20.09.2015

The Visit / Ziyaret



Büyükannenin evine geldiğinde yalnızca üç kural vardır: 
İstediğin kadar ye.
Çok iyi zaman geçir.
Gece 9:30’dan sonra odandan asla çıkma.

Yazar/ yönetmen/yapımcı M. Night Shyamalan ve yapımcı Jason Blum, sizi, Universal Pictures’ın The Visit / Ziyaret filmine davet ediyor.
Shyamalan, büyükanneleri (Deanna Dunagan) ile büyükbabalarının (Peter MCRobbie) Pennsylvania’nın ücra bölgesindeki evlerine bir haftalık bir tatil için gönderilen Becca (Olivia DeJonge) ile erkek kardeşi Tyler’ın (Ed Oxenbould) korku dolu hikayesiyle köklerine geri dönüyor. 

Çocuklar yaşlı çiftin çok rahatsız edici bir şeyle ilgili olduklarını keşfettiklerinde, eve, annelerine (Kathryn Hahn) dönüş olasılıklarının her geçen gün biraz daha azaldığını görürler. 

Filmin mmknmrtb notu ::

Güvenilesi bir ortamın, giderek içinde şüpheli alametler gösteren bir süreçle birlikte, nasıl da tekinsizliğe dönüştüğünü gösterirken, arada gönderdiği -o şüphelerden de şüphelenmemizi sağlayan- küçük güven sinyalleriyle, seyircisini -her şeye rağmen- tereddütlü bir ruh halinde tutmayı başarması, The Visit'in en değerli yanı..


Finale doğru ortaya çıkan büyük sürpriz, her türlü güveni yerle bir eder ve kahramanlarla birlikte, 'şüphesiz' bir tehlikenin karanlığına yuvarlanırız..

İlle de  'Korku - Komedi' kırması türünde film çekilecekse eğer, işin doğrusu budur..
Shyamalan, iki türü asla birbirine karıştırmadan ve özellikle bağımsız kılarak, bu işin en doğru, en namuslu örneğini veriyor..

Bi ara çok moda olduğundan, bir sürü örneği yıllarca piyasaya sürülen -fark ettiğiniz üzre tamamen nefret ettiğim- korkunun -sözde- parodisi yapılarak oluşturulan o 'iğrenç' korku-komedilerden değil bu..
Bu arada, baş roldeki iki çocuk oyuncunun -genç de diyebiliriz- yetenekleri ve birbirleriyle uyumlarının harika olduğunu da zikredeyim..

Filmin değerini düşüren en önemli etken, bir türlü soyu tükenmeyen şu 'handycam efekti'.
Yapmayın kardeşim, yapmayın artık şunu, bıktık yahu!.
Bari sen yapma lan.. her şeye rağmen, koskoca M. Night Shyamalan'sın sen oğlum..  

Aynı film, 'normal' bir çekim tekniğiyle de gayet güzel halledilebilecekken, hele ki ortada 'bulunmuş ya da bulunacak' herhangi bir şey de yokken, neden 'found footage', neden bu sahtecilik?.
Soruyorum sizlere ey romalılar, kardeşlerim!.

  3 / 5



Köklere Geri Dönüş: Ziyaret başlıyor

Sinema izleyicileri 1999 yılında M. Night Shyamalan adını ilk duyduklarında kendisine dünya çapında fenomen olan Altıncı His de eşlik ediyordu.
O zamandan bu yana film yapımcısı, Ölümsüz ve İşaretler gibi filmlerin yapımını gerçekleştirmiştir.
Ama bağımsız köklerine geri dönmek, temel ve ömür boyu süren bir heyecanı – sinemada korkmayı ifade eden daha küçük bir film yapmak istemiş.
Favori yavaş ilerleyen gerilim filmleri arasında, The Exorcist, Jaws, Psycho ve Alien filmlerini sayan yazar ve yönetmen için film yapımı, hikayelerinin konularının karakterlerin kendilerinden çıktığı içten dışa doğru bir süreç.
Shyamalan bu açıdan karakterlerinin hayatlarının doğasında olan dramdan büyüleniyor ve somut, dramatik bir temelle başlamayan gerilim filmlerinin yapmaya değer olmadığını düşünüyor.
Bu türe doğru çekilmesinin nedeni de iyi bir hikaye anlatımının verdiği olanakları takdir etmesi olduğunu ve belirsizliği hem içten hissedilen hem de yaramaz bulduğunu söylüyor.

Shyamalan son dönemde daha küçük filmlerin sıcaklığını özlemiş ve ayrı düşen ve yeniden bir araya gelmenin yolunu bulmaya çalışan bir aileyi konu alan bir senaryo üzerinde çalışmış.
Şöyle anlatıyor; “Hikayelerimi, insanların dahil olması, eylemlerinin ve ilişkilerinin anlamı açısından düşünmek için bilinçli bir çaba harcıyorum.”

Yapımcı, bu kararın kendisine enerjilerini öncelikle hikayenin konusu ve karakter gelişimi üzerinde odaklaması için özgürlük verdiğini düşünüyor. Shyamalan şunları söylüyor; “Bir gün ‘bundan böyle küçük filmler yapacağız’ dedim. Fikirlerin bana geliş hızı ve benim için anlamlı oldukları belli bir süre var. Büyük bir filmi yapmak üç yıl sürüyor.  Çok uzun bir zaman. O dönemde bana mantıklı gelen fikirden gelen aynı güçle yazmam, yapmam, çekmem gerekiyor.”

Shyamalan, anne babası boşandığında terk edilen iki çocuk olan Becca ile Tyler’ın hikayesini hayal etmiş.
Zeki ve duygusal biri olan Becca, daha önce hiç tanışmadıkları anneannesiyle dedesine yaptıkları ziyaret hakkında bir belgesel çeken amatör bir film yapımcısıdır.
Ayrıntılı obsesif kompulsif ritüelleriyle anksiyete sorunlarıyla uğraşan rap’çi olma hayalleri kuran küçük kardeşi Tyler’la birlikte tren istasyonunda anneleriyle vedalaşırlar, Pennsylvania’nın ücra bölgesine doğru yola çıkarak uzun yıllardır yaşamadıkları bir şeyi yaşamak üzere, büyükanne ve büyükbabanın koşulsuz sevgisini tatmak üzere yola çıkarlar.



Nihayet şımartılmak ve her torunun hissetmesi gerektiği gibi hissetmeleri için karşılarına bir fırsat çıkmıştır.
Ayrıca annelerinin o güne kadar onları neden büyükannelerinden uzak tuttuğunu da keşfedeceklerdir.
Shyamalan, geçmişlerinin yasını tutmaya ve hayatlarına devam etmeye çalışan ailenin hikayesini yazarken, çekim tarzının acımasız bir şekilde dürüst olan yolculuklarını yansıtması konusunda son derece kararlıymış.

Bize stratejisini şöyle anlatıyor; “Film, birinci ağızdan belgesel formatında. Yazarken çıkarması çok zor olan bir dürüstlük düzeyi var. Paranormal Activity veya The Blair Witch Project gibi filmlerin avantajları bir şeyleri aynı anda yakalıyor olmalarıydı. Özgün bir his veriyordu.”

Aslında Shyamalan’ın gişe rekortmeni yapımcı Jason Blum’un Paranormal Activity serisinden aldığı ilham, Ziyaret’i yapmasına yardımcı olmuş.
Şöyle anlatıyor; “Filmin stratejisi her şeyin tesadüf gibi görünmesini sağlamak ve bu çok zorlayıcı. Ziyaret’teki iki karakterin kamerası var. Bu yüzden ikisini ayrıştırmak için iki farklı tarzda çekim yaklaşımı var.”

Film çekilip kurgusu yapıldıktan sonra Shyamalan, Sinister, Insidious ve Purge ile yukarıda sözü edilen Paranormal Activity gibi başarılı serilerin arkasındaki yapımcı olan Blum’a ulaşmış.
 İki yapımcı bir süredir iletişim halindeymiş. Aslında Blum, bir projede ortak çalışmak için yıllardır Shyamalan’ın peşindeymiş.
Shyamalan da Blum’un yazdığı, yönettiği ve finanse ettiği kişisel filmi hakkında samimi bir geri bildirimde bulunacağını biliyormuş.
Blum hemen filmdeki dram, mizah ve korku konusuna hemen yanıt vermiş ve Ziyaret’in Universal Pictures ile uzun dönemli dağıtım anlaşması için çok uygun olduğunu düşünmüş.



Yapımcı, Shayamalan’ın filmini gördüğünde sinema dağıtımı konusundaki planların kaçınılmaz bir adım olarak geldiğini söylüyor: “Geçtiğimiz 10 yıl içinde neredeyse tüm korku filmlerini izledim ve beni korkutmak çok zordur. Ziyaret’i dehşet verici buldum. Ama sadece muhteşem bir şekilde ürkütücü değildi. Night, inanılmaz komik bir film yapmış. Bu film yapımı tarzında çok nadirdir ve bu türde başarması inanılmaz zordur.”

Yapımcı, meslektaşının uzun süredir gösterdiği cesareti takdir ediyor. Bir küratör ve küçük filmler şampiyonu olarak görevinin filmleri nasıl farklı ele alacağını sürekli düşünmek olduğuna inanıyor.
Blum şunları söylüyor; “Hollywood’da şöyle bir inanış var; “yeni çıkış yapan bir film başarılı olursa onu tekrar edelim.” Ben uzun süredir bunun tam tersini yapmak gerektiğini düşünüyorum. Night bize bu belgesel taklidi tarzındaki filmi getirdi. Dikkatli, güzel bir araya getirilmiş çekimlere sahip ve filminin The Shining ve Psycho gibi favori filmlerimden bazılarından ilham almış olmasından etkilendim.”

Blum, kendilerine yatırım yapan ve sisteme karşı gelen yapımcılarla ortaklık yapmakla ilgilendiğini tekrar ediyor; “Ziyaret filminde Night gibi bir yönetmenle çalışmak bir onur oldu. Dehşetin görülmeyende ve çok yakında olduğunu içgüdüsel bir şekilde veriyor. Night’ın bu filmle ulaştığı korku, aldatıcı bir şekilde çok basit. İki çocuğun uzun zamandır kaybettikleri büyükannelerini bir hafta için ziyaret edecekleri vaadiyle bize bir güven duygusu vaadiyle sakinleştiriyor ve çok özgün ve ürkütücü bir şey yaratıyor.”

Son 20 yıldır yapımcı olarak korku türünde çalışmış olan Marc Bienstock ilk kez bir filmde Shyamalan ve Blum’la işbirliği yapıyor.
Yapımcı Ziyaret’in kasıtlı olarak zayıf ve ortalama bir şekilde çekildiğini söylüyor.
“Özgürlük ve işbirliği içeren küçük bütçenin avantajlarından söz ettik. Night açık fikirli biri, odaklanmış bir vizyona sahip bu yüzden bunu benimsedi. Ayrıca filmi standart dışı bir şekilde kronolojik olarak çektik.”



Shyamalan filmi beyaz perdede izlemeye hazırlanırken yıllardır bu kadar enerji dolu hissetmediği ve çıkan işle gurur duyduğunu söylüyor: “Ziyaret’in formatı başka hiçbir filme benzemiyor. Bu heyecan verici ve tehlikeli. Ana karakter, sinemanın gücüne inanan 15 yaşında bir film yapımcısı. Film yapımının büyülü olduğuna inandığımı düşünerek tekrar çocuk olduğum halim gibi.”

Aileyle Tanışma: Gerilimin Oyuncu Seçimi

Mütevazı bir yapım bütçesi ve sadece beş kişiden oluşan çekirdek oyuncu kadrosuyla Shyamalan’ın son filmi kişisel bir oyunu andırıyor. Gerilimi oyuncu kadrosu üzerinden çekiyor ve dehşet izleyicilerin yüzüne yayılıyor.
Sıra oyuncu seçimine geldiğinde kast yönetmeni Douglas Aibel ile birlikte seçimlerinde titiz davranmışlar.
Yazar/yönetmen, oyuncu seçimindeki mantığını şöyle açıklıyor; “Oyuncu kadrosu saflıkla seçildi. Karakterler saflıkla yazılmıştı. Oyuncuları bu filmde oynamaları için dünyanın dört bir yanından seçtim. Okumayı yaptığımızda bunun benim favori yıldızlar geçidim olabileceğini düşündüm. Sanki benim senaryoda yazdığım kişilerdi.”

Shyamalan, yeni yetme yönetmen Becca rolünü canlandırmak üzere birkaç yıldır ülkesinde izleyicileri etkilemeye devam eden Avustralyalı oyuncu Olivia DeJonge’u seçmiş. Genç oyuncu rolü neden sevdiğini şöyle anlatıyor; “Ziyaret öyle ham bir hikaye ki sizi çok heyecanlandırıyor. Senaryoyu annemle birlikte okuyorduk ve sonunda nefes nefese kalmıştık. İnanılmaz ve olağanüstü.”

Shyamalan’ın rol için DeJonge’u istemesinin bir nedeni de karakterinin de DeJonge’un da büyük bir sinema aşkı taşıması olmuş.
“Becca da ben de film yapımı konusuyla ilgiliyiz. Ben kısa film yapmayı seviyorum. Okulda çok çektim. O da karmaşık ve gerçekçi. Bu da ender bulunan bir şey. Değerleri ve ahlak kuralları var. Onunla gerçekten bağ kurdum.”


DeJonge, yönetmenin eksiksiz bir şekilde yazdığı karakteri birlikte yaratmasına izin vermesinden hoşlanmış.
“Becca’yı Night’la birlikte geliştirmek büyük bir lütuftu. Çılgın bir hayal gücüne sahip ama konuşulması çok kolay biri ve çok açık. O gerçekten Becca. Bu yüzden senaryoda, benim için canlandırması zor olan kısımları onunla birlikte çalışabilmek gerçekten çok iyi oldu. Karakterleri ve ilişkileri geliştirmemize yardım etti ve bu filmin başarılı olması için en iyiyi ortaya koymamızı sağladı.”

Annesi özgürlüğüne düşkün ve sorumsuz biri olduğu için Becca hızlı büyümek zorunda kalmış ve anne babaları boşandığından beri Tyler için bir anne figürü olmuş.
Aile dinamiğinden söz ederken DeJonge şunları söylüyor; “Becca ve Tyler babalarının gidişi için kendilerini suçluyor. Ya yanlış bir şey yaptıklarını ya da babalarının kalmasına yetecek kadar iyi olmadıklarını düşünüyorlar. Kendi suçları olmadığını kabul etmekte zorlanıyorlar.”

Bu şüphe, Becca’nın büyükannelerine yaptığı ziyareti daha da önemli kılıyor.
Oyuncu şöyle devam ediyor; “Becca, Tyler için sevgi dolu bir ebeveyn figürü. Ama aynı zamanda tam bir aile istiyor. Herkesin büyük, mutlu bir aile olmasını istiyor. Bu özgün bir yerden geliyor ve onu özel bir karakter yapan da bu.”

İzleyicilerin aile komedisi Alexander and the Terrible, Horrible, No Good, Very Bad Day filmiyle tanıdığı Avustralyalı oyuncu Ed Oxenbould, Becca’nın küçük erkek kardeşi Tyler rolünü canlandırmak üzere kadroya katılıyor.
Oxenbould oyuncu kadrosuna katılmak konusunda neden heyecan duyduğunu şöyle anlatıyor; “Ziyaret filmi hakkında beni heyecanlandıran senaryo oldu. Komik, dramatik, şüphe dolu ve ürpertici. Harika bir hikaye ve sonu inanılmaz.”


Ayrıca karakterinin mizahi rahatlama ve ucuz korkular için getirilmiş küçük bir çocuk olmaması da hoşuna gitmiş.
Küçük kardeş perişan edici obsesif kompulsif eğilimleri var. Babaları terk ettiğinden beri daha da yıpratıcı olmuş.
Oxenbould şunları söylüyor; “Tyler hassas ve iyi bir çocuk. Babaları terk ettiğinden beri bazı sorunları var. Sert biriymiş gibi davranıyor ve “T-Diamond” kişiliğiyle kabuğundan çıkıyor."

Tyler ya da “T-Diamond” obsesif kompulsif bozukluğuna rağmen filmin mizahi rahatlama yönü.
Oxenbould yönetmeninin hazırlık aşamasından kendisine çok yardımı dokunduğunu söylüyor.
Günümüzün süperstar filmlerinden esinlenmesini önermiş: “Night bana yardım edebilecek sahneleri içeren bazı filmleri izlememi söyledi. Empire of the Sun’ı izledim. Christian Bale oynuyordu. Çok genç yaşta çok cesur bir rolü vardı. Her gece annemlerle birlikte senaryonun üzerinden geçtik ve her şeyi inceledik.”

Oxenbould şöyle anlatıyor; “Tyler’ın T-Diamond tarzına döndüğü bir sahne var. Çok sert rap yapmam gerekiyordu ve gülmemek için zor duruyordum. Night’ın da monitörün arkasında kıkırdadığını duyabiliyordum.”

Neyse ki Oxenbould ile DeJonge’un birbirlerine değer veren ve sinir eden kardeş olarak karakterlerine bürünmesi de zor olmamış.
Genç oyuncu kendi adına şunları söylüyor; “Olivia muhteşemdi. Kardeş gibi geçindik. Oyunculuğu olağanüstü. Gerçekten ciddi olabilmesi ve biraz eğlenceye her zaman hazır olması açısından Night’a benziyor.”

Bu oyun anlayışı Oxenbould ile DeJonge’un tam da birlikte çok karanlık yerlere yönelecekleri anda bağ kurmaları için yardımcı olmuş.
DeJonge, beyaz perdedeki kardeşi hakkında şunları söylüyor; “Tyler çılgın bir karakter. Yüz ifadeleri ve esprileri onu çok komik kılıyor. Aynı zamanda mikrop fobisi var ve bunun üzerine de rap’çi kişiliğini koyuyor. Ne kadar bu engelleri koysa da kalbi yumuşak biri.”


Karşılıklı etkileşimleri Ziyaret filminin en güçlü sahnelerinden birine yol açmış.
Tyler senaryoyu Becca’ya çeviriyor ve kamera önü röportajı için karşısına oturtuyor.
DeJonge o etkileyici günü şöyle anlatıyor; “Duygusal olarak en zor sahne Becca’nın Tyler’la birlikte dışarıdayken belgeseli için yaptığı son röportajdı. Tyler ona daha önce kimseye söylemediği şeyleri söyletiyor ve son derece duygusal. Benim için en zor sahnelerden biriydi ama sonucu iyi oldu.”

Becca ve Tyler yakınlaşmaya devam ederken hikayenin dehşeti ortaya çıkıyor.
Tony ödüllü Deanna Dunagan ile İskoç karakter oyuncusu Peter McRobbie tarafından canlandırılan büyükanne ve büyükbabalarının giderek artan tuhaf davranışlarıyla başa çıkmaları gerekmektedir. Oxenbould deneyimli oyuncudan çok etkilenmiş ve ondan sanatıyla ilgili yıllar boyunca kullanabileceği püf noktaları almış.
Şöyle anlatıyor; “Deanna ve Peter içinde oldukları her sahnede çok başarılı oluyorlar. Karakterleri çok ürkütücü.”

Sahnenin ve beyaz perdenin deneyimli oyuncusu Dunagan, büyükanne rolünü okumayı kabul etmeden önce bazı tereddütleri olduğunu kabul ediyor.
Ziyaret’e nasıl katıldığını şöyle anlatıyor; “Menajerim beni aradı ve bir büyükanne rolü için seçmelere katılacağımı söyledi. Büyükanne rolüyle ilgilenmiyordum. Ama M. Night Shyamalan olduğunu söylediğinde kabul ettim. Filmlerine bakarsanız olağanüstü bir hayal gücüne sahiptir.”

Yapımcıyla bir araya geldiğinde filmle ve kendi karakteriyle ilgili görüşlerini dinlemiş ve endişe duymasına gerek olmadığını fark etmiş. “Büyükannenin sırları var ve göründüğü gibi değil. Tam anlamıyla başında gördüğünüz tatlı büyükanne değil. Kesinlikle görmediğiniz o güce sahip.”

Oyuncu da rol arkadaşları gibi Shyamalan’ın yapım boyunca kendi fikirlerine açık olmasını takdir ediyor.
Dunagan şöyle anlatıyor; “Night iyi bir dinleyici. Karakterle ortaya koyduklarımız konusunda işbirlikçiydi. Ayrıca bir sahneyi birkaç farklı şekilde yaptırıyordu. Yani senaryo boyunca değişen bu karakteri yaratmak her zaman zordu.”


Neyse ki oyuncu ve kamera arkası ekip için, karakterleri tarafından deneyimlenen karanlık günler, setteki gülüşmelerle azaltılmış.
Dunagan patronlarıyla çalışma konusundaki düşüncelerini şöyle özetliyor; “M. Night Shyamalan’la bir gün güneşli bir güne benziyor. Sıcaklık veriyor ve bütün ekipi içine çekiyor ve geri yansıtıyor. Daha önce hiç bu kadar neşeli ve mutlu olan biriyle çalışmamıştım. Oyuncuları konusunda şevkli ve minnettardı.”

Büyükanne, birlikte oldukları bir hafta boyunca iki torunu arasında Becca’ya daha yakın olur.
Birlikte mutfakta, onlara hazırladığı büyük kahvaltılarla ve tükenmek bilmeyen kurabiye stoğuyla başlasalar da Becca, büyükanneden röportaj yapmasını istediğinde ve annesinin büyükanne ve büyükbabası hakkında konuşmama nedenini bulmaya kalktığında, birlikte geçirdikleri zaman kararır.

Dunagan karakter gelişimi ve süreçle ilgili şunları paylaşıyor; “En sevdiğim ve en zor sahnem, karakterimin torunu Becca’yla röportaj sahnemdi. Büyükanne çok mutlu ve röportajdan etkilenmiş gibi, çünkü daha önce hiç kamera önüne geçmemiş. Yine de büyükanne röportaj sırasında hiçbir açık vermiyor. “En sevdiğin renk ne?” ve “En sevdiğin hayvan ne?” gibi birkaç soruya fettan ve etkilenmiş bir şekilde andan keyif alarak cevap veriyor. Ama Becca, Becca’nın annesi hakkında soru sorduğunda röportaj ikisi içinde çok gerçek ve rahatsız edici oluyor.”

Derin bir şefkatten, yoğun psikoz arasında bocalayan bir karakteri canlandırmak Dunagan için çok yorucu olmuş.
Yapım sırasındaki birçok çekimde büyükanneyi farklı şekillerde canlandırmanın keyifli bir zorluk olduğunu söylüyor.
“İlginçti, çünkü her ne kadar filmi Night yazmış olsa da tıpkı benim gibi o da karakteri ilerledikçe öğrendi. Büyükannenin farklı kişiliklerini denemek için her sahneyi birkaç kez çektik. Bu da Night’a filmin son hali sırasında seçenekler sağladı.”


Büyükannenin sadık kocası, Becca ve Tyler’ın büyükbabası, torunları sonunda kollarına geldiğinde hemen hemen hiçbir heyecan duymuyor. Uzun kariyerini bir karakter oyuncusu olarak geçirdiğini ifade eden McRobbie tarafından canlandırılan rol, zıt bir çalışma.
Oyuncu şunları söylüyor; “Büyükbabanın dünyayla ilgili, diğer insanların gerçeklik olarak gördükleriyle uyuşmayan inançları var. Davranışları dışarıdan biri tarafından tuhaf veya deli olarak tanımlanabilir. Ama iç dünyasında yaptığı, söylediği ve düşündüğü her şeyin mantığı olduğunu biliyorsunuz.”

McRobbie yapımın senaristinin sette kolaylıkla ulaşılabilir olmasından memnun kalmış.
Shyamalan’ın tarzıyla ilgili şunları söylüyor; “Sıradan, ortalama bir senaryo değil. Karakterim tuhaf, bu yüzden motivasyonlarının açık olması gerekiyordu. Karakterimin insanileştirilmesi gerekiyordu. Sadece tuhaf biri olamazdı. Bir canavarı bile canlandırırken, adamın içindeki insani yanı bulmanız gerekir. Özlü sahneler, bana göre başa çıkması en kolay sahnelerdi. Duygusal içerik çok derin ve bilinçaltındayken üzerinde kafa yoracağınız çok şey oluyor. Bu da işi daha çok erişilebilir kılıyor.”

McRobbie de sözlerini yorumlaması konusunda yönetmenin kendilerini rahat bırakmasından Dunagan gibi memnun kalmış.
Bu özgürlük özellikle Ziyaret’in üçüncü bölümünde, büyükanneyle büyükbaba kişiliklerinin daha karanlık yanlarını ortaya serdiklerinde işlerine yaramış.
McRobie şunları söylüyor; “Night’la birlikte çalışmak çok keyifliydi, çünkü her zaman bizim sunacaklarımızı dinlemeye açık. Ayrıca kıvılcımlar yaratan bir tür friksiyon yarattı. Benim ilgilendiğim süreç de bu. Bu işi yapmaya devam etmemi sağlayan da bu.”

Oyuncuların hepsi, özünde çocuksu bir yönetmen tarafından yönetildiklerinin farkındaymış.
Shyamalan, korku filmlerinden, yapımlarında yer alan herkesten daha çok zevk alıyor.
McRobbie şöyle anlatıyor; “Oyuncu olarak beni çeken mizah anlayışı ve oyun anlayışı. Bundan keyif alıyor. Sizi yaptığı işten keyif alabilen, mizah anlayışı olan birinin yönetmesi olağanüstü bir armağan. Sette çok fazla kahkaha vardı ve bu herkesi rahatlatıyordu.”


Büyükbaba, dışa dönük karısına göre çok daha içe dönük bir karakter. McRobbie, karakterinin karısının davranışlarını ılımlılaştırmanın ve onun dengesini sağlamanın kendi görevi olduğunu düşündüğünü söylüyor.
İkisinin de ruhsal anlamda çok karanlık yerlere gitmeleri gerekirken, Dunagan ve McRobbie birbirlerine destek vermiş.
Dunagan şöyle anlatıyor; “Büyükbaba kendini büyükanneye adamış. Onunla daima ilgileniyor. Hep onu mutlu edecek şeyler yapmak istiyor. İlginç ve karmaşık bir adam. Tıpkı büyükannenin de ilginç ve karmaşık bir kadın olması gibi.  Ona hayatının en mutlu haftasını yaşatmaya çalışıyor. Tek amacı bu.”

Oyuncu kadrosunun yapım sırasında birbirlerini destekleme yeteneği konusunda DeJonge şunları söylüyor; “Becca, kardeşi için güçlü bir karakter sergilemeye çalışırken birçok duygu yaşıyor. Birkaç cümlede, üç ya da dört duyguyla başa çıkmaya çalışmak çok zor. Night, Deanna, Peter ve Ed’le çalışmak bu çok sayıda duyguyu daha kolay sergilememi sağladı.”

Dört ana karaktere önemli sahnelerde Becca ile Tyler’ın annesini canlandıran Kathryn Hahn da eşlik ediyor.
We’re the Millers, Wanderlust ve The Secret Life of Walter Mitty gibi komedi filmlerindeki rolleriyle bilinen Hahn, şaşırtıcı noktalara gitmekten korkmayan az sayıdaki komedi oyuncularından biri.
Bu korkusuzluğun, Ziyaret’teki birkaç korku dolu sahnede işine yaradığını söylüyor.

Çocuklarının sonunda büyükanne ve büyükbabalarıyla tanışacağından dolayı yaşadığı ihtiyatlı heyecandan, kendinden uzakta olanlardan dolayı yaşadığı dehşete geçen bir anneyi canlandırmak, oyuncu için çok zorlayıcı olmuş.
Yine da Hahn’ın yaşaması gereken, meslektaşlarının yüzleşmek zorunda olmadığı benzersiz bir zorluk varmış.
Şöyle anlatıyor; “Sahnelerimin çoğu Skype görüşmesi üzerindendi, çocukların kendi taraflarının çekiminden günler veya haftalar sonra çekiliyordu. Bu zordu. Kamera dışındaki zamanlarda yanlarında olmaya çalıştım ki ritimleri hatırlayabileyim. Çünkü benim görüntülerim sırasında zamanlamayı iyi yapmam gerekiyordu. Onların önceden kaydedilmiş konuşmalarını bir kulaklıktan duymak ve aynı zamanlamayla ama her seferinde canlı ve yeni bir şekilde yanıt vermek çok güzel bir oyunculuk cilvesiydi. Zordu ama inanılmaz keyifliydi.”


Oyuncu tüm kadronun, yapımın en korkunç öğesiyle, dondurucu soğuklarla yaşadığı deneyimi anlatıyor.
En zor ne diye sorulduğunda Hahn gülüyor; “Soğuk dışında mı? Kiralık arabamda kar fırtınasında otelimden yapım ofisine giderken kaybolup tek başıma kaldığımı hatırlıyorum. Beyaz bir okyanusun içindeydim. O kadar soğuktu ki kontrol panelinin üzerindeki su şişem donmuştu. Bu kesinlikle aciliyet, korku ve acizlik duygusu yarattı ve ortama yardımı oldu.”

Yine de dondurucu havaya dayanacak cesareti göstermeye değdiğini kabul ediyor.
“Özellikle Night ve çocuklarla olan, üçünün birlikteki geçmişinin yaratıldığı provaları çok sevdim. Burası benim oyuncu olarak mutlu olduğum yer. Bu ve Night’ın güzel zihni. Her saniyesini sevdim. Bir oyunun provasını yapmak gibiydi.”

Ziyaret filminde yardımcı rollerde Büyükanne ve büyükbabanın endişeli arkadaşı olan ve son olaylardaki öfkesini ifade etmek için çiftlik evine gelen Stacey rolünde CELIA KEENAN-BOLGER, T-Diamond’ın rap’lerini izleyerek cesaretlendiren tren kondüktörü rolünde SAMUEL STRICKLEN ve yaşlı çiftin gönüllü olarak çalıştıkları bakım evindeki doktor Dr. Sam rolünde PATCH DARRAGH yer alıyor.

Blum, yazar/yönetmenin oyuncu seçiminin filmin yardım rollerine kadar çok stratejik ve net olduğunu belirtiyor.
“Belirli bir rol için ideal oyuncuyu seçmek söz konusu olduğunda, Night hassas bir dokunuşa sahip. Sözlerine hayat veren ve izleyicileri karakterlerinin içine çeken olağanüstü yetenekleri seçebiliyor.”


Dehşeti Görüntülemek: Tasarım ve Çekim

Shyamalan’ın yetiştiği yer olmasından dolayı ve ülkenin bu bölümünde bir evi olduğu için Ziyaret’in, Pennsylvania’nın bu ürkütücü, izole ve özgün çiftlik alanında geçiyor olması hiç şaşırtıcı değil.
Yapımcı Bienstock mantığı şöyle anlatıyor; “Night büyüdüğü yeri seven biri ve Philadelphia da bütün filmlerini çektiği yer. Bu konuda tutkulu.”

Resimli taslak konusunda da titiz biri olan Shyamalan, Ziyaret’i Becca’nın bakış açısından tasarlamış ve filmin “Ailem hakkında bir film yapıyorum”la başlayıp “Ne keşfettim ben?”le bitmesine olanak vermiş.
Şöyle anlatıyor; “Becca’nın güzel bir gözü ve kalbi var. Dünyayı güzel görüyor. Film yapımcısı olması karakterini ve onun uzantısında filmin kendisini motive ediyor.”

Sahnelerin dehşetini inşa etmek için belli bir şekilde sahnelenmesi önemli olduğundan, yazar/yönetmenin mükemmelliyetçi gözünün paha biçilmez olduğu kanıtlanmış.
Buna, oyuncuların karakterlerini senaryodaki dehşet ortaya çıktıkça keşfetmesine olanak veren, sahnelerin sırayla çekilmesi de dahilmiş. Bienstock özgünlüğe olan bağlılığı şöyle anlatıyor; “Ziyaret belgesel formatında çekildi. Night, belgeselin görünümüne sadık kaldı. Sonra sadece biraz zenginleştirdi. Aslında bu filmin yüzde 99’u “ne görürsen onu alırsın” mantığında. Bilgisayar görüntüsü veya efekti yok.”

The Dark Night Rises ve Dawn of the Planet of the Apes gibi hit filmlerde denetleyici sanat yönetmeni olarak görev yapan Naaman Marshall, Ziyaret’le ilk yapım tasarımını gerçekleştiriyor.
Esin kaynağını şöyle anlatıyor; “Bu filmde renkler, hikaye anlatımının büyük bir bölümünü oluşturuyor. Night’la birlikte çocukları canlı renklerde tutmayı, diğer her şeyi mat tonlarda bırakmayı düşündük. Çocuklar filmdeki enerji. Evin monoton renklerle dolu olmasını sağlayan set dekoratörleriyle ve kostümlerinde bir renk olmasını sağlayan, kostüm tasarımcılarla çalışabildik.”

Elbette büyükannenin evlerinin altında çocukları kovalama zamanı geldiğinde Marshall ve Shyamalan, oyuncuları gerçekten bir evin altına koymayacaktı.
Bu yüzden bu sahneleri tamamlamak için bir set yapma vakti gelmişti. Yapım tasarımcı şöyle anlatıyor; “Filmde çocukların, büyükannede çok yanlış bir şeyler olduğunu fark ettikleri önemli bir bölüm var. Evin altındaki boşlukta geçiyor. Evin altında çocukların oynamasına yetecek kadar davetkar olan ama içinde kaybolduğunuzu hissedebileceğiniz bir yere ihtiyacımız vardı.”

Belgesel alanında da bir efsane olan ve The Wrestler gibi filmlerle ödüller alan saygın görüntü yönetmeni Maryse Alberti, izleyicilerin Becca ile Tyler’ın kendi filmlerini çekerken yaşadıkları korkuyu ve dehşeti anlamalarını sağlamak için filmi belgesel tarzında çekmiş.
Oxenbould şöyle anlatıyor; “Belgesel olduğu için her şey el kameralarıyla çekildi. Film çok ustaca ve planlı.”



Shyamalan, Alberti ve Marshall tarafından sevilen dar alanlar korkuyu artırmış.
DeJonge bize özellikle zorlayıcı olan bir sahneden söz ediyor; “Benim için fiziksel ve duygusal olarak en zor sahne Deanna ile yatak odasındaki sahneydi. Olan her şeyi dengelemek zordu.”

McRobbie, tasarım kararına şaşıyor; “Film, kameralar tutan çocuklar tarafından çekiliyor. Bu yüzden ben de insanlar, sizi kameraya çekerken davranışlarınızın nasıl değiştiğini düşündüm. Tuvalin üzerine koyduğum ilk boya katmanı buydu.”

Ziyaret’in geleneksel prodüksiyon açısından sahip olmadığı bir şey de bestelenmiş müziği.
Shyamalan yıllarca müziksiz bir film yapmak istemiş ve bunun için en iyi şansının kendi filmi olduğunu düşünmüş.
İzleyicilerin gördüğü her şey Becca ile Tyler’ın kendi başlarına kaydettikleri olduğu için bu gerilim filminde müzik mantıklı olmayacaktı. Yönetmen şunları söylüyor; “Burada istediğim yoğunluğun bir film müziğiyle elde edilemeyeceğini düşündüm. Müzik, ses efektleri ve sizin dengenizi bozmak üzere tasarlandılar.”

Film müziğinin olmamasının bir meydan okuma olduğunu ilk itiraf eden editör Luke Ciarrocchi: “Müzik olmadan bir sahneyi diğerine nasıl bağlayacağını bulmak çok ilginç oldu. İzleyicilere ne hissedeceklerini bildirmek konusunda müziğe çok bel bağladığımızı öğrendik. Genelde oyuncular izleyicileri o noktaya taşımıyorsa, müzikle kolaylıkla biraz daha artırabilirsiniz. Ama bizim ‘biraz ürkütücü müzik ekleyelim’ demek gibi bir lüksümüz yoktu. Ancak bu ortam seslerinin olağanüstü olmadığı anlamına gelmiyor.”


Süpervizör ses editörü SKIP LIEVSAY, ses miksçisi DAVID J. SCHWARTZ, ses efektleri editörleri WYATT SPRAGUE ve LARRY ZIPF, ses editörü asistanı CALEB TOWNSEND ve ses miks sorumlusu DAN TIMMONS’dan oluşan başarılı bir ses ekibiyle yönetmen, büyükanne ve büyükbabanın evindeki her gıcırtıyı, her yavaş açılan kapıyı yakalamayı başarmış. Yetenekli müzik süpervizörü Susan Jacobs, aynı oranda ürkütücü bir film müziği ekleyerek bestesi olmayan bir film yapma amacına ulaşmış.
Sıra kostümlere geldiğinde Black Swan filmi ve HBO’nun Entourage dizisindeki göz alıcı ve etkileyici çalışmalarıyla bilinen kostüm tasarımcı Amy Westcott, kostüm ekibinin başında görev almış.
Shyamalan, ünlü olduğu sembolizmi, kostümlerde de kullanmak istemiş. “Çocuklar, karlı bölgeler karşısında yaşam güçlerini temsil etmesi için ana renkler giyiyor. Büyükanne ve büyükbabaları, griler ve kahverengilerle kısıtlandı. Amy’le yaşam güçlerinin tehlikede olduğunu göstermek ve izleyicinin de Becca ile Tyler kadar korkmasını istedik.”

Yapımın tamamlanmasıyla birlikte oyuncular ve yapım ekibi Ziyaret filmindeki deneyimlerini gözden geçirmişler.
Dar alanda geçirilen saatlere, eski çiftlik evinde geceleri dolaşmaya ve karanlıkta dehşetten kaçışmalara rağmen, yapımın keyfini ve kahkahaları hatırlayacaklar.
Belki de son sözleri, filmi belgeleyen kişi rolündeki oyuncudan almak en iyisi olacaktır: “Night’ın kahkahasını neredeyse her yerden duyabilirsiniz. Night'ın kahkahasını duyduğunuzda iyi iş çıkardığınızı anlarsınız.”



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...