9.03.2014

Mavi Dalga :: Y Kuşağının Taşra Halleri


Yaz boyunca görüşemeyen Deniz ve arkadaşlarının birbirlerine anlatacakları çok şey vardır.

Son sınıftaki erkeklerin boyu ansızın uzamış, yeni albümler piyasaya çıkmış, Balıkesir’e doğalgaz gelmiştir.
Ama aynı zamanda hiçbir şey değişmemiştir sanki.

Anne babaları iş güç derdindeyken, Deniz ve arkadaşlarının üniversite tercihi konusunda kafaları hâlâ karışıktır.

Günlük hayatın rutin telaşı içinde bir yandan gelecek planları yapar bir yandan da ergenliklerinin en çetrefil dönemini yaşarlar.

Kaya’yla yakınlaşıyor olsa da Deniz’in (Ayris Alptekin) aklı hâlâ rehberlik hocası Fırat’tadır (Onur Saylak).
Arkadaşlarına bunun “her zamanki gibi bir şey” olmadığını kanıtlamak ister.

Hem arkadaşlarının gelecek tasarılarından, hem de anne babasının mevcut durumlarından farklı bir hayatı arzular Deniz.
Kimsenin bilmediği bir şarkı, umutsuz bir aşk, yalnızlık...
İstanbul yerine Ankara, fen yerine sosyal bilimler…
Başka bir dünya ama neresi?




Ambulanslarının bile en azından İzmir'e gittiği bu taşra kentinde yaşayan bir genç, bir an evvel buradan kaçmanın 'plânsız' plânlarını yapmayacak da ne yapacak allasen..

Hemen her konuda eksikleri var belki ama, Türk Sineması'nın en zayıf olduğu hususlardan biri de gençlik filmleridir..
Tabii ki daha ziyade bir kişiyle sınırlı değil, bir grup gencin birbirleriyle ve çevreleriyle olan ilişkilerine yaklaşan ve de bir derdi olan 'gerçekçi' filmlerden bahsediyorum..


Ayrıca, tıpkı o genç bünyeler gibi klişelere hapsolmayan bir senaryo ve tıpkı onlar gibi kalıplardan taşan kıpır kıpır bir üslupla oluşturulmuş yapımlar..
Yoksa, Yeşilçam yadigârı 'Disko gençliği' gibi bir tuhaflığı halâ sürdürmeye çalışan, 'Eller havaya bikiniler aşağıya' türünden komik saçmalıklar değil..

İşte Mavi Dalga, bu büyük açığı kapatmaya soyunmuş ve bunun altından başarıyla kalkabilmiş, benzerine sinemamızda pek de rastlanmayan bir film..


O, ülkeyi kurtarmaya yönelik büyük idealleri ya da dertleri olmayan bir grup gence yönelerek pek de mühim bir iş yapmıyor gibi görünüyor belki ama; aslında, bir insanın 'ergenlikten gençliğe geçiş' gibi 'hayati' bir durumla ilgili hususlara, adeta 'öylesine' seçtiği bir yaşam parçasının doğal akışı içinde -bağırıp çağırmadan- değiniyor..

Bir biçimde filme de adını veren ve kent yaşamını ciddi şekilde etkileyen enerji krizine pek de vurgu yapılmamasını, zaten kendi benlikleriyle kavgalı o gençlerin, hayatın böylesine 'üfürükten' sorunlarını umursamayan tavırlarına yordum ben..


Yoksa çok mu iyi niyetliyim?.
Olsun varsın!.
Bu denli 'gerçek' bir hayatın içinde, böylesine doğal oyunculuklarla, adeta 'belgesel ötesi' bir canlılığın nabız atışlarını hissettirebilen kaç tane 'yerli' filmimiz var ki!.

Öte yandan, en sevdiğim Türk Rock grubu Replikas'ın ve en sevdiğim MFÖ şarkısı olan Bazen'in müzikal damgalarını vurduğu bir filmin kötü çıkmasının özümde yaratacağı tepki öyle büyük olurdu ki dünyayı titreten o gazabımdan hiç kimse kurtulamazdı..
Bunu da ekleyeyim..


Son tahlilde, Deniz ve arkadaşları -hani o çok meşhur- Y Kuşağı'nın ta kendisidirler..
Aramızda öyle fazla bi yaş farkı olmasa da- bana, bize ve bizden öncekilere hiç benzemeyen, dolayısıyla da hallerine kolayca adapte olamayabileceğimiz bir kuşak onlar..

Taksim Gezi Direnişi sırasında kendilerini çok yakından gözlemlediğim bu çocukların tıpkısını -hiç de politik olmayan bir küçük şehir ortamında- birbirleriyle, öğretmenleri ve aileleriyle olan ilişkilerinde aynen gördüm bu filmde; hemen de tanıdım zaten..


Asla zincire vurulamayan, itaat etmeyen, kafasına uymayan hiçbir resmi ya da toplumsal sözleşmenin altına imza atmayan; aksine -hele ki damarına basıldığında- fazla düşünmeden anında isyan eden bir nesil..

Annesinin -belki- tamamen iyi niyetli, ama kendisinin görüşü alınmadan dikte ettiği istek ve yönlendirmelerine isyan eden Deniz'in bu hallerine bakıp da, "N'olcak canım.. Bildiğin 'Ergen Kız' davranışları işte.. Zaten şu an duygusal bir çıkmazda." diyip geçemezsiniz..

Annesine isyan eden o Deniz, kendisine nasıl giyinip, nasıl davranması, ne yapıp ne yapmaması gerektiğini sürekli dikte ederek kafasını ütüleyen Tayyip'e isyan ederek dur diyen ve Taksim'i dolduran yüz binlerce Deniz'in ta kendisidir..
Bu da böyle biline..



Senaryo ve Yönetim: Zeynep Dadak, Merve Kayan
Oyuncular: Ayris Alptekin, Barış Hacıhan, Nazlı Bulum, Albina Özden, Begüm Akkaya, Onur Saylak
Yapım: Türkiye, 2013, 97'


  3.5 5



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...