaya bir kez daha kendine özgü zekayı ve mizahı katıyor. İğrenç reçeller ve marmelatlar yapmaktan bıkan Nefario, yalnızca kötü, kötü, kötü olan günlerin özlemini duyuyor.  Aniden gittiğinde (Ani olduğu sürece Nefario her yere gidebilir) Gru, kızlar ve özellikle de Minyonlar , ailelerinin en yaşlı üyesinin yokluğuna üzülüyorlar. Ama Nefario’nun belli bir ebeveyni yeniden plana kazara çekme yeteneğini yok saymayın.

Ses yeteneklerimize katılan iki tecrübeli komedyenden biri televizyonda sahne çalan genç  bir oyuncu, diğeri de kariyerinin başından beri sinema ve televizyon dünyasında kolaylıkla yer alan birçok yeteneğe sahip bir sanatçıdır.

The Hnagover serisinden, arada ölüp canlanan iki yüzlü gangster Bay Chow rolüyle bilinen Ken Jeong seriye Floyd Eagle-san rolüyle katılıyor. Son dönemdeki bir süper suç dalgasının en olası şüphelisi olarak Kötü Karşıtı Birlik’in gözü Floyd’un üstündedir. Ama Gru, folikül sorunlu beyler için bir saç kulübü sahibinin herhangi bir suç işlemediğine neredeyse emindir. Floyd, küresel hakimiyet planları hazırlamak yerine kötü saçlar hakkındaki bilgisini  yaymak konusunda daha iyidir.

Okyanusun diğer tarafından ünlü bir komedyen olan Steve Cogan, Lucy’nin Kötü Karşıtı Birlik’teki aşırı İngiliz patronu ve alandaki eski süper kötü şöhreti nedeniyle Gru’yu işe alan Silas Ramsbottom rolünde. Meledandri, oyuncunun ekibe katılacağından dolayı mutlu olmuş; “Steve’in seslendirme yeteneği olağanüstü. Çok zengin bir sesi var. Karaktere inanılmaz bir iğneleyici mizah katıyor. Bu adamın ağzından çıktığı anda melodiye dönüşmeyen tek kelime söylemesi mümkün değil.”

21 yaşındaki sanatçı Moises Arias en çok hit TV dizisi Hannah Montana’daki Rico rolüyle biliniyor. Astro Boy’dan The Secret World of Arrietty’ye kadar çeşitli filmlerde seslendirme yapmış. Çılgın Hırsız 2’de Eduardo Perez’in yeni yetme oğlu ve Margo’nun kalbini çalmaya çalışan aşık Antonio rolünü seslendiriyor. Coffin, Antonio’nun Gru’nun evindeki gerilimi artırdığını anlatıyor; “Bir erkeğe aşık olan bir kıza sahip olmak babayı çok sinirli yapar. Peki nasıl tepki verirsiniz? Gru gibi tepki vermek istersiniz. Onu dondurmak istersiniz.”

Eduardo Perez ve El Macho’nun önemli çifte rolü için yapımcılar çok yetenekli Benjamin Bratt’i bulacak kadar şanslıymış. Alışveriş merkezindeki Salsa & Salsa restoranın aşırı çekici sahibi Eduardo yalnızca Gru’yu değil, Minyonları da sonsuza dek etkileyecek büyük bir sır saklıyor olabilir. Meledandri bize karakteri anlatıyor; “El Macho olabilecek en maço biçimde – göğsüne dinamit bağlı bir şekilde bir köpekbalığının üstüne binmişken aktif bir volkanın içine girerek ölmüş. Gru, Eduardo’nun geçmişten gelen kötü bir figür olduğuna kesinlikle emindir.”

Neyse ki yapım ekibi için Bratt, Çılgın Hırsız’a aşinaymış ve ilk filmin hayranlarından olan iki çocuğu varmış. Meledandri şöyle anlatıyor; “Benjamin muhteşem bir oyuncu ve olağanüstü anlamlı bir sese sahip. Bu role olan tutkusu ve muhteşem oyunculuğu birleşince bu karakteri tamamen canlandıracağına inandık.”

Yönetmenler Bratt’ın Eduardo ve El Macho olarak ikili rolünde sunduğu engin yeteneği takdir etmişler. Renaud şöyle anlatıyor; “Benjamin büyük gösteriş yapıp sonra küçük küçük konuşur. Sesi konusunda yetenekleri inanılmaz geniş. Gerçekten de bütün performansını canlandırdı. Eduardo iri biri olmasına rağmen çok hızlı. Benjamin’in seslendirme performansından gelen bir parıltısı var.”

Coffin ayrıca Bratt’in performansındaki nüanslardan da söz ediyor; “Eduardo, değiştiğinde ve kötü karakterini keşfettiğimizde Benjamin sesini çok az değiştirerek daha önce geldiğini anlamadığınız tehdit düzeyini hissettiriyor. O sesin bizim tasarladığımız –eskiden çok güçlü olan ama kendini bırakmış kısa bir adamdan- o sesin çıktığını duymak eğlenceli ve çok büyük bir zıtlık.”

Bratt, seriye katılma konusundaki kararıyla ilgili olarak şunları  söylüyor; “Akla gelen her yönden geniş olan, efsanevi karakter Gru’nun evrenine birebir uyan bir karakteri oynama fikri çok ilgimi çekmişti. Tutkuları ve arzuları bu kadar büyük olan, yumuşak olduğu kadar tehlike olan inanılmaz maço birini oynamak inanılmaz güzel bir fırsattı. Film çok komikti ve mizahın bir kısmı Eduardo/El Macho’nun karşı koyulmaz coşkusundan, hayata, aşka ve hatta kötüye karşı olan, genelde kendi içinde komik olan heyecanından geliyor.”

Sanatçı için iki rolü birden oynamak oldukça hareketli olmuş. Eduardo olarak sesiyle büyüleyici ve sosyal olurken El Macho olarak gerçekten tehlikeli olmuş. Bratt şöyle devam ediyor; “Bu karakteri seslendirirken hem eğlenceli hem de zor yanı büyüleyiciliğiyle tehlikeli yanı arasındaki dengeyi bulmak oldu. Tabii ki repliklerden mizah çıkarmak istedik ama onları gerçek yerlerine yerleştirmeyi de istedik. Bence önemli olan onu ister bir oğul yetiştirmek olsun, ister bir restoran işletmek, ister dünyayı ele geçirmeyi planlamak olsun hayatın her yönünden gerçekten keyif alan bir adam olarak oynamaktı.”

Çılgın Hırsız 2’ye yardımcı rollerde katılan; estetik cerrahiyle olduğu kadar formda kalmaya da takıntı yapan sahte sarışın Shannon’la (30 Rock’dan KRISTEN SCHAAL’in oynadığı), çıkmayı kabul edene dek Gru’yu bırakmayan meraklı kapı komşusu Jillian rolüyle Saturday Night Live’dan NASIM PEDRAD’dır.


Fular Takmalısın: Görsel Tarz ve Karakter Tasarımı


Birçok kişi farkında değildir ama Çılgın Hırsız’ın görüntüsü  ve tasarımı, ekibin “varoş gotiği” dediği bir tarzda, sanatçılar Charles Addams ile Edward Gorey’nin çalışmalarından ilham almıştır. Çılgın Hırsız 2’nin yapım tasarımcılarından biri olan Eric Guillon, son filmde bu filmdeki yapım tasarımcılardan biri olan Yarrow Cheney ile birlikte görev yapmıştır. Devam filmi için Addams ile Gorey’in çalışmalarına yer verirken gotik ile parlak, görsel tasarımları karıştıran benzersiz bir çalışma yapmışlar.

Paris merkezli animasyon stüdyosu Illumination Mac Guff, yine Çılgın Hırsız 2’nin kreasyonlarını uygulamaktan sorumlu şirket olmuştur. Fransız yapımevi ülkenin benzersiz animasyon geleneğini alarak filmi geliştirmek için dikkatlice düzeni izlemiş. Healy şöyle söylüyor; “Benim gördüğüm Fransız kültüründen benzersiz bir şekilde yararlanmış bir animasyon ekibidir. Her yıl tasarım yapan ve tüm dokuyu güzelleştirebilen, ışığı, bileşimleri olduğu kadar efektleri de çok iyi yapabilen sanatçılar kadar iyi olan muhteşem animasyon sanatçıları mezun eden muhteşem okullar var.

Yönetmenler görevleri şu şeklide paylaşmış; “Renaud, resimli taslakta yer alan hemen her şeyle ilgilenirken, Coffin performans ve animasyondan sorumlu olmuş. Coffin şöyle özetliyor; “Karakter ve animasyon açısından ilkem filmin ilk beş saniyesinde bunun bir animasyon filmi olduğunu unutmanız gerektiğidir. Her karakterin neler hissettiğini anlamanız gerekir. Tasarım sesi anlatır, ses de tasarımı anlatır.” İşbirliğinden memnun olduğunu şöyle anlatıyor; “Her zaman filme nasıl bir katkı sağlayabileceğimiz önemli olur. Nasıl daha iyi, daha komik, daha duygusal yapabiliriz?”

Karakter tasarımı anlamında Gru, Nefario, kızlar ve Minyonların neye benzediğini elbette biliyoruz. Ama Paul ve Daurio’nun son kreasyonu Lucy’nin eklenmesiyle birlikte animasyon sanatçılarına Lucy’nin görünümünü bu mevcut dünyada ekleme olanağı verilirken Lucy’nin bu dünya için yeni olan bir şekilde bir kadın kahraman olarak öne çıkması sağlanmış. Healy bize ekibim ilham kaynağını anlatıyor; “Eric Guillon Gru’ya zıt olan harika bir karakter yarattı. Lucy çok tarz biri, ince, uzun boylu ve kızıl saçlı.” Tıpkı Gru gibi boynuna bir şey takması gerekiyordu. “Fransa’daki herhangi biri tarafından tasarlanan herkesin bir fuları olması gerekir. Animasyonu biraz zorlaştırır ama buna değer.”

Fransız animasyon sanatçıları genelde sinema ikonları Charlie Chaplain, Buster Keaton ve Jacques Tati’nin görsel komedi tarzından olduğu kadar son dönem hareket ustaları Pembe Panter filmlerinden Rowan Atkinson ve Peter ilham alırlar. Fransız Coffin de animasyon sanatçılarının ilham kaynağını anlatıyor; “Bu kültürün bir parçası. Bu filmlerle, çizgi roman ve karikatürlerle büyüyünce bu filmin nasıl görüneceği konusunda bir etkileri oluyor. Çünkü bu filmde çalışan herkes çok yaratıcı.”

Coffin, sahnelere uzatılmış bir şekilde yer verildiği bu tarza bir örnek veriyor; “Lucy zavallı, baygın Gru’yu bir arabanın bagajına atmaya  çalıştığı sahneyi uzun tuttuk. Daha kısa yapabilirdik. Bagaja atardı ve işi biterdi. Ama gerçekten uzattık ve Gru’nun o bagaja girmesinin acı verici ve küçük düşürücü olduğunu hissettirmek istedik. Bu Gru’nun karakteri için çok önemliydi çünkü üstün biri olması gerekirken aslında öyle değildir.”

Renaud için Paris merkezli animasyon evi, tüm dünyadan ilham kaynaklarını birleştirmek için kusursuz bir yerdi. Şöyle anlatıyor; “Gru’nun yaşadığı şehirde su kuleleri var. Tıpkı üniversiteden sonra yaşadığım dönemde Brooklyn’de olanlar gibi.Bu arada kapıların ortalarındaki kapı kulpları Paris’teki kapılarda olanlardan. Birbirini destekleyen ve filmin tasarımını genel olarak daha iyileştiren müthiş bir kültürler füzyonu.”

Her yerden ilham alma isteği yapıma nüfuz etmiş. Renaud şöyle anlatıyor; “Bir tasarım sorusuna her zaman beklenmeyen ya da klişe olmayan bir yanıt bulmaya çalışırız. Görsel geliştirme ekibinin ve sanat ekibinin birlikte benzersiz bir şey ortaya çıkarması gerekir. Bu da birkaç farklı kaynaktan olur. Yarrow Cheney, Eric Guillon – görsel geliştirmenin çoğunu yapmış olan- ile birlikte  benzersiz bir dünya yaratmayı başarmış. İlk filmde bizimle çalışıp sonra ikinci filmde devam eden karakter tasarımcılarından bazıları yine de farklı görünümler yarattılar.”

Örneğin El Macho’nun tasarımı sıra dışı bir ilham kaynağıyla başlamış. Renaud şöyle anlatıyor; “Ünlü bir güreşçi karakter olan El Santos gibi şeyler düşündük ve El Macho’yu gençliğinde- kaslı, maskeli ve pelerinli olarak başladık. Hikaye geliştikçe adamın artık kusursuz olmaması daha iyi olacak diye düşündük ve Gru, onu sadece tanıdığını düşündü.”

İster Ramsbottom’ın züppe kıyafetleri ister Gru’nun sevgili vatandaşlarının evlerindeki kapı kulpları olsun Çılgın Hırsız 2 son derece unutulmaz. Meledandri şöyle anlatıyor; “Paris’teki ekibimizin filmde gerçekleştirebileceği inanılmaz detaylara şaşırmadan edemiyorum. Özellikle de kumaşlar ve yüzeyler konusunda. Gerçek olmadığı ortada olan ama gerçeklik duygusu veren detaylı kıyafetler giymiş karakterlerle dolu bir filmi izleme deneyimi gerçekten olağanüstü. Animasyon dünyasının detayların gerçekliğiyle bir araya gelmesi gerçekten sıra dışı.”

Yönetmenler Gru’nun dünyasıyla yaşadıkları dünyayı tasarlamak arasında ince bir çizgi olduğunu biliyorlar. Biçimin işlevi izlediği gibi Renaud da eski süper kötünün aile hayatının özelliklerinden birkaçını kendi hayatına taşıdığını gülerek anlatıyor. Özellikle de Gru’nun Agnes’in doğum günü partisinde Gruzinkerbell’e (asıl peri prenses gelmeyince) dönüşmesini. Yönetmen şöyle söylüyor; “Gru’nun bu sorumluluğu gösterebileceğinden ve prenses doğum gününü özel kılmak için ne kadar ileri gideceğinden söz ettik. Açıkçası genelde beni bunu yapmaya zorlayan karım olur. Ama ben de kızım için bir köpekbalığı Darth Vader ve ismini unuttuğum pembe bir karakter oldum. Hepsi bu genel ebeveyn konularına dayanıyor ya da belki de yalnızca benim için genel konular.”

Coffin, ekibin yarattığı tasarımın sanatçıların sesleriyle birleştiğini söylüyor. Aslında tasarım sesi, ses de oyuncuları anlatıyor. “Neredeyse sihir gibi. Çünkü örneğin Gru bir şey söylediğinde yalnızca sözlerini değil – Gru’nun bedensel hareketini söylediğinden başka bir şeyi ifade etmesi için değiştirmek gibi- animasyonu da değiştirebiliriz. Açıkçası bu bir oyuncunun hayalidir ve bütün animasyon sanatçıları aslında oyuncudur.”


Fransa’dan Les États-Unis: Illumination Entertainment İş Başında


Illumination Entertainment’ın merkezi Santa Monica’da, Illumination Mac Guff ise Paris’te olduğu için yapımın dünya çapında olması gerekiyordu. Renaud, Paris’te ve Los Angeles’da olmanın ekibe iki dünyanın da en iyi yönlerini verdiğini düşünüyor. “Fransa’daki animasyon eğitim sistemi rakipsizdir ve orada yetişen animasyon sanatçıları ve yetenekleri en iyileridir. Dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan kültürel bir animasyon film yapımı ve çizgi roman sevgisi vardır. Amerikan tarafından ise film yapımı ve animasyon filmler konusunda diğer birçok ülkede olmayan tecrübeli bir düzeye geliyoruz. Özellikle de dünya çağında vizyona giren animasyon filmler konusunda. ”

Healy, mantığı açıklıyor; “Chris Meladandri’nin Illumination’ın ilkesi olması gerektiği konusunda düşündüklerinden biri de sanatçıların yaşadıkları yerde çalışmalarıydı. Telekomünikasyonun kolay olduğu bir dönemde şirketi ve bu iletişim hattını kurduğumuz için şanslıydık. iChat ve Skype kullanarak farklı zaman dilimlerinde konuşabilirsiniz. Ama senaryo sanatçılarımız, görsel geliştirme sanatçılarımız ve renk sanatçılarımız dünyanın dört bir yanından. Belli bir yerde olmaları gerekmiyor. Bu da önemli yetenekleri yetiştirebilmenin çok güzel bir yönü. Paris’te Mac Guff Ligne’den gelen Illumination Mac Guff’ı bulduğumuzda şirket neredeyse 30 yıllıktı ama güçlü bir teknik temele sahipti.”

Bize süreçle ilgili bilgi veriyor; “Senaryo sayfalarından resimli taslağa, kesime ve animasyona kadar bulduğumuz şey her şeyin değiştiği olur. Herkes katkıda bulunur. Daha iyi olur ve bazen sanatçılar dokundukça daha detaylanır. Bu yüzden sürekli filmin tamamına nasıl uyduğunu görürüz. Her 10 – 12 haftada bir, geri çekilip filmin tamamına izleyici gözüyle bakarız. Yine de ilavelere çalışırız. Bir sahnenin resimli taslakta iyi göründüğü andan, taslak seslere, kayda girişine, animasyona kadar- ve geçmesi gereken 14 farklı bilgisayar grafiği bölümüne kadar aylar geçer.”

Çılgın Hırsız’da parıltılı görseller olmasına rağmen yapımcılar kaliteyi yükseltmek için benzersiz bir konumdaymışlar. Coffin şöyle söylüyor; “Çılgın Hırsız 2, teknik olarak büyük bir adım. Illumination Mac Guff, iletişim hattı, özellikle de çok karmaşık olan render aşaması için her şeyi değiştirdi. İyi görünüyor çünkü artık ışınsallığı kullanıyoruz. Bu da rengin her yerden sıçradığı- animasyon filmlerde özel efektler de kullanılan bir sistemdir. Detaylara ilk filmde olmayan katkıları oldu.”

Healy, Illumination Mac Guff’ın sıfırdan başlamıyor olmasının ekibe karakter tasarımlarını kusursuzlaştırma olanağı verdiğini söylüyor. En sevdiği örneklerden birini anlatıyor; “İki film arasında zamanımız olduğu için Margo’nun tasarımını değiştirebildik. Muhtemelen birçok kişinin farkına varmayacağı bir şey fark ettim. Yeni Margo çok daha anlamlı. Margo’nun animasyonunu izlediğim sahneler var ve ona bayıldım. Çünkü oyunculuğu çok iyi ve bu filme çok uygun.”


Tavuklu Tika Masala: İyi Minyonlar Kötü Oldu


Aslen Gru’ya alçakça işlerini yaparken yardım eden sarı, hap şekilli hizmetkarlar olarak düşünülen Gru’nun Minyonları, Çılgın Hirsız 2’de gelişerek filmin en büyük sahne hırsızları olmuş. Karakterler resimli taslakta, tasarımda ve senaryoda gelişirken, yapımcılar sahip oldukları potansiyelin gücünü görmüş ve hikayede daha çok yer vermişler. Meledandri gelişimlerini anlatıyor. “Minyonlar şaşırtıcı ve büyüleyici olmaya devam edecek. İlk filmde sevimli oldukları kadar muhteşem de olan Minyonları tanımlayan özelliklerden biri de beklenmedik olmaları.”

Buna en yakın gördüğüm izleyicilerle Ice Age’den Scrat arasındaki etkileşimdi. Ama Scrat ile yaşadığımız tecrübe, belirli bir amacı olan belirli bir karakter olmasıydı ve küçük bir inceleme için fırsat vardı. Minyonlar konuşmayan karakterler ve ortaya çıkışları görsel bir nedenden dolayı idi. Bu karakterler bir senaryoyla tanımlanmamış, görsel incelemeyle tanımlandılar. Bu da her kültürde iletişim kurmalarına olanak veriyor. Çünkü hiçbir kültüre ait değiller.”

Coffin, Minyonların tanıdığımız ve sevdiğimiz ikonik karakterlere dönüşmesini hatırlıyor; “Chris Renaud ve ben ‘Senaryodaki bu çocuklar bir çete, iri, kaslı adamlardan oluşan bir ordu olarak tanımlanmış.’ dedik. Gru’nun bu ordu tarafından takip edilen bir ezik olmasına izin veremezdik. Bu yüzden Eric’ten basit görünümlü karakterler bulmasını istedik. Böylece çok sayıda kullanabilecektik. O da gözlüklü haplar fikrini buldu. Grafik tasarım anlamında çok çekiciydi.”

Gru’nun hizmetkarlarının ilk seslendirmeleri başarısız olduğunda Coffin öne çıkıp kendisi bir deneme yapmış. Şöyle anlatıyor; “Eskiden çok sayıda reklam filmi ve TV dizisi için seslendirme yapardım ve hız nedenleriyle ara vermiştim. Chirs Meledandri’ye “Bir deneme yapayım. Resmi bir deneme olmayacak, yalnızca sesi tasarlayacak olan kişiye bir yol göstereceğim.” Dedim. Böylece birkaç dakikalık seslendirme yaptım. Chris’den dinlemesini istediğimde ‘Minyonların sesi sen olacaksın.’ Dedi. Bazı sözcükler çıkıyor ve onlara Hintçe, Fransızca, İngilizce, İspanyolca ve İtalyanca konuşturdum. Bir sürü anlamsız sesli sözcükleri bir anlamları olduğu için değil de yalnızca kulağa hoş geldikleri için karıştırdım.”

Coffin’nin doğaçlama sesleri şüphesiz hedefi vurmuş. Çünkü karakterler çıkış yaptı ve izleyiciler onlara aşık oldu. Renaud, yönetmeninin hikayesine devam ediyor; “Dilleri kulağa komik geliyor ama gerçekten iletişim kurduklarını düşündüğünüzde daha da komik oluyor. Minyon dilinin en güzel yanı saçma olmasına rağmen kulağa gerçek gibi gelmesi. Çünkü Pierre birçok dilden sözcükler ekliyor ve Minyon kayıtlarında en çok işi yapıyor. Çok fazla yemek ismi var. Örneğin “poulet tiki masala” Hint usulü tavuklu bir yemeğin Fransızcası. Pierre ve ben Minyonlardan birinin hoparlörde olduğu bir sahneyi birlikte yaptık. Hoparlörün bir yanındaki kötü Minyonları ben seslendiriyorum. Pierre tuhaf şifreyi söylüyor. Ve sonra Minyon “ba ba ba, ahududu sesi” diyor. İşte o benim.

Healy, Minyonlar’ı bu kadar önemli yapanın yüzlerce karakterin yalnızca Gru’nun dünyasına bir ölçü anlayışı sağlamaları  değil de çok gerekli olan mizahı getirmeleri olduğunu söylüyor. Şöyle özetliyor; “Tasarımların harika bir yan var. Basit, sarı şekilleri, iri gözleri, gözlükleri, küçük çocuk kıyafetleriyle son derece etkileyiciler. Minyonları tüm dünyada ilgi gören harika karakterler yapan şeyin ilk filmde gelişen komik karakter tasarımlarıyla bu yönetmenlerin bir araya gelmesi ev işbirliğidir.”

İki filmde de ses yeteneğinin hazır bulunmasının çoğunlukla faydalı olduğunu da biliyor. “Minyonları yönetmenler seslendirdiği ve hep orada oldukları için onları çağırıp ‘Minyonlar için birkaç repliğe ihtiyacımız var.” Demek hiç sorun olmadı. Chris ve Pierre bunca yıllık işbirliğinden sonra çok yakın çalışıyorlar. Onları bir odaya koyduğunuzda Minyonların bulunabilecekleri durumlarla karşılıklı çalışmaya başladıklarında sonuç gerçekten çok iyi oluyor.”

El Macho, kötü planlarını gerçekleştirmek için kendi özel ordusuna ihtiyaç duyduğu için çılgın saçlı, kötü tasarımlı, mor minyonları yaratmasına yardım etmesi için çılgın bir bilim adamını işe alır. Ne de olsa en çılgın hırsları uğruna hizmet eden yüzlerce durdurulamaz yaratığı hangi kötü adam istemez ki? Meledandri şöyle söylüyor; “Gru, Kötü Karşıtı Birlik’in görevini kabul ettiğinde Minyonların ilginç yollardan kaybolduğunu fark etmeye başlıyoruz. Ön taraftaki verandasından yok oluyorlar ya da bir dondurma kamyonu tarafından sokağa çekiliyorlar. Bunları hepsi kurulmuş tuzaklar. Sonunda Gru’nun bozmaya çalıştığı planın içinde Minyonların yakalanması ve kötüye dönüştürülmeleri olduğunu da keşfediyoruz.”

Ne yiyeceklerini bilmedikleri için her şeyi yiyen, durdurulamaz, mor Minyonların çoğunlukla Renaud seslendirmiş. Sevgili karakterlerimizin mor, zombi benzeri kuzenleri bir kez daha Guillon tarafından hayal edilmiş. Coffin şöyle anlatıyor; “Amaç Minyonları daha aptal yapmaktı. Böylece dişlek oldular. Büyük dişleri var ve tehlikeliler ama aynı zamanda komikler çünkü yuvarlak ve sivriler ve hiç düzenli değiller.”

Renaud, kötü Minyonların ilham kaynağıyla ilgili ilginç bir hikayeyi paylaşıyor; “Tweety’nin Jekyll ve Hyde formülünü içerek büyük, tüylü bir canavara dönüştüğü çok güzel, klasik bir Looney Tumes çizgi filmi vardır. Şirin bir şeyin canavarlaşması çekici bir düşünce. Minyonlar, kötü biri için çalışıyor olsa da aslında hiç kötü olmadıkları için her zaman gülüyoruz. Çok şirin, zararsız yaratıklar. Bu nedenle kötü Minyonların küçük kıyafetlerinin rengini mora çevirdik. Bundan daha kötü bir renk olabilir mi?”

Renk seçimine yapımcısı karar veriyor. Healy şöyle ekliyor; “Çılgın saçları ve kocaman dişleriyle şirin, sarı Minyonların antitezleri. Bildiğiniz gibi mor ve sarı renk paletinde birbirinin zıddıdır. İyi Minyonlar çoğunlukla kelken, kötüler çok saçlı. Çekiliyorlar ve biraz ürkütücü oluyorlar... ama komik bir biçimde.”


Köpekbalığına Bağlanmak

3D Film Yapmak


Çılgın Hırsız,yalnızca  Illumination Entertainment’ın ilk filmi değildi. Aynı zamanda yapımcıların ve yönetmenlerin 3D çalışmalarına ilk girişiydi. Ekibin amacı 3D anlarını yalnızca 3D olması değil de izleyiciyi Gru’nun, kızların ve Minyonların dünyasına girmekti. Doğal olarak yazarlar Paul ve Daurio senaryoyu yazarken fırsatlar aramışlar ama yalnızca mantıklı olduğu zamanlarda. Ve tüm zamanların en maço kötü adamın kendine bağlanmış bir köpekbalığıyla birlikte bir volkanın üzerine düştüğü bir hikaye yazdığınızda 3D’ye dalmak mantıklı bir yan etkidir.

Meledandri Çılgın Hırsız 2’nin, 3D dünyasına çok iyi girmiş olduğunu düşünüyor. “Chris ve Pierre dengeli sahneleri seviyorlar. İlk filmde piramit çalma çabasından, Süper Komik Eğlence Ülkesi’nde ayın çalındığı muhteşem eğlence treni yolculuğuna kadar her şeyi gördük. James Bond filmlerinde öğrenci olan film yapımcıları bu büyük ve heyecanlı sahneleri seviyorlar. Devam filminin açılışında Arktik Daire’deki büyük sahnenin setiyle bir kez daha o alana dönüyorlar. Genel merkezi, su altında dolaşan olağanüstü bir denizaltı olan Kötü Karşıtı Birlik’i bulmak için su altına gidiyoruz. Daha önce izlediğimiz hiçbir şeye benzemeyen bir final sahnesine gidiyoruz.”

Filmin 3D olma nedeni yalnızca sahnelerin mesafesi ve ölçeği değil, dünya çapındaki izleyicileri araçların en iyi kullanım şekliyle büyülemek olmuş. Healy şöyle anlatıyor; “Çılgın Hırsız’ı yapmaya başladığımızda Chris Meladandri için en önemli şeylerden biri dünya çapında bir hassasiyete sahip olmaktı. Çünkü yalnızca ülkedekiler için değil de dünya çapındaki izleyiciler için film yaptığımızı en başında fark etmişti.”

Gru, Çılgın Hırsız’da aya giden roketler yaparken bu filmde Kötü Karşıtı Birlik’teki ortağıyla sıkı bir rekabette. Reanuld bizi Lucy’nin görevlerinde kullandığı ve hepsi izleyicileri saran Guillon’un tasarladığı aletlerden birkaçından geçiriyor. Gerçekten de onunla üç boyutlu bir yolculuğa çıktığınızı hissediyorsunuz. Şöyle anlatıyor; “Lucy ile Kötü Karşıtı Birlik’in bir ajanı olarak yapmak istediğimiz Bond filmlerinde göreceğiniz türden aygıtları kullanmak ama hepsini normalden büyük yapmaktı. Gerçek numaralarla dolu inanılmaz bir çantası var. İçinde mini alev makinesi ve rujdan şok tabancası var. Lucy’nin çantası gerçekten bir el planörüne dönüşebiliyor. Her türlü lazer ışınlı alarm tetikleyiciyi belirleyen bir spreyi var. Böylece her zaman hazır oluyor. Bir tavuğun saldırması durumunda epoksi fırlatan bir bilekliği var. Ayrıca geyik sakinleştirici oklar fırlatabiliyor.”

Yapım tasarımcılar izleyicinin dahil olma fırsatlarını hazırlarken, olasılıkları hayal etmek için kendi içlerindeki küçük çocuklara güvenmişler. Coffin gülüyor; “Eric muhtemelen içimizde en çocuksu olandır. Tasarımların gerçekleşmesini istediği için çok çabalıyor. Senaryo bir arabaya ihtiyacımız olduğunu söylediğinde biraz değişiklik yapıp kendimize şunu sorarız; ‘Şu küçük arabanın uçağa ya da denizaltıya dönüşmesi hoş olmaz mıydı?”


Hâlâ Kötü Bir Gün: Çılgın Hırsız 2’nin Müziği


Grammy ödüllü sanatçı N.E.R.D grubundan Pharrell Williams ve The Neptunes, tüm dünyada hit müzik sanatçıları için müzik yapmıştır. Çılgın Hırsız ile – besteci Heitor Pereira’nın yanında ilk film müziği denemesini yapan sanatçı ayrıca film için orijinal şarkılar ve melodiler yapmıştır. Williams, Meledandri ve Coffin ile konuşmalarını hatırlıyor: “Müzik konusunda, onların neler hissettikleri, gerçekte ne hissettikleri hakkında uzun bir konuşma yaptık ve bu sefer daha duygulu bir ton vardı. 60’ların sonları ile ‘70’lerin başındaki dünyanın tarzındaydı. Eski bir animasyon hayranı olan sanatçı yaratıcı enerjisini projeye aktarmış ve ekip sonuçlardan büyük bir heyecan duymuş.

Meledandri, iki sanatçının çalışmaları hakkında şunları söylüyor; “İlk filmin müzikleri farklıydı ve filmin karakterini tanımlıyordu. Pharrell ve Heitor arasındaki işbirliğinden doğmuştu. Bunun, ikinci film için de sürdürmek istediğimiz bir ilişki olduğu çok açıktı. Film müziği yapma süreci, filmin yapımıyla paralel olarak gerçekleşen bir şeydir ve biz devam filmi için müzikal bir ortam yaratırken onlar da olağanüstü bir iş çıkardılar.”

Williams, Çılgın Hırsız 2 için 3 yeni şarkı yapmış, ayrıca ilk filmden birkaç şarkısını yeniden kullanmış. Pereira ayrıca, müzikleri ilk maceradan Gru ile kızların müziklerine güzel bir şekilde uyum sağlayan El Macho ve Lucy gibi karakterlere özel müzikler de yapmış. Pereira şöyle anlatıyor; “Gru’nun hazmedeceği çok şey vardı ve ben de müziğin o duyguların ne kadar derin olduğuna yardım ettiğini düşünürüm. Örneğin, farkında olmadan sevgiyi araması gibi. Kötü adam El Macho mu? O çılgın bir  kötü! Farklı biri ve Meksika kültürüne bağlı. Bu noktayı kaçırmamamızı sağladım. Çünkü bu müzikal anlamda hikayeye renkli bir eklenti.”

Renaud, ilk filmin müziklerini yeninden düzenlememek konusunda kararlıymış. Şöyle anlatıyor; “Pharrell’in yeni şarkıları eğlence dolu ama zor bir süreç oldu. Pharrell’la birlikte oturuyoruz ve “Hadi süper bir şarkı yapalım.” diyoruz ve yapıyor. Birkaç tekrar gerekiyor ama ona dönüp “Biraz daha şöyle olabilir miydi?” diye sorduğumuzda her zaman “Biliyor musunuz? Bir daha deneyeceğim”. Diyor. O ve Heitor doğru iş çıkarma konusunda çok kararlılar, onlarla çalışabilmek inanılmaz.”

Williams, Çılgın Hirsız 2 için “Fun Fun Fun,” “Happy” ve “Just a Cloud Away” şarkılarını yapmış. Williams şunları söylüyor; “’Just A Coud Away” ile gurur duyuyorum. Zor bir dönem geçiren erkes için bir kartpostal olacaktı. “It’s going to be okay”in yeni düzenlemelerinden asla sıkılmazsınız. Çılgın Hırsız’da müzik yapma fırsatını bulduğumuz ve insanlara mutluluk sunduğunu ve verdiğimiz için mutluyum.”

Williams, ayrıca Cee-Lo Green’in seslendirdiği “Scream”i de yazmış. İzleyiciler Pit Bull’un seslendirdiği “Don’t Stop the Party”; Ali Dee’nin seslendirdiği Bob Marley’nin “Jamming”; David Guetta’nın Nicki Minaj ile Flo Rida’yla birlikte seslendirdiği “Where Them Girls At?” şarkıylarının yer aldığı film müziklerinde birçok neşeli nota bulacaklar. Son olarak kendine saygı duyan hangi süper kötü Pitbull’un Papayo ile seslendirdiği “Echa Pa’lla (Manos Pa’rriba)”nun müzikleri olmadan kim kendisine “El Macho” der ve Ali Dee’nin “Cielito Lindo” şarkısından ilham alarak Salsa & Salsa yapan hanımlara kim kur yapar?

Müzik, setteki diğer üyeler için de bulaşıcı olmuş. Film yapımcıları  Agnes’ın  bir şarkı söylemesini istediklerinde Elsie Fisher, zorluklara her zaman hazırdı. İlham kaynağı sorulduğu zaman çok düşünüyor; “Şarkılar aklıma birden geliyor; şarkı yaparken çok uzun düşünmeniz gerekmiyor.”


Universal Pictures Sunar Bir Chris Meledandri Yapımı: Steve Carell, Kristen Wiig, Benjamin Bratt, Miranda Cosgrove, Russell Brand, Steve Coogan, Ken Jeong, Moises Arias, Dana Gaier, Elsie Fisher Çılgın Hırsız 2’de. Orijnal şarkılar ve tema müzikleri Pharrell Williams’a ait, film müziği Heitor Pereira’ya aittir. Çılgın Hırsız 2’nin kurgucusu Greg Perler; yapım tasarımcıları Yarrow Cheney ve Eric Guillon’dur. 3D CGI film, Cinco Paul ve Ken Daurio tarafından yazılmıştır. Filmin yapımcıları Chris Meledandri ve Janet Healy’dir, yönetmenleri ise Chris Renaud ve Pierre Coffin’dir.  © 2013 Universal Studios. 

  www.despicable.me



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...