24.06.2015

Horns / Boynuzlar



Ig Perrish, sevgilisi Merrin’in tecavüz edilip öldürülmesi sonrası polis tarafından bir numaralı şüpheli ilan edilmiştir.
Çok içtiği bir gecenin ertesi sabahı uyandığında, aynada bir gariplik fark eder.
Kafasının iki yanında boynuzlar çıkmaktadır.

Neye uğradığını şaşıran Ig, ilerleyen günlerde insanların kafasındaki boynuzlardan çok etkilendiğini ve kimseye yapamadıkları itirafları boynuzlardan korktukları için kendisine yaptıklarını fark eder.

Tüm bu garip süreçte, sevgilisi Merrin’in aslında başına ne geldiğini araştıracak ve cinayetin faillerini insanlardan öğrendikleriyle kendi yoluyla bulmayı deneyecektir.

Joe Hill’in aynı adlı romanın uyarlanan film, doğaüstü bir gerilimin yanı sıra, fantastik ve romantik öğeler de barındırıyor.

Senaryosunu Keith Bunin’in yazdığı yapımda yönetmenliği Alexandre Aja üstlenirken baş rolde Daniel Radcliffe karşımıza çıkıyor.

Filmin mmknmrtb notu ::

Pek havalı açılış sekansıyla umutlandıran; özellikle, boynuzları çıkarak şeytanlaşan Ig Perrish'i görenlerin -o meşhur, 'Şeytan diyor ki' kalıbına uygun olarak- hiçbir 'insani ve politik filtre' kullanmadan, içlerinden geldiği gibi konuşup davrandıklarında oldukça ilginçleşen film, 'dengesiz' bir biçimde kendini gösteren mizahı, gereksiz bir şekilde 'Katil kim?' sorusunun yanıtını aramaya yönelmesiyle birlikte, bir türlü vasatı aşamıyor..

Bu arada filmin, kilise, haç ve benzeri dini saçmalıklara olan aşırı meylini ve de o meşum melek kanatlanması zırvalıklarını falan görmezden geliyorum; kıymetim iyi bilinsin..

   2.5 / 5




YÖNETMENİN BAKIŞ AÇISI (Alexandre Aja)



Kaynakça - Kitap

“Son 10 yıldır korku filmleriyle çalıştıktan sonra bu türün püf noktalarını, kolaylıklarını ve çekiciliklerini daha yakından tanıyarak onları geliştirip, belki baştan oluşturma fırsatı bulabilmeye başladım. Sıradaki filmimin gotik bir tarzda olması da sanırım kimse için bir sürpriz sayılmadı. Joe Hills’in kült romanı Boynuzlar’ı ilk okuyuşumda, yazarın modern Amerika üzerinden yaptığı kinayeler ve karakterler arası kontrastlar dikkatimi çekmişti. Aşk hikayesi beni derinden etkilerken, insan doğasına dair absürt ve biraz da rahatsız edici çıkarımları yüzümde bir tebessüm oluşturmayı başarmıştı. Joe Hill, korkuyla kara mizahı bir arada harmanlayabilmiş, doğaüstü güçlerle üstesinden gelmemiz gereken tabuların kesişimlerini insanın gözüne sokarcasına kaleme almıştı.”



OYUNCU KADROSU

“Oyuncu seçimlerine başladığımız sırada, karanlık, komik, romantik ve adeta cennetten kovulmuşçasına öfkeyle dolu bu karakteri hangi aktörün canlandıracağını bulmak istiyordum. Filmin can alıcı noktası, başrol oyuncusunun kafasında çıkan boynuzlar olduğu için, bu konuda da bazı araştırmalar yaptım. Gustavo Dore’nin Inferno, Milton’ın Paradise Lost ve Goya’nın 19’uncu yüzyıl tablolarını inceledim. O boynuzların olabildiğince organik görünmeleri gerektiğini artık biliyordum. Bu yüzden Ig gibi ikonik, duygusal iniş çıkışların arasındaki farkı kolayca gösterebilen gelgitli bir karakterin en iyi Daniel tarafından canlandırılabileceği fikrine çok geçmeden kapıldım.”



“Merrin karakterinin seçimi içinse, Havva’nın vücut bulmuş halini imgeleyebilecek bir oyuncu arayışındaydım. Merrin, karanlık ve kaos içindeki dünyada yaşamasına karar verilen, tanrının planladığı ilk mitolojik kadın kadar saf ve sevmeye hazır olmalıydı. Bir yandan da ölümüyle hala Ig’i peşinden sürüklemeye çalışan, onu koruyan, ve hayattayken de takındığı koruyucu tavrı devam ettirmesi durumu var. İşte bu iki farklı güzelliği ve gücü yansıtabilecek narin karakteri Juno Temple’ın hayata geçirmesi bir noktadan sonra kaçınılmaz olmuştu.”


SİNEMATOGRAFİ - PRODÜKSİYON TASARIMI

“Filme bir çekim ortamı, set kazandırma aşaması da kolay olmadı zira filmin kendisi de apayrı bir karakter gibi. Ve benim için ormanlar arasında, çok da göz önünde olmayan, adeta bir Cennet Bahçesi’ni andıran bu küçük kasabayı bulmak kolay olmadı. Romandaki göndermelerle örtüşen özellikler barındıran bir Vancouver kasabasında karar kılındı. Diğer gençlik filmlerinin aksine fazlasıyla orman ve ağaçlık alan sahnesi içermesini istemedim ama yine de seyirci saf doğanın orada olduğunu bilmeliydi. Dağları, parkları ve ağaç evin konumlandırılacağı bölgeyi tespit edebilmek için haftalarca araştırma yaptık.



Ve sonunda, Kuzey Amerika için konuşursak, hayatımda gördüğüm en sık bitki örtüsüne sahip ağaçlık bölgeyi bulduk. Adeta filme set olması için özenle hazırlanmış gibiydi. Bu konum çok önemliydi çünkü filmde Ig’in Merrin’le aşk tohumlarını attığı ilk yer burasıydı, filmin düğümlendiği yer burasıydı, konunun olgunlaştığı yer burasıydı, bütün çıkmazların çözüldüğü yer de burasıydı.
Gregory Crewdson’ın görüntü yönetmenliği yapmasından ve yakaladığı bakış açılarından son derece memnunum. Son derece doğal bir ortamda bize doğaüstü ve büyüleyici bir kadraj yakalamayı başardı.”



RED GRANITE PICTURES HAKKINDA

Amerika menşeili bir sinema finansmanı, film yapımı, dağıtımı şirketi olan Red Granite, 2010 yılında Riza Aziz ve Joey McFarland tarafından kurulur.
İki ortak, David Boyle’un iş ilişkileri ve yapımların hukuksal ayağına bakması ve Danny Dimbort ile Christian Mercuri’nin dağıtım ağının başına geçmesiyle uluslararası bir hale de bürünmüş oldu.
Şirket son olarak bütün yönetim kadrosuyla 2011 Cannes Film Festivali’nde yer almıştı.



YÖNETMENE DAİR

Alexandre Aja

7 Ağustos 1978’de Paris’te doğan Alexandre Jouan Arcady pek çok filmde yapımcı ve senarist olarak görev aldıktan sonra “The Hills Have Eyes”, “Mirrors” ve “High Tension” gibi filmlerde yönetmen koltuğuna da oturmuştur.




Horns / Boynuzlar

Oyuncular: Daniel Radcliffe, Max Minghella, Joe Anderson, Juno Temple, Kelli Garner, James Remar, Kathleen Quinlan, Heather Graham, David Morse, Michael Adamthwaite, Nels Leonardson








Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...