3.05.2014

Aşk Oyunu :: Cimbom Şampiyon Olmak Türk Kızı Evlenmek İster


"Aslen Bolu Mengenli olan Cevat, İstanbul'daki bir İtalyan restoranında profesyonel aşçılık yaparak hayatını kazanan, 28 yaşında bir adamdır.

Babası Ekrem'i bir süre önce kaybetmiş olan Cevat, bir gece onu rüyasında görür.

Ekrem, oğlu Cevat'a Galatasaray'ın oynayacağı gelecek maç ve şampiyonluğa giden yol için bazı tüyolar verir.
Cevat hemen ertesinde arkadaşlarını toplayıp işe koyulur.

Ancak Cevat ve arkadaşlarının planlarında hiç olmayan bir olay başlarına gelecek; bu olay genç aşçıyı, hayatı ve ilişkisi arasında kalacağı bir maceraya sürükleyecektir."

Cimbomlu olarak bizim neyimiz eksik olm?.


Aralarında 'komik' unsurlara sahip tiplerin de 'mutlaka' yer aldığı, kız tarafının 'kızlar', erkek tarafının da 'erkekler' grubuyla ana kadroyu oluşturduğu film, evlenmek isteyen bir kız ile henüz bu tufaya gelmemeyi tercih eden bir oğlanın -şirin olduğu varsayılan- didişmesine odaklanıyor..


Varyasyonu bol kadın-erkek ilişkisinin ya da çekişmesinin bu en 'gerzek' biçimini eksen alan kordelamız, öte yandan 'Galatasaray' üzerinden -o neresinden baksan- 'ultra salak' görünen futbol taraftarlığı gerçeğinin 'eğlenceli' denebilecek tarafına bakmaya çalışıyor..

Ve kısacası Aşk Oyunu, "Türkiye'nin bir numaralı takımı Cimbom her daim şampiyon olmak, hemen her rüyasında tek taş yüzük gören Türk kızı da ilk fırsatta evlenmek ister".. demeye getiriyor..


İyi hoş da, sadece 'romantik' olanlarının değil, tüm komedi yapımlarının artık ıcığı çıkarılmış bazı beynelmilel kalıplarının tekrarıyla, sonuçta pek de eğlenceli bi şey ortaya konamıyor -maalesef..

Piyasadaki yerlerini daha önceden alan Fenerbahçeli, Beşiktaşlı 'taraftar' filmlerine bakarak, "Cimbomlu olarak bizim neyimiz eksik olm?." tepkisiyle hep birlikte duruma uyanan bazı sinemacı arkadaşların girişimiyle çekilmiş gibi görünen film, ne yazık ki fazlasıyla zorlama duruyor..
Tıpkı diğer takımların filmlerinde de olduğu gibi..


Hele evvel zaman içinde, Bolu'daki bir Boluspor-Galatasaray maçına bilet almak için geceden kuyruğa giren, ancak donarak ölen taraftar (Oğlanın babası) hikâyesine, sinema tarihimizin açık ara en saçma, en zorlama trajedi denemesi diyebilirim..

Başta o hanım kızımızdan olmak üzere herkesten çok özür dilerim ama, 'normal' bir erkek gözüyle hiç de güzel olmayan bir kadını, neredeyse eşi benzeri olmayan bir 'Dünya Güzeli' gibi göstermeye çalışmanın tuhaflığına ise ne diyeceğimi bilemiyorum..


O değil de, Kelime Oyunu yarışmasıyla ünlü olan sunucu Ali İhsan Varol'un psikolog olarak göründüğü ve pek güzel oynadığı kısacık bir sekans, bu kötü filmin en komik, en güzel bölümüydü..
Buyrun bu da benden 'pozitif' bir ekleme olsun..

İmza: Bir dost..





Yönetmen: Umut Yüksel
Senaryo: Ezgi Yüksel, Umut Yüksel
Oyuncular: Kemal Uçar, Pınar Göktaş, Lemi Filozof, Dilşah Demir
Yapım: 2014, Türkiye


  1.5 5



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...