24.10.2013

Jagten :: İftira


40 yaşındaki Lucas, geçirdiği zor boşanma döneminin ardından hayatını yeniden düzene koyabilmenin peşindedir.

Kreşte bir iş bulur, yeni bir kız arkadaşı vardır ve ergenlik çağındaki oğluyla arasındaki sorunlu ilişkiyi onarmaya çalışmaktadır.

Artık her şey yoluna girmek üzereyken işler ters gitmeye başlar.

Sadece öylesine söylenmiş küçük bir yalan, içinde yaşadığı kasabaya bir virüs gibi yayılır ve Lucas kendini, hayatı ve saygınlığı için savaşırken bulur.

Festen filmiyle büyük bir sükse yaratan genç yönetmen Thomas Vinterberg'in son filmi olan Jagten, Cannes Film Festivali'nde büyük ses getirmişti.

Film Altın Palmiye'ye aday gösterilip, farklı kategorilerde üç ödüle layık görülürken, son dönemin parlayan yıldızı Mads Mikkelsen de 'En İyi Erkek Oyuncu' ödülünü kucaklamıştı.

Mads Mikkelsen, Thomas Bo Larsen, Annika Wedderkopp ile Lasse Fogelstrøm’un oynadığı Jagten / Onur Savaşı / The Hunt, 18 Ekim 2013’de M3Film dağıtımıyla Filma Ltd. tarafından vizyona çıkarıldı.





Kuşkusuz ki herkes korkar o ayrı da- 'bir kimseye asılsız bir suçu kasıtlı olarak yüklemek' anlamına gelen iftira, benim en büyük kâbusumdur..
İftiraya uğrayan insan, bataklığa düşmüş birinden farksızdır..
Bir kere oraya düşüp de çamurlara bulanmaya gör; kurtulmak için gösterdiğin tüm çabalar sonuçsuz kaldığı gibi, üstelik bu seni daha da dibe batırmaktan başka bir işe yaramayacaktır..

Peki -yetişkin bir erkek olarak-  size bu iftirayı atan kişi bir çocuk -daha da fenası- bir kız çocuğu ise ve iftiranın konusu da 'cinsel istismar' ise!.

İşte film bu fazlasıyla netameli konuya o kadar içten, o kadar içerden ve gerçeğin o kadar derininden yaklaşıyor ki -salt bir seyirci olduğumuz halde- tıpkı Lucas gibi hissediyoruz; önce miğdemiz bulanıyor, sonra başımız dönüyor ve nihayet boğazımızda beliren bir yumru, giderek koca bir yumruk haline gelerek soluksuz bırakıyor bizi..

Sonrası çaresizlik, yalnızlık ve daha dün birlikte gülüp eğlendiğiniz dostlarınızın -aşılması olanaksız bir duvara dönüşen- suratları..

Tamam.. Lucas tamamen suçsuz olduğundan, onun düştüğü bu berbat duruma çok üzülüyoruz ve kabullenemiyoruz; ama öte yandan, ona cephe alan insanları da -bi şekilde- anlayabiliyoruz..
Çünkü, gerçekleştiği var sayılan bu olay o kadar hassasiyet içeren bir husus ki onların durumunda biz de olsak -çok büyük ihtimalle- aynen onlar gibi davranırdık..
Vah ki ne vah, şimdiye dek buna benzer iftiralardan zarar görmüşlere..

Bütün bu duyguları ve daha da fazlasını olağanüstü  bir yetkinlikle seyircisine yansıtan mükemmel bir yönetmenlik çalışmasına, başta Mads Mikkelsen olmak üzere çok iyi oyuncu performanslarına sahip Jagten'in, bu yılın en iyileri arasına girmesi kesin gibi görünüyor..



    4.5 5



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...