15.03.2015

Çekmeköy Underground :: Damar Stayla ya da Varoşun Son Çocukları



Çekmeköy Underground, lüks semtlere dönüşen gecekondu mahallelerindeki gençlerin öyküsüdür.

Beatbox yapıp dans eden mahallenin gençleri yıllardır hayalini kurdukları stüdyoya kavuşmuşlardır.
Bir yandan yetenek yarışmasına hazırlanmakta bir yandan da hapisten çıkacak abileri için heyecanla 'arabesk rap' tarzı bir klip hazırlamaktadırlar. 

Cemal Abi, nam-ı diğer 'Küllü Harap' hapisten çıkar gelir ancak kendi hayal dünyasında yaşattığı aşk hikayesi dışında hiçbir şeyle ilgilenmez.
Üstelik haksız yere hapse girdiği bilinen Cemal'in, aşk yüzünden kaçakçılık yapmış olduğu ortaya çıkar.

Yaşadıkları mahallelerde gitgide alanları daralsa da dansları, şarkıları ve kendilerine özgü stilleriyle hayallerinin peşinde koşan, kendilerine mekansız krallar diyen gecekondulu gençlerin hikayesi.

Küllü Harap Efsanesi'nin Sonu

Kentsel dönüşüm denen rantsal bölüşümün olumsuz, haksız ve adaletsiz etkilerini -yoksul aileleri kadar- kendi kurdukları 'underground' özellikli küçücük dünyalarında da derinden hisseden, cirimleri küçük ama ateşleri büyük, alabildiğine duygusal, harbiden isyankâr varoş çocuklarının dünyasına 'içerden' bakmaya çalışan, samimi bir iş Çekmeköy Underground..


Oyuncu seçimi ve özellikle onların yönetimiyle, yaratılan karakterlerin 'yaşayan' halleriyle ve de oldukça 'özgün' mekân kullanımıyla gereken gerçekliği büyük oranda gerçekleştirmesi, bu film gibi 'gerçekçi' bir yapımın en önemli silahı..

Yine de oyuncu, karakter ve mekân derken; 'çete'nin kadın üyesi Ayça'yı canlandıran -adını bilemediğim- oyuncunun fazlasıyla göze batıp rahatsız edici olan hamlığını zikretmeden geçemiyeceğim.. ha bir de Çekmeköy'ün ortasında, taa Eyüp Belediyesi'nin banklarının ne işi vardı yahu!.


Bencileyin, Çekmeköy'ü hayatında bir kez bile görmemiş biri için belki çok önemli değil ama, o semtte yaşayan biri bu filmi izlerken, kim bilir daha ne falsolar görecektir..
Tamam, hikâye orada geçiyor diye filminizi aynı semtte çekmek zorunda değilsiniz belki ama, böyle tatsız durumlara yakalanmamanın yanı sıra, filmin atmosferini sağlam kurabilmek için de bence bu gerekli diye düşünüyorum..
Hem bunun neresi zor allasen.. size stüdyo kurun demiyorum ki, adı Çekmeköy olan filmi -bi zahmet- Çekmeköy'de çekiverin diyorum..


Filmin genelinde büyük bi yer tutan, cam, ayna ya da buna benzer materyallerden yansıyan, kırılmış, dağılmış ve  deforme olmuş görüntülerle oluşturulan sahnelere, içerik ile üslup arasındaki uyumun başarılı bir uygulaması diyebiliriz..

"Şeyh uçmaz müritleri uçurur" sözünün ibretlik bir örneği olarak, içerdeyken adeta şeyh mertebesine yükseltilen 'Küllü Harap' Cemal'in hapisten çıktıktan sonraki davranışlarının, müritleri olan Tarık ve arkadaşlarında yarattığı hayâl kırıklığı, gayet evrensel bir durumdur aslında..


Kendi kendimize, hatta o kişinin gerçekliğinden tamamen bihaber yarattığımız efsanelerin gerçek yüzüyle karşılaşan ve onların en az bizler kadar 'sıradan' olduklarını görünce de yıkılan, az kişi olmamalı aramızda..

Aslında, aşk acısı çeken zavallı bir adamdan başka bir şey olmayan, 'gıyaben efsane' Cemal'in 'çaresiz' hallerini layıkıyla yansıtan Kerem Can'ı iyi bulurken; görüntüsüyle, zaman zaman Gael García Bernal'ı andıran Can Sipahi'nin (Tarık) oyunculuğu da gayet başarılıydı..
Bu arada, varlık durumu iyi, ama kafası ve gönlü çeteye ve de Tarık'a yakın duran 'Alamancı' kız rolünde Gözde Kocaoğlu'nun 'sahici' performansını da zikretmeden geçmeyeyim..


Sağda solda, yolda gördüğümüzde 'Apaçi' diye gülüp geçtiğimiz, olmazsa olmaz saç stilleri, herhangi bir enstrüman kullanmadan sırf ağızlarıyla yaptıkları 'beatbox' maharetleri, arabesk usulü rap'lerine uydurdukları dansları, garajdan bozma stüdyolarında büyüttükleri 'umarsız' hayâlleri ve tam manasıyla 'teslim olarak' yaşamaktan adeta korkup çekindikleri aşklarıyla var olan bu gençleri, böylesine 'doğrudan' anlatan ikinci bir uzun metrajımız var mı, doğrusu ben hatırlayamadım..


İlk filmindeki bu öncülüğüyle bile değerli bir iş yapan Aysim Türkmen'i kutlarken; senarist - yönetmenimizin, özellikle öyküsünün finalini -filmin geneli itibarıyla hak ettiği bir biçimde- bağlayamamak gibi bazı kusurlarının varlığını da belirtmek zorundayım..



Çekmeköy Underground

Yönetmen: Aysim Türkmen
Senaryo: Aysim Türkmen
Oyuncular: Kerem Can, Can Sipahi, Gözde Kocaoğlu
Yapım: 2014, Türkiye, 96'

  3 / 5


Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...