17.06.2015

Von glücklichen Schafen :: Elmas Anne ve İki Kuzusu



Kendisi hakkında bilgi verilmediğinden tahminim- bir Alman olan kocasından ya da sevgilisinden ayrı, henüz öğrenim çağındaki oğlu Can (Jascha Baum) ve kızı Sevgi (Marlene Metternich) ile birlikte mutlu bir aile tablosu oluşturmak için Almanya'da hayat mücadelesi veren genç bir kadındır Elmas (Narges Rashidi).

Ayrı bir evde tek başına yaşayan babasına (Vedat Erincin) ve kendisine bakarsak entegre olmuş; hiç Türkçe konuşmayan çocuklarına bakarsak asimile olmuş bu minik ailenin reisi konumundaki Elmas, çocuklarına hemşire olduğunu söylemekte, ancak bir genelevde fahişelik yapmaktadır..

Zaten Elmas'ın -karısı ölmüş- babasıyla ayrı yaşamasının, hatta onunla irtibatı kesmiş olmasının nedeni de ekmek parası uğruna yaptığı bu 'günahkâr' mesleğidir..
Büyük ihtimal, beş vakit namaz kılmasının nedeni de budur..

Günahı büyüktür; insanoğlunun onu anlayışla karşılaması neredeyse imkânsızdır, affetse affetse onu yalnız Allah affedecektir..
Bu da en azından bir tesellidir, en azından minnacık bir umut..


Bir gün -belki de- Elmas'ın en korkunç kâbusu gerçek olur.. ve Can, ergenliğin kadim bir ritüelini gerçekleştirmek üzere bir arkadaşıyla birlikte annesinin çalıştığı iş yerine gider..

Acı gerçeği olabilecek en berbat bir biçimde öğrenen Can kardeş, allak bullak olmuştur..


Tertemiz karakterli, pırlanta gibi bir çocuk olan Can'ın içinde artık fırtınalar kopmaktadır; sabah mutlulukla ayrıldığı ev onun için zindana dönüşür, ne yapacağını bilemez -delice akan kanında saklı ata yadigârı genlerin de kışkırtıcı etkisiyle sanırım- annesi başta olmak üzere, çevresine karşı saldırganlaşır..


Elmas'ın ne durumda olduğunu tarif etmeye ise kelimeler yetmez; işini bırakır, mevcut durumu oğluna anlatabilmesi, ondan anlayış görmesi, tek kelimeyle imkânsızdır..
Ne olursa olsun yaşamak zorundadır yine de..
Büyük bir umutsuzluk içinde, küçük kızına tutunmaya çalışır..
Ama Can, annesini cezalandırmaya kararlıdır; kardeşi Sevgi’yi de alır ve -o hiç beğenmediği- dedesinin evine sığınır..
Zavallı Elmas şimdi yapayalnızdır..



Tek amacı, 'her şeyi' olarak gördüğü iki çocuğunu iyi bir eğitimle yetiştirmek, rahat bir ortamda yaşatmak olan bir annenin, gün gelip de bu olanakları sağlamak üzre içine girdiği çok zor şartların altında  kalıvermesi ve üç kişilik ailesinin mutluluğu cehenneme dönüşürken, adeta dünyanın başına yıkıldığını, nefesinin kesildiğini hissetmesi..


Burada utanması gereken kimdir?.
Çocuklarının rızkı uğruna, acımasız bir dünyada ayakta kalabilmek için bi mecburiyeti yerine getirerek, bedenini erkeklerin kullanımına açan bu kadın mı; yoksa sunduğu şartlar sonucunda, onu bu kapana sıkıştıran düzen mi?.
ya da hayat denen şeyin ta kendisi mi?.


Açıkça haykırmaz belki ama film şunu fısıldar, duyabilen kulaklara:
Kuzularının mutlu bir yaşam sürmesi için bir annenin icra ettiği -size göre uygun olmayan- mesleğini sorgulamaya; üstelik çektiği acıya, katlandığı durumuna karşın onu yargılamaya hiç hakkınız yok..
Suçlamak, yargılamak çok hoşunuza gidiyorsa eğer, buyrun aynaya bakın..


Onların gerçek hayat öyküsüyle, Elmas'ın her gece yatmadan önce bir defterden küçük kızına okuduğu, anne koyun ile iki kuzusundan bahseden masalın paralellik oluşturması ve bu trükün gayet hassas ve de etkin bir biçimde kotarılıp perdeye yansıtılması, Von glücklichen Schafen'in en özgün ve de güçlü tarafı..
Yalnız önemli bir ayrıntı şudur; daha sonuna gelinmemiş bu masalın yazarı bizzat Elmas Anne'dir, lâkin, hem masalın sonunu yazacak, hem de filmin finalini yapacak kişi ise, biricik oğlu Can olacaktır..


Tam her şey bitti derken, Elmas'ın, annelik içgüdüsünün de büyük yardımıyla, bir süre önce elinden kaçırıverdiği dizginleri yeniden toparlama, hayat denen azgın boğanın boynuzlarından tutup onu yeniden yere seriverme, dolayısıyla hayatı boyunca eksikliğini hissettiği aile sıcaklığına yeniden kavuşma girişimleri, aynı zamanda senaryonun da en güçlü hamleleri oluyor..


Kadir Sözen'in yönetmenliğini yapıp, senaryosunu da yazdığı Mutlu Kuzular, hikâyesine dışardan bakanlar için bir Yeşilçam melodramı yanılsaması yaratan; fakat izlendiğinde, o yanılsama dahil, akla gelebilecek tüm klişeleri yok ederek yoluna devam eden, oldukça başarılı bir drama..


İçeriğindeki tüm olumsuzluklarla yükselen derin dramına karşın, alttan alta bir umudun sıcaklığını da hissettirmeyi bilen film, hem de dramın en karanlığında bir ışık çakması misali ortaya çıkan, iyi esprilerle bezeli mizahıyla da dikkat çekiyor..
 



Von glücklichen Schafen / Mutlu Kuzular

Senarist ve Yönetmen: Kadir Sözen
Oyuncular: Narges Rashidi, Jascha Baum, Marlene Metternich, Vedat Erincin, Benno Fürmann, David Hürten, Anna Thalbach, Erhan Emre   
Yapım: 2015, Almanya, 96'


  3.5 / 5







Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...