19.04.2014

33. Istanbul Film Festivali'nde dün ne oldu bugün ne olacak? - 14


Türkiye Sineması Belgeseller bölümünden Türkiye’de Caz’ın dünkü gösterimine katılan yönetmen Batu Akyol filminin bir başlangıç olmasını dilediğini ve kendi açtığı yoldan gidecek başka yönetmenlerin de bu konu üzerine birçok film yapacağına inandığını söyledi.

Filmde röportaj yapılan 54 kişiye ek olarak bir o kadar daha insanla konuşabileceklerini; ancak hiçbir destek alamadıkları için bütçelerinin ancak buna yettiğini dile getiren Akyol, yaptıkları 78 saatlik çekimden insanlar sonuna kadar faydalanabilsin diye bir de kitap çıkaracaklarını belirtti.

KISA FİLMDEN UZUN METRAJA

Sinemada İnsan Hakları Yarışması’nda yer alan Sessizlerin Sesi filminin yönetmeni Maximón Monihan ve yapımcı Sheena Mathieken gösterim sonrasında bu filmin oluşum sürecini izleyicilerle paylaştı. Bir kısa film yarışmasında 10 dakikalık kısa filmleriyle yarışmayı kazandıklarını; fakat bu film kime yeter ki deyip kendi imkânlarıyla filme devam ettiklerini söyledi. Ayrıca Amerika’da çekim izni almak çok zor olduğu için bazı sahneleri polisten kaçarak gizli çektiklerini sözlerine ekledi.



SAVAŞ BİTSE DE İZLERİ KALIR

Bosna Hersek-Sırbistan sınırındaki Visegrad kasabasında savaş sırasında yaşanan vahşetin izlerini süren, Sinemada İnsan Hakları Yarışması’nda yer alan Sesini Duyuramayanlar İçin filminin yönetmeni Jasmila Žbanić dünkü gösterimde, filmin diyaloglarına kadar hikâyenin çoğunun karakterin başından birebir geçmiş olaylar olduğunu ve ne yazık ki bu katliamın Sırplar için Osmanlı Devleti’nden alınan bir intikam olduğunu dile getirdi. Fakat, son dönemde Bosna’da gençler arasında protestoların yükseldiğini ve insanların savaş hakkında bilinçlendiğini; bunun da kendisine umut verdiğini sözlerine ekledi.

MUTLU YILLARIMIZ

Altın Lale Uluslararası Yarışma’da yer alan Mutlu Yıllarımız gösterimi filmin yönetmeni Daniele Luchetti’nin esprili diliyle neşeli geçti. Yönetmenin dönemin sanat anlayışıyla ilgili olumsuz bir eleştirisinin olup olmadığına dair bir soruya “Toplumda ve sanatta kimsenin çirkin olmadığı söyleniyordu o yıllarda. Ben bile hepimizin detone olduğu bir müzik grubu kurdum. Ancak dönemin kötü olduğunu düşünmüyorum, artık o dönemin sanatı klasik sayılmaya başladı. Bu performansların ortaya çıkışına tanık olmanın önemli olduğunu düşünüyorum.” dedi. Ailesinin filme nasıl bir tepki verdiği sorusuna, başta, annesinin filmi izledikten sonra etraftan hangi kısmının gerçek olduğunun anlaşılmayacağı üzerine endişe yaşadığını ama sonradan herkese kendi istediği şekilde farklı cevaplar verdiğini, teyzelerinin ise kendisine “bunu yapmamalıydın” dediğini söyledi.

HERKES BİR PARÇA SUÇLU

Cennetten Kovulmak’ın film ekibinin katılımıyla gerçekleştirilen sunumunda yönetmen Ferit Karahan “Kürt sorunu” ve barış süreci temalarını merkez alan filminde yarattığı söyleme dair gelen eleştiriler üzerine, barış sürecini desteklediğini; fakat bu filmi sadece barış sürecini destekleyenlere yapmadığını söyledi. Ayrıca bu süreçte suçu sadece devlete ya da bir kişiye atamayacağını, herkesin bu sorunda bir parça suçlu olduğunu düşündüğünü dile getirdi.

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ

Her yıl Batman’dan Ankara’ya mevsimlik tarım işçiliği yapmak üzere giden Kürt bir ailenin hikâyesini anlatan Altın Lale Ulusal Yarışma filmi Bir Varmış Bir Yokmuş’un dünkü gösteriminde yönetmen ve film ekibi izleyicilerle buluştu. Filmde sınıfsal problemleri işleyen yönetmen Kazım Öz, filmi çekerken neredeyse filmin bir parçası haline gelmeye başladığını, bu yakın temas sayesinde konunun dışavurumunun bu denli güçlü ve samimi bir biçimde yansıdığını aktardı. Filmin kahramanlarının gerçekliğine dair sorulan soruya ise “Filmde çok az yere müdahale ettim, yani her şey gerçek. Hikâyeyi olabildiğince organik bir bütünlüğe oturtmaya çalıştım. Onlarla bir süre yaşamış olmam durumu kolaylaştıran unsurlardandı.” şeklinde yanıt verdi.

GEÇMİŞE UZAMAK / UZANMAK

Amerika’da başlayıp, Ayvalık’ın naif dokusu nezdinde gelişen, bir geçmişle yüzleşme hikâyesini konu alan Altın Lale Ulusal Yarışma filmi Deniz Seviyesi filminin yönetmenleri Esra Saydam ve Nisan Dağ ile oyuncu kadrosu, film sonrası izleyicilerin sorularını yanıtladı. Konunun kişisel bir hikâye etrafında örülmesinin izleyiciler tarafından cesurca bulunduğu filme dair görüşlerini aktaran genç yönetmenler “Kişisel bir hikâye olunca sanki anlatması daha kolay görünüyor. Fakat aslında bunun pek de öyle olduğu söylenemez. Filmin ortaya çıkışında bir ekip işi vardı. Bizim için önemli olan takım ruhuydu” dediler.

EZBER BOZAN BİR “ANNE - OĞUL” HİK YESİ

Yeni Türkiye Sineması bölümü filmlerinden Nergis Hanım’ın gösteriminin ardından film ekibi izleyicilerin sorularını eğlenceli bir havada yanıtladı. Alzheimer hastası bir anne ile oğlunun hikâyesini anlatan filmde anneannesi ve dayısından esinlendiğini belirten yönetmen Görkem Şarkan, zaman, adalet ve üzerimize yapışan roller ile ilgili bir derdi olduğunu, anne-oğul ilişkisine bize öğretilen paradigmalar üzerinden baktığımızı ve filmde anlattığı olayın hepimizin karşılaştığı fakat kafasını çevirip uzaklaştığı bir durum olduğunu söyledi.

İLK GENÇLİK, ANNELİK VE MÜZİK

Önceki filmleri Ördek Mevsimi ve Tahoe Gölü ile festivalde izlediğimiz yönetmen Fernando Eimbcke son filmi Club Sandwich’in dünkü gösteriminde, yine bir büyüme hikâyesi anlattığını, henüz senaryoya başlamadan önce genç erkek karakter üzerinden bir fikri olduğunu ancak daha sonra olgunlaşmamış bir anne anlatmanın daha hoşuna gittiğini söyledi. Filmin ön hazırlığında, gençlerle konuşurken (önceki filmleriyle karşılaştırarak) onların sorunlarını çok rahat ifade ettiklerini ama ilginç bir şekilde konu anneleriyle ilişkilerine gelince hiçbirinin konuşmaya hevesli olmadığını; annelerin ise tam tersi, konuşmaya kendi dertlerini paylaşmaya daha istekli olduklarını söyledi. Kimlerden etkilendiniz sorusuna, Jean Vigo, Truffaut, Bresson, Ozu isimlerini verdi ancak bu film için en çok müzikten ilham aldığını, oyuncularına hangi müzikleri tercih edeceğini sorduğunu, hatta provalarda müzik dinleyerek çalıştıklarını söyledi.

KİMSELERİN OLMADIĞI BİR KÖYDE YAŞAMA TUTUNMAK

Türkiye Sineması Belgeselleri’nden Fırtına Emine’nin dünkü gösteriminde filmi üç günde çektiklerini dile getiren yönetmen Özay Şahin, Emine Teyze’nin hikâyesinin çok ilgisini çektiğini, onun tek başına ekranı doldurmayı başardığını söyledi. Şahin, filmde hayvanlarını bırakmayıp köyde tek başına yaşayan Emine Teyze’nin öküzünün iktidarı temsil ettiğini, öküzünü yani iktidarını kaybetmek istemediğini ve bu yolla eski zamanları yaşatmaya uğraştığını sözlerine ekledi. Emine Teyze gibi o da filmi çekerken yalnız olduğu için çok zorlandığını belirten yönetmen “Ekip olarak gitseydik Emine Teyze ile şu an kurduğumuz samimiyeti kuramayabilirdik.” dedi.

HERKES MUTLULUĞU BAŞKA YERLERDE BULABİLİR

 Yönetmen Penny Panayotopoulou ile ortak senarist Kalia Papadaki’nin Dünya Festivallerinden bölümünde izleyiciyle buluşan filmleri Eylül’ün dünkü gösteriminde yönetmen, filmdeki seslerin yaratılmak istenen imgeye göre düzenlendiğini; filmde yaratmaya çalıştığı gerilim hissinin tür filmlerindeki gerilimden farklı olarak sevgi ve şefkat çerçevesi içinde oluşmasını istediğini dile getirdi. Filmin sonunda baş karakterin aşkı bulmasını bekleyen seyircilere cevaben yönetmen “Anna’nın aşkı bulamamasını bir metafor olarak düşünmüştük, onun için mutluluk genel mutluluk anlayışından daha farklı. Başka mutlulukların var olduğunu anlatmaya çalıştık. Herkes mutluluğu başka yerlerde bulabilir; bazıları için bir köpeğin kuyruğunu sallaması dünyalara bedel olabilir” dedi.


Festivalde Bugün


KAMERASIZ ADAM: ALAN BERLİNER RETROSPEKTİFİ

Çağımızın en önemli belgeselcilerinden Alan Berliner’in tüm filmleri, yedinci yılını kutlayan Documentarist’in işbirliğiyle festival kapsamında gösteriliyor. Alan Berliner, Haziran 2013 başlarında Documentarist’in konuğu olarak İstanbul’a gelmiş ve bir sinema dersi vermişti. Aynı günlerde patlayan Gezi protestoları sonucu Taksim civarındaki salonların kapanması nedeniyle yönetmenin filmlerinin festivaldeki gösterimi iptal edilmişti. Böylece ilk kez festivalde Türkiye’deki sinemaseverlere ulaşacak, ABD’nin sayılı belgesel ustalarından Berliner’in filmleri bugün ve yarın Akbank Sanat’ta izlenebilir. Bugünkü gösterimler şöyle: 16.00 Gözü Tamamen Açık 79'; 18.00 Aynı Anda Her Yerde 10’ + Kimseyi İlgilendirmez 60'

BU İKİLİYE DİKKAT!

Sinemamızın usta yönetmeni Halit Refiğ’in Bir Türke Gönül Verdim filminin 11.00’de Beyoğlu Sineması’ndaki gösteriminin ardından bu film ile birlikte seçkide yer alan Ferzan Özpetek’in Hamam’ını 13.30 seansında izleyebilirsiniz.

NERDESİN AŞKIM?

Plan B ve Ausente ile uluslararası festivallerde ses getiren Marco Berger’in yeni filmi Hawaii Nerdesin Aşkım bölümü kapsamında 16.00’da Beyoğlu Sineması’nda yönetmenin katılımıyla gerçekleşecek. Aynı bölümden, bu sene festivalin konuğu olan yakışıklı oyuncu Christophe Paou’nun başrolünde yer aldığı Göldeki Yabancı filmi ise 21.30’da Atlas Sineması’nda izlenebilir.

GECEYARISI ÇILGINLIĞI

Endonezyalı yönetmen Mo Kardeşler’in Sundance’te ilk gösterimini yapan son filmleri Ölüm Oyunu, korku ve gerilim türlerini başarıyla karıştırırken teknolojiden de bolca ilham ve yardım alıyor. Filmin Atlas Sineması 24.00 seansını kaçırmayın.

Bugün yönetmen, yapımcı ya da oyuncu katılımıyla yapılacak film gösterimleri:

Antidepresan bölümünden İlk Randevu 11.00’da Nişantaşı Citylife City’s Sinemaları’nda filmin yapımcısı Suliko Tsulukidze’nin katılımıyla;
Antidepresan bölümünden May’in Yazı 11.00’da Feriye Sineması’nda filmin yönetmeni Cherien Dabis’in katılımıyla;
Mayınlı Bölge filmlerinden Şiddet Güzeli 13.30’da Nişantaşı Citylife City’s Sinemaları’nda filmin oyuncularından İstanbul doğumlu Themis Panou’nun katılımıyla;
Yeni Bir Bakış bölümünde yer alan Umut Dağ ve Murathan Muslu’nun yönettiği Betondaki Çatlaklar 16.00’da Atlas Sineması’nda filmin yönetmenlerinden Umut Dağ’ın katılımıyla;
Nerdesin Aşkım bölümünden Hawaii 16.00’da Beyoğlu Sineması’nda filmin yönetmeni Marco Berger’in katılımıyla;
Yeni Bir Bakış bölümünden Her Şey Onun İyiliği İçin 16.00’da Nişantaşı Citylife City’s Sinemaları’nda filmin yönetmeni Mar Coll’un katılımıyla;
FACE Sinemada İnsan Hakları Yarışması’nda yer alan Sessizlerin Sesi filmi 16.00’da Atlas Sineması Salon 3’de filmin yönetmeni Maximon Monihan’ın katılımıyla gösterilecek.

KAPANIŞ VE ÖDÜL TÖRENİ

Festivalin Kapanış ve Ödül Töreni 20.00’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yapılacak.

KAPANIŞ PARTİSİ

Kapanış Töreni’nin ardından 22.00’da Martı Hotel’de yapılacak festivalin kapanış partisini kaçırmayın!



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...