2.09.2014

Delivery Man / Süper Baba


O’nun tam olarak 533 çocuğu var!

Sıradan bir hayat yaşayan David Wozniak (Vince Vaughn), hayatta hiçbir sorumluluğu olmayan, vurdumduymaz ama bir o kadar da iyi kalpli bir adamdır.

Ailesinin sahibi olduğu et şirketinde nakliyeci olarak çalışan David, çok ciddi bir borç batağındadır ve hayatına bir türlü yön veremez haldedir.
Ta ki yıllar önce sperm bankasına yaptığı bağışlar sonrası bankaca yapılan bir hata nedeniyle 533 çocuğu olduğunu öğrenene kadar...

533 çocuktan 142 tanesi biraraya gelerek gerçek babalarının kim olduğunu öğrenmek için dava açmışlardır.
İşte David hayatında belki de ilk kez doğru bir şey yapacak ve çocuklarına güzel örnek olmaya çalışacaktır.

Çocukları hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isteyen David, onları aramaya başlayacak, hayatında ilk kez büyük bir sorumluluk alacak ve kendinden önce başkalarının hayatlarını düzene sokmak için hareket etmeye başlayacaktır.

David “çocuklarının” hayatta başarılı olmalarını, yanlış yapmamalarını, onları her şeyden korumayı, ağlamak istedikleri bir omuz aradıklarında yanlarında olmayı ve yanlarında olamadığı seneleri affettirmek için yeni kararlar alır.
David çocuklarını aramaya koyulmuşken, kız arkadaşı Emma (Cobie Smulders) da hamile olduğunu öğrenir, 534. çocuk da David’in hayatına girmek için yola çıkmıştır!


Gerçek hayatta 2 çocuk babası olan Vaughn, Süper Baba filmi için, “Biraz çılgın ama çokça kalbe dokunan bir hikâyemiz var. Tüm film aile bağları, doğru yolu bulmak ve kalbe dokunabilmek üzerine yazılmış. Ben de kendi hayatımda çocuklarımla ve ebeveynlerimle tıpkı David’in yaşadığı tarzda sorunlar yaşıyorum. Gerçek hayatta yaşadığımız ailevi sorunlara dikkat çeken ve insanın içini ısıtan sahnelere sahip bir film yaptık. Aynı zamanda kendi sahnelerime bile uzun süre gülebildiğim bir film Süper Baba. Filmi izleyen herkesin kendinden bir şeyler bulabileceğine ve ailesini hatırlayacağına inanıyorum.” diyor ve ekliyor:
“David kocaman bir kalbe sahip. Bu sebeple herkes tarafından çok seviliyor. Hala büyümüş sayılmaz. Ailesinin et işinde çalışıyor ve yaptığı birçok şey çocukça! Yetişkinlik sorumluluklarının birçoğundan habersiz olan David, yaşayacakları sebebiyle bir anda çok farklı bir karaktere bürünecek ve baba olmanın ne demek olduğunu anlayacak.”


Senarist ve yönetmen Ken Scott, Vince Vaughn’un başrole seçilmesinin sebebini şöyle anlatıyor: “David Wozniak karakterini çok farklı yazdım ve hayal ettim. Uzun süre hangi oyuncunun bu dokuyu yakalayabileceğini, hem komedi hem de duygusal sahnelerle aynı anda başa çıkarak filmi sırtlayabileceğini düşünürken aklıma gelen ilk isim Vince oldu. Kararımda ne kadar haklı olduğumu filmi çekerken bir kez daha anladım. Vince hikâyeyi çok sevdi, karakteri çok sevdi ve filmde harikalar yarattı.” diyor.

David’in en yakın arkadaşı Brett’e hayat veren Chris Pratt dört çocuğuna tek başına bakmak zorunda olan bir avukattır.
Chris Pratt Brett karakteri için “Brett, bunalımlı, şişman, ipin ucunda hisseden ve dört çocuğa tek başına bakmaktan bitmiş durumdaki bir zavallı. Son çare olarak David’in davasını üstlenen Brett çok komik olaylara sebep olacak. Hayat boyu asla başarılı olamamış bir adam acaba bu sefer başarılı olacak mıdır? Ben Brett’i gerçekten çok sevdim, eğer yaşayan bir karakter olsaydı emin olun benim en yakın arkadaşım olurdu. Brett sizi çok eğlendirecek!” diyor.


David’in kız arkadaşı Emma rolü için oyuncu aradığı zamanı anlatan yönetmen Scott “Komedide gerçekten başarılı olan ve Vaughn’la ters köşe duygusallığa sahip bir oyuncuyla çalışmam gerektiğini düşündüm. Cobie Smulders bu rol için harika gözüküyordu. Aslında çok dramatik olan sahnelerin komedi diliyle anlatılması konusunda Cobie’ye güvendiğim için çok mutluyum, tam istediğim gibi bir oyunculuk sergiledi ve beni kendine hayran bıraktı” diyor.

David Wozniak’ın hayatının nasıl değiştiği, ailenin ne demek olduğu, ne olursa olsun sevdiğin insanların yanında her zaman olabilmenin keyfini, zorlukların birlikte aşıldığını anlatan “Süper Baba” 29 Ağustos’tan itibaren beyazperdede izleyicisiyle buluşuyor!

Delivery Man

Yönetmen: Ken Scott
Senaryo: Ken Scott
Oyuncular: Vince Vaughn, Cobie Smulders, Chris Pratt, Simon Delaney, Bobby Mornihan
Tür: Komedi
Süre: 105 dk
İthalat: Fida Film
Dağıtım: Chantier Films



Filmin mümkünmertebe notu ::

Aramızdan birçok genç bünyenin de hayalini süslediğine kesinlikle emin olduğum -nasıl bu kadar emin oluyorsun, diye sormayın lütfen- 'birikimlerini sperm bankasına yatırmak' olayını ana mevzu olarak kullanması, bu filmin en ilginç tarafı..
Öte yandan, sözünü ettiğim gençleri, bu yönde faaliyete geçmeden önce bir kez daha düşünmeye sevk edebilecek özelliğe de sahip..

Arada uçuşan iyi espriler olsa da, işi -aslında gerektiği gibi- tam bir komediye dönüştürememesi, filmin en bariz hatası..
Sonuç olarak, kendi yarattığı 'anlamsız' ciddiyete ve duygusallığa, kendini kaptırarak sıradanlaşan, vasat bir film bu..


'Müzmin sorumsuz' bir adamın bu denli hassaslaşması; bir zamanlar bankaya doğru fışkırttığı spermlerine maruz kalmaları dışında, kendileriyle hiçbir bağlantısı bulunmayan yüzlerce  insanın birdenbire ortaya çıkmasıyla bunalıma falan girmesi, tam bir saçmalık..

Bi ara, çocuk denen baş belasının gerçek yüzünü göstermeye çalışarak, çocuk sahibi olmak istemenin, 'Doğa'nın kandırıkçı zokasını kolayca yutan bir ahmak olmakla aynı şey olduğunun altını çizer gibi yaptıktan sonra, duygusal bir manevrayla yan çizen film, tam da Hollywood'dan beklenildiği gibi davranarak, bir kez daha şaşırtmıyor..

Annelik neyse de- sırf dölleyici spermin sahibi olmakla kazanılmış bir 'Babalık' ünvanının ne menem şey olduğu tamamen belirsizken, bir de bunun üzerinden 'yapay' duygusallık yapmak, doğrusu mide bulandırıcı..


Siz az önce, 'belirsiz' dediğime bakmayın; aslında apaçık bir gerçek var ortada: 'Normal' yoldan baba olmuş erkeklerin bile -o da belki- yüzde birinin idrak edebileceği bir hissiyattan bahsediliyor burada..
Anneleriyle 'Bir gecelik' bile ilişki yaşamadan -ne ilişkisi!- böyle bir kadının varlığından bile haberdar olmayan, ama ortalığa durmadan 'eline kuvvet' sperm saçan bir adamın, yıllar sonra tesadüfen ortaya çıkan bu çocuklara, babalık duygusuyla yaklaşması beklenebilir mi allasen..
Fakat, elbette hayal edilebilir; film de bunu yapıyor zaten..

Yeri gelmişken -belki tekrar gibi olacak ama olsun- 'damdan düşmüş' biri olarak size önermiyorum, yalvarıyorum dostlar:
Bol bol sevişin.. Ama sakın evlenmeyin..
Çocuk yapmayı ise asla düşünmeyin..
Çok istiyorsanız eğer çocuk, hazır yapılmış, ama sokağa bırakılmışlar var..
Alın onlardan birini işte, alın..
Hem çocuğu alın, hem de boyunuzun ölçüsünü..

  2.5 5


Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...