23.10.2014

İncir Reçeli 2 :: Seven Yerleri Dibe Çökmüş Adam


Biz onun eski, boktan hâllerini de biliriz ya, neyse..

İlk filmde toprağa verdiği sevgilisini, Duygu'sunu yitirdiğinden, geçmişine takılmış kalmış Metin (Halil Sezai), bir barda şarkı söyleyerek geçimini sağlayan, ilk filmden baki kalan şöhretiyle arada bir hava atan, rakıdan başka dostu, gitardan başka yareni olmayan, şarkılardan başka da sesi duyulmayan ve her gece sabaha karşı evine küfe içinde taşınan, kahvaltısını da öğleden sonra yapan bir garip adama dönüşmüştür..

Gündüzleri dövme işiyle uğraşan (tattoo demek istiyorum ama dövüşte de ustadır o), geceleri Metin'le aynı barda barmaid'lik yapan, boş zamanlarını da resim boyayarak değerlendiren Gizem (Şafak Pekdemir) ise, kaba saba tavırlarının gölgeleyemediği güzelliğinin getirisi olarak, barda falan kendisine asılanların burnuna kafayı geçirerek bi güzel hizaya sokan, haza delikanlı bir kızımızdır..


İşte günler ve geceler her zamanki gibi geçerken, yani gündüzleri uyuyan Metin, geceleri sahnede rakısını yudumlayıp, gitarını tıngırdatırken; gündüzleri dövme yapan Gizem de geceleri geçtiği barın arkasında, bir yandan bade sunup, bir yandan da yeni burunlar kırarken.. bir gün olanlar olur..


Ve sinemada alık alık perdeye bakan herkesin -kızmayın, o alıklardan biri de benim- dört gözle beklediği gelişme nihayet gerçekleşir ve bu iki tip, bi şekilde -ne şekilde olduğunu unuttum şimdi- birbirlerini fark etmeye, hatta kaş-göz etmeye başlarlar..

Ey sıradan insanlar lütfen dikkat!.
Etrafı boşaltınız ve ayak altında dolaşmayınız..
Zira, ikisi de birbirinden savruk ama sizin asla anlayamayacağınız olağanüstü niteliklere sahip bu devlerin aşkı başlamış olup, çevreye nasıl bi zarar verebilecekleri önceden kestirilemediğinden, müessesemiz mesuliyet  kabul etmemektedir..



Çalkalamadan İzlemeyiniz

Galata Kulesi'yle -evet evet, bildiğiniz kulenin ta kendisiyle- kadeh tokuşturabilecek kadar derin efkârlı ve adeta aşk acısı çekmek için yaratılmış olduğu her halinden belli olan, bu özelliğini en uzun süreçe yayarak, duygusunu en tepede yaşayabilmeyi bir meslek gibi benimsemiş bir adam ile erkeklerle kadın gibi değil de, erkek gibi arkadaşlık yapmaktan hoşlanan, ama -Metin misali- ruh eşini bulduğunda pofuduk bir kedi gibi de yumuşayabilen bir 'Erkek Fatma'nın, ibretlik bir aşk hikâyesi..


En çarpıcısı olan ve bencileyin ıssız adamlara bir umut ışığı taşıyan, 'Yalnız bir adam gördüğünüzde hemen çalkalayın, zira seven yerleri dibe çökmüş olabilir' gibisinden, özlü sözlerin havalarda uçuştuğu, büyük şair Halil Sezai'nin şarkı sözlerini replik niyetine kullanan tiplerin ortalıkta dolaştığı İncir Reçeli 2 için, kötü olan ilk filmin de bir tık aşağısına düşmüş diyebiliriz..
Bunun nedeni, burada da kendisine bolca rastlanan 'efkâr' yoksunluğu değil, ilk filmin kadın kahramanı Duygu'nun yaşattığı -merak unsuru da olan- o 'gizemli kadın' olayına benzer bir etkinin, bu filmdeki eksikliği olsa gerek..      


Onlar da iş icabı katlanıyorlar gerçi ama, film ekibinden başka kimseyi güldüremeyecek basitlikte ve sakillikte espriler ya da -bar çalışanlarının iddiası gibi- zavallı komiklikler, binbir emek ve de kasılmayla yaratılmaya çalışılan, filmin o -adeta- uhrevi ve karizmatik ambiyansını, bir anda tuzla buz ediveriyor..

Size bir soru: Metin gibi bir adam, kendisinin her haline 180 derece ters karaktere ve yaşam tercihlerine sahip Erol denen o gerzekle nasıl oluyor da kanka derecesinde arkadaş olabiliyor.. hadi oldu da, yıllarca kalabiliyor?.
Evet bildiniz: Filmin 'güldüremeyen güldürü ögesi' olsun diye..

Yok sağdaki bu ağbi Erol değil, dövme meraklısı bir ak bıyıklı dede
O değil de, dolaba sıralanmış reçel kavanozlarının şöyle bi görüntüye gelmesi dışında, ilk filmin o gına getirici incir reçeli muhabbetine hiç girilmemesi, filmin tek olumlu özelliği olarak gösterilebilir..

Finalde duyulan ve Müslüm Gürses'ten gelen, Türkçe sözlü 'The Temple of The King' cover'ını da, filmin iyi şeylerinden saymak mümkün..

Dövmeci kızın, gözümüze sokulan, 'geçici' oldukları ise bir kilometre öteden fark edilebilen dövmeleri gibi köksüz ve yüzeysel tarifeden, bir takım büyük büyük laflar ederek -belli ki- ünlü bir şarkıcı olunabiliyor; ama doğru dürüst bir film için sadece bunlar yeterli olmuyor..




İncir Reçeli 2

Senarist- Yönetmen: Aytaç Ağırlar
Oyuncular: Halil Sezai, Şafak Pekdemir
Yapım: 2014, Türkiye,

  1.5 / 5


Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...