22.08.2014

Qu'est-ce qu'on a fait au Bon Dieu? / Sürpriz Damatlar


Fransa'nın üst sınıf ailelerinden birine mensup olan Claude (Christian Clavier) ve Marie Verneuil (Chantal Lauby) çiftinin dört güzel kızları vardır.

Bu kızlardan Isabelle, bir müslüman olan Rachid ile; Odile, bir Yahudi olan David ile ve Segolene de Chao isimli bir Çinli ile evlenir.

Bu değişik kültürlerden damatları kabullenmekte güçlük çeken Claude ve Marie'nin tek ümitleri küçük kızları Laure'nin kilisede yapılacak bir tören ile Katolik evliliği gerçekleştirmesidir.

İstedikleri de olmuştur.
Bir gün Laure evlenmeye karar verdiğini ve damadın da iyi bir Katolik olduğunu ailesine bildirdiğinde çok sevinirler.

Nihayet normal bir düğün gerçekleşecektir ancak hayalleri yeni damat adayı Charles ile tanıştıklarında yıkılır.


Charles Afrika kökenli bir Katoliktir.
Claude için artık yapılacak tek bir şey kalmıştır, düğünü sabote etmek.
Bu hedefe ulaşmak için kendisine de ilginç bir müttefik bulur, damat adayı Charles 'ın Babası Andre.


Sokaklarında 'hakiki' Fransız'a rastlamanın giderek güçleştiği günümüz Fransa'sının bu çok renkli, çok dilli, çok dinli, dolayısıyla da çok problemli hal-i pürmelalini irdeleyen bir komedi..

Evlilik kapanına girmeye hazır dört kızı olan 'De Gaulle'cü' bir babaya sahip -ille de Katolik- haza bir Fransız ailesinin içine damatlar vasıtasıyla duhul olan bu çok kültürlü oluşum, babanın 'mutat' tepkisine ilaveten her unsurun kendi aralarında başlayacak bir didişmeye de yol açar..

Filmin en değerli tezi -elbette bendeniz hariç- istisnasız herkesin içinde bir ırkçı nüvenin saklı olduğu gerçeğini hatırlatmasıydı..
Siz de belki kendinizi değil ama, çok yakından tanıdığınızı sandığınız 'hümanist' birini 'şartların oluştuğu' bir gün ırkçılık yaparken yakalamış olmalısınız..
Irkçılıktan çok çekmiş, bu yüzden resmen köleliği yaşamış bir ırkın mümessili bile içindeki bu nüvenin kurbanı olabilir..




Çok 'ırkçılık' dedim ama, filmin aslında -şakayla karışık- anlatmaya ve eleştirmeye çalıştığı şey, her sözden, her hareketten, her şeyden nem kaparak her an yeni bir 'ırkçı' yakalamaya çalışan toplumsal alarm sistemimiz..

Tamam, belki bunun çok haklı nedenleri var, evet çok acı tarihsel deneyimler yaşadık; ama, şimdi gelinen şu noktada da artık espri yapamaz, içinde bir Arap, bir Yahudi, bir Türk ve bir Kürt'ün olduğu gayet masum bir fıkrayı dahi anlatamaz olduk..

İşte bu şartlarda ve böylesine netameli bir konuyu -yumuşatarak- anlatmak için 'komedi', yine de en müsait alan olarak görünüyor..

Ve bu film bunu -belki komedi klişelerine biraz fazla yaslansa da- başarmış diyebiliriz..
En azından, iğrençleşmeden komedi yapmaya niyetli olması, bolca göndermeler içeren diyaloglara sahip senaryosu ve sempatik oyuncularıyla sıkılmadan izleniyor..

  5








Filmin Yapım Notu

Yönetmen

15 Kasım 1965 tarihinde doğan Philippe de Chauveron, Fransa'nın önemli senarist ve yönetmenlerindendir.
ESEC Film Okulu'ndan 1986 yılında mezun olan Philippe de Chauveron, filmcilik sektörüne yazar olarak adım attı.
Aynı dönemde ilk kısa filmi olan Big'i, yönetmen Emmanuel Silvestre ile birlikte çekti.
1995 yılında, Jean Reno ve Christian Charmetant'ın baş rollerinde oynadığı Truffles isimli komedi filminin senaristliğini yaptı.
Hem senarist ve hem de yönetmenliğini yaptığı ilk filmi olan Les Parasites'i 1998 yılında çekti.
Takip eden yıllarda Bingo ve Le Beuze isimli iki önemli Fransız filminin senaristliğini yaptı.
2004 yılında tekrar kamera arkasına geçerek, başrolünü Jean Dujardin'in üstlendiği L'amour Aux Trousses filmini çekti.
2009 yılının en başarılı filmlerinden, yönetmenliğini Gabriel Julien-Lafarriere'in yaptığı Neuilly Sa Mere isimli komedi filminin senaristliğini yaptı.
2011 yılında tekrar yönetmen ve senaristliğe dönen Philippe de Chauveron, Zidrou ve Godi'nin aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan L’élève Ducobu adlı komedi filmini çekti.
Aynı yıl içinde Les Seigneurs d'Olivier Dahan filminin senaryosunu yazdı.
2012 yılında Les Vacances de Ducobu filminin yönetmenliğini yapan Philippe de Chauveron, belki de kariyerinin en büyük başarısını 2014 yılında çektiği ve senaryosunu Guy Laurent ile birlikte yazdığı Qu'est-ce qu'on a fait au bon Dieu? (Sürpriz Damatlar) filmi ile yakaladı.



Yönetmenin Filmografisi

Les Truffes, 1995, Senarist
Les Parasites, 1999, Senarist ve Yönetmen
La Beuze, 2003, Senarist
L'amour aux Trousses, 2005, Senarist ve Yönetmen
Neully Sa Mere , 2009, Senarist
L'Élève Ducobu, 2011, Senarist ve Yönetmen
Les Vacances de Ducobu, 2012, Senarist ve Yönetmen
Les Seigneurs d'Olivier Dahan, 2012, Senarist
Qu'est-ce qu'on a fait au bon Dieu?, 2014, Senarist ve Yönetmen

Film Hakkında Ne Dediler?

Philippe de Chauveron

Böyle bir film çekmeye Fransız'ların değişik kültür evliliklerinde Dünya şampiyonu olduğunu öğrendiğimde karar verdim.
Ülkemizde evliliklerin % 20'si değişik kültür ve inançlardan olan kişiler arasında gerçekleşiyor.
Avrupa genelinde bu oran % 3'ler civarında.
Aslında benim de ailemde böyle çiftler var.
Ben bir Katolik aileden geliyorum.
Ama örneğin erkek kardeşim bir Kuzey Afrikalı ile evli.
Ben de gençlik yıllarımda bir Afrika'lı bayan ile yaşamıştım.
Dolayısıyla değişik kültür ve inanç evliliklerinin problemlerini ve bu problemlerin içindeki komiklikleri biliyorum.
İçimdeki yazar hep daha ilerisini düşündürdü bana ve bu filmi yazarken bir ailenin bu tip dört evliliği nasıl kabullenebileceğini hayal ettim.



Christian Clavier

Senaryoyu okuduğumda Philipe de Chauveron'un harika bir yazar olduğunu düşündüm.
Bana teklif edilen rolün gayet basit ve oynamasının oldukça eğlenceli olduğunu hissederek teklifi hemen kabul ettim.
Oynadığım karakter benim yaşlarımda ve benim yaşımın inatçılığına sahip.
Hataları olan bir karakter ama bunu olayların içindeki ironiyi yakalayarak kapatıyor.
Karakterde en çok sevdiğim buydu.


Chantal Lauby

Filmde oynadığım karakter iyi bir anne.
Çocukluğundan beri hep kibar olması söylenmiş ve öğretilmiş kendisine.
Yaşadığı mutsuzlukları kendi içine atıp, yaşayıp kendi köşesinde depresyonunu yaşayan bir anne.
Tam bir klasik.
Bence Philipe de Chauveron bu klasiği çok lezzetli bir komedi haline dönüştürmüş.
Bu sayede de izleyiciler karakteri kolaylıkla benimsiyor.



Avrupa Basınında Film

The Intouchables'den sonra çekilmiş en iyi komedilerden birisi - Le Journal du Dimanche
İnsani duygular ve zeka dolu bir film - Le Parisien
Gerçek bir etki bırakan harika bir komedi - Femme Actuelle
Christian Clavier ustalığının en üst seviyesinde olduğu etkili bir komedi - Liberation
Harika bir oyuncu kadrosu, azalmayan ritim, komik durumlar ve diyalogları ile çok zevkli bir eğlence - Le Soir

Fransa Performansı

5 Ağustos 2014 tarihi itibari ile 11.400.000 izleyici
Şimdiden en çok izlenen Fransız filmleri arasında ilk 10 'a girmiş durumda
Şimdiden UGC 'nin en başarılı filmi oldu (Amelie - 2011 - 8,5 milyon izleyici)


Qu'est-ce qu'on a fait au Bon Dieu? / Sürpriz Damatlar / Serial (Bad) Weddings



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...