21.09.2015

Kara Bela :: Burak Aksak'tan Masallar



Hayatı hep kuralına göre yaşamış Kudret’in düzeni sürpriz olaylarla tepetaklak olur. 

O da çok sevdiği arabasına atlayıp Antep’e doğru yola çıkar. 
Hem gider, hem yeni arkadaşlar edinir. 

Yolculuk boyunca arabasının başına gelmeyen, Kudret ve arkadaşlarının da peşine düşmeyen kalmaz. 

Kudret yüzlerce kilometrenin sonunda hem dostluğun önemini keşfedecek hem de kuralsız yaşamın keyfini öğrenecektir.


Kült televizyon dizisi Leyla ile Mecnun'un senaristi olarak tanıdığımız, Bana Masal Anlatma ile senarist-yönetmen olarak ilk filmini izlediğimiz Burak Aksak, aynı yıl içinde kotardığı bu filminde de yine senarist-yönetmen..

Kendine has 'Absürt komedi' tarzını benimseyip sevenlerden oluşan 'özel' seyircisini oluşturmuş dizinin de yarattığı beklentiyle izlediğimiz Bana Masal Anlatma, adına karşın bir masal anlatıyordu; ki şimdiki masalın adı ise Kara Bela..


Siz tam da burada lafa karışarak, "Adam zaten ezelden beri masal anlatıyordu ya" diyebilirsiniz..
ki siz de haklısınız..

Burak Aksak, masal türünü günümüze uyarlayan, masalın alabildiğine geniş hayal dünyasını, şu andaki 'gerçek' hayatımızın unsurlarıyla karıştırıp, belli bir formülle de düzenleyerek bize sunan bir meddah gibi..


Zaten işin büyüsü de burada; seyirciyi etkileyen hissiyat ve komedi, 'mutluluk verici, renkli' masal ya da hayal dünyasının, 'iç karartıcı, sıkıcı' gerçeklerin içine kolayca sızdırılmasıyla oluşuyor..

Yalnız bu formüle uygun karıştırma işi, aynı zamanda hassas bir denge işi..
Yani, masal, gerçek, hayal ve türün olmazsa olmazı 'saçmalama' oranlarında oluşacak bir dengesizlik, olayın keyfini kaçırabilir..


Bana Masal Anlatma, bu dengeyi oldukça iyi kurmuş, senaryosu, esprileri oluşturan diyalogları özenli bir film olarak, yaratıcısı adına gelecek vadediyordu..
Kara Bela ise, tüm bu unsurlar karşılaştırıldığında -maalesef- geriye atılmış bir adım izlenimi veriyor..
Bir yılda iki film, senarist yönetmen Burak Aksak'ı, biraz zorlamış gibi..


Özellikle, filmin 'absürt' dengesini bozduğu gibi, aşırı zorlama halleriyle, geneli de olumsuz etkileyen yan -ama yeri geniş- unsurlar göze batıyor..
Örneğin, kendini Hollywood filminde oynayan bir şerif zanneden zabıta amiri ve palyaçolu, lunaparklı sekanslar, en itici ve sıkıcı unsurlardı..
Hadi bunlar komik olsalar, bi yere kadar hoş karşılanabilir belki ama; işlevleri sadece zaman doldurmak gibi görünüyordu..


O değil de, filmin en komik yeri, televizyonların en acayip yayınlarından biri olan, 'Sigarayı  acilen bırakman gerek' diyaloglu 'meşum' kamu spotunun o kısacık adaptasyonuydu..

Bu arada, uzunca bir süredir bol miktarda ve muhtelif türden yapımlarda izlediğimiz Cengiz Bozkurt'a tam anlamıyla 'yakışan' da kesinlikle bu film olmuş..


Bunun hemen arkasından, Yok Artık filminde de izlediğim Erkan Kolçak Köstendil'in iyi oyunculuğuyla parladığını, ona eşlik eden Seda Bakan'ın da gayet başarılı olduğunu söyleyebilirim.. hele ki sahnede 'Femme Fatale' bir tavırla İngilizce şarkı söylerken pek gözalıcıydı..

Ve Burak Aksak'a son bir mesaj; o gemi de gelecekse gelsin ama artık..




Kara Bela

Senaryo / Yönetmen: Burak Aksak
Oyuncular: Cengiz Bozkurt, Seda Bakan, Erkan Kolçak Köstendil, Cihan Ercan 
Yapım: 2015, Türkiye

  2.5 / 5



1 yorum:

hasan aslan dedi ki...

Espriler bayat. Izledigim en kotu filmlerdendi.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...