15.10.2015

Irrational Man :: Adaletin bu mu Abe



Abe Lucas (Joaquin Phoenix), son dönemlerde yaşamaktan zevk alamayan, duygusal olarak dibe vurmuş bir felsefe profesörüdür. Hayatında yeni bir sayfa açmak için küçük bir kasabaya yerleşir ve orada ders vermeye başlar. 

Burada tanıştığı Rita Richards (Parker Posey), aynı üniversitede hocalık yapan, mutsuz bir kadındır.

Abe’in öğrencisi Jill Pollard (Emma Stone) ise sınıfın en başarılısıdır ve zamanla aralarında bir arkadaşlık başlar. 

Jill her ne kadar erkek arkadaşı Roy (Jamie Blackley)’a aşık olsa da Abe’in ıstırap dolu, sanatçı kişiliğini ve egzotik geçmişini karşı konulamaz derecede çekici bulur.

Bir gün Abe ve Jill’in bir yabancının konuşmasına kulak misafiri olup, Abe’in olaya dahil olmasıyla işler değişir. 

Abe bu olayla birlikte kendi hayatını ve başkalarının hayatını derinden etkileyecek bir karar alır ve hayata yeniden tutunup, her anın keyfini çıkarmaya başlar. 

Fakat bu durum Jill, Rita ve kendi hayatını sonsuza dek değiştirecek günleri de beraberinde getirecektir.




Kime Niyet Kime Kısmet

Yaşam standartları üst düzey de olsa, hayatta hiçbir amacı kalmayan, herhangi bir şey yapmak içinden gelmeyen, yaşamayı bile anlamsız bulan 'hasta' bir adamın, 'radikal' bir tercihle iyileşme sürecine girmesinin öyküsü..


'Adil olmayarak, göz göre göre hak yiyen birini (hem de yargıç!) cezalandırarak, haksızlığa uğrayanın hakkını korumak' fikriyle eyleme geçen ve bu eylem daha fikir aşamasındayken kendini iyi hissetmeye başlayan bu adamı hayata döndüren şey, iyi ve de doğru olduğuna inandığı bir amacın peşinde koşarak, hayatına anlam katabilmesidir..



Tabii, bir kimsenin kendi kendini, 'Cezalandırıcı' olarak görüp yetkilendirmesi ve eyleme geçmesini, hukuk açısından bir suç, ahlâki açıdan da kusur olarak görmek gerekecektir; lâkin söz konusu olay o kadar net bir haksızlığı ortaya koyar ki, vicdanı olanın bu kusuru görecek hali kalmaz..

Burada asıl söz konusu olan, kendi haline bırakıldığında asla üstüne gidilmeyecek bir haksızlığın varlığıdır ve bunu gidermenin tek çaresi, birinin inisyatif alarak, 'bireysel adalet'i gerçekleştirmesidir..
Bu işlem, sonuç alıcıdır; ama ne kadar adil olduğu kesinlikle tartışılır..


Telif hakkı bendenize ait olan, "Kusursuz cinayet olmaz, olursa da ona cinayet denmez." tespitimin izinde yürüyen ve finalinde, "Kime niyet, kime kısmet" deyiminin de hakkını veren Irrational Man'a, rahat oyunculuklarıyla kusursuz görünen Joaquin Phoenix ile Emma Stone'un uyumlu performansları çok şey katıyor..

Belli ki senaryonun çıkış, filmin de odak noktası olan, ama biraz da zorlamayla oluşturulduğu gözlenen 'kulak misafirliği' mizanseni, inandırıcı olmaktan oldukça uzak..



Ancak Woody Allen, senaryosunu kendine has öylesine güzel dokunuşlar, ince espriler, harika diyaloglarla süslemeyi biliyor ki buna benzer tüm pürüzler törpüleniyor..
Film boyunca faaliyetini sürdüren, yönetmenin  kendine has ustalıkla oluşturduğu -bir nevi- sinema büyüsü de, her türlü kusurun üzerini ipek bir şal gibi örtüyor..
Biz seyirciye de, perdede hareketlenerek yeniden yaratılan o gerçekliği, zevkle izlemek düşüyor..



Irrational Man / Mantıksız Adam

Senaryo ve Yönetmen: Woody Allen
Oyuncular: Joaquin Phoenix, Emma Stone, Parker Posey, Jamie Blackley
Yapım: 2015, ABD, 95'

3.5 / 5



Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...