23.03.2014

Non-Stop :: Hiç Durmaksızın Gerilim


Sürprizlerle dolu senaryosuyla 2014’ün merakla beklenen bu filminde Liam Neeson, her yirmi dakikada bir uçaktaki birisini öldürmekle tehdit eden esrarengiz bir suçluyu yakalamaya çalışan hava polisi Bill Marks’ı canlandırıyor.

Kimin suçlu kimin masum olduğunun bilinmediği ve herkesin şüpheli olabileceği bu uçakta Bill Marks, 146 kişinin hayatını kurtarmak için savaşırken kendini hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı büyük bir oyunun içinde buluyor.

The Matrix ve Sherlock Holmes'un yapımcılarından 60 milyon dolar bütçeli filmin yönetmenlik koltuğunda Liam Neeson’ın daha önce Kimliksiz'de beraber çalıştığı Jaume Collet-Serra bulunuyor.

Başroldeki Liam Neeson’a güzel yıldız Julianne Moore, Argo ile yükselişe geçen Scoot McNairy ve 12 Years A Slave ile Oscar’a aday olan Lupita Nyong'o eşlik ediyor.




Konformizmin Şu Yumuşacık Koltuğu

Ailevi ve mesleki geçmişi karışık, üstelik bir de alkolik bir adamdır Bill Marks..
Dolayısıyla hiç de makbul biri olmayan bu adam, güvenliğinden sorumlu tutulduğu uçak ve yolcularını kurtarabilecek mi acaba? sorusuna yanıt vermek için çekilmiş bir film Non-Stop..

Öte yandan -Hollywood'un bildiğini kuldan ne saklayayım- türü icabı, işbu soruya olumlu yanıt alacağımız kesin de, asıl merak edilen şey bunun nasıl vuku bulacağıdır elbet..


Olayla hiçbir ilgisi olmadığı halde -tamamen anlamsız bir şekilde- şüphe çekici hareketlerde bulunan insanlara zum yaparak, hem 'hava polisi' Bill Marks'a hem de seyirciye hedef şaşırtmaya çalışmak ya da ana karakterini önce zor duruma düşürüp, sonra da tam bir kahramana çevirmek gibi türün klişeleri harfiyen uygulanıyor..

Ancak, klişelerin hakkını böylesine başarıyla vererek merak duygusunu sürekli ayakta tutmak ve ilk dakikalardan itibaren yaratılan yüksek gerilimi hiç düşürmeden finale kadar ulaşmak da hiç kolay değil yani..


Non-Stop, bu 'klasik' görevini layıkıyla yaparken, özellikle mesajlaşma fonksiyonunu çok yoğun ve verimli bir biçimde kullandığı telefon olayıyla da türe 'modern' denebilecek bir orijinallik katıyor..

Bu orijinallikten bahsedince, şu güzelliğe de değinmeden olmaz: Anında perdeye de yansıyan telefon mesajlarının Türkçeleştirilmesi..

Filmin ithalatçısı Calinos Films'in girişimiyle yapıldığını öğrendiğimiz, filmin direkt üzerinde yapılan, pek faideli bu işlemle tüm mesajlar, alt yazıda değil de ya telefon ekranında ya da filmin kadrajı içinde Türkçe olarak belirmekte..
Ki bu durum -her alt yazıda olduğu gibi- filmin sürükleyiciliğini engellemeyerek, rahatça izlenebilirlik sağlıyor..


O değil de, -üstelik bir de takkeli- Müslüman bir doktorun varlığıyla terörist alarmını daha en başında çalıştıran bu film ne kadar sinsidir yahu..
Ama yemezleer!.

Son tahlilde, paranoyakça kararlar verip saçma sapan hareketlerde bulunarak, havada hava korsanından bile daha ağır tehlikeler oluşturabilen 'Air Marshal / Hava Polisi' sorununa şöyle bi değinir gibi görünen film, hemen akabinde bekleneni yapıyor ve "Onlar olmasa biz ne yapardık ayol!" dercesine kıvırıyor..

Ve sonuçta, konformizmin o yumuşacık koltuğuna gömülen Non-Stop, hayırlısıyla box office'ten gelecek güzel haberleri beklemeye başlıyor..




Yönetmen: Jaume Collet-Serra
Senaryo: John W. Richardson, Christopher Roach, Ryan Engle
Oyuncular: Liam Neeson, Julianne Moore, Scoot McNairy, Michelle Dockery
Yapım: ABD, 2014, 106'

  5


Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...