6.08.2016

Secret Life of Pets / Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı



Illumination Entertainment ve Universal Pictures, beşinci animasyon sinema filmi işbirliği olan, her gün sahipleri işe veya okula gittikten sonra evcil hayvanların hayatlarını konu alan Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı filmini sunar. 

Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı filminde komedi yıldızları LOUIS C.K. (TV’den Louie, Trumbo), ERIC STONESTREET (TV’den Modern Family) ve KEVIN HART (Ride Along serisi, Central Intelligence) Max, Duke ve Snowball rolleriyle ilk kez bir sinema filminde rol alıyorlar. 

Filmde ayrıca JENNY SLATE (Zootopia, TV’s Parks and Recreation) Gidget rolüyle, ELLIE KEMPER (Unbreakable Kimmy Schmidt, Bridesmaids) Katie rolüyle, LAKE BELL (TV’den Children’s Hospital, In a World) Chloe rolüyle, DANA CARVEY (Wayne’s World serisi, TV’den First Impressions) Pops rolüyle, HANNIBAL BURESS (Neighbors serisi, TV’den Broad City) Buddy rolüyle, BOBBY MOYNIHAN (TV’den Saturday Night Live) Mel rolüyle, STEVE COOGAN (Minions, Night At the Museum) Ozone rolüyle ve ALBERT BROOKS (Finding Dory, TV’den Weeds) Tiberius rolüyle yer alıyor.  

Filmin mmknmrtb notu ::

Animasyonun -çok eskiden beri ve çok yoğun kullanılan- bu alt türünün gereklerini yerine getirerek; her hayvanın karakteristik özelliklerini yansıtmasının yanı sıra -bir yere kadar- insanlaştırılmış hayvanlar vasıtasıyla da, insana kendini -komik bir filtreden geçirerek- göstermeyi bilen Secret Life of Pets, çizgi karakterlerinin yaratım ve oyunculukları olağanüstü; çok renkli ve çok neşeli sinematografisine eşlik eden ve de 'ince gören' esprileri ise oldukça komik bir film..

Herhangi bir evcil hayvanla -tercihen kedi ya da köpekle- yaşayanların, alabildiğine renkli ve curcunalı bu dünyaya daha çok ve de güçlü bir biçimde girebileceğini düşünüyor; onların, hayvan dostlarının gün içindeki binbir hâl ve gidişlerini birebir ve de yeniden keşfedebileceği bu başarılı animasyonu özellikle izlemelerini hem de kesinlikle 'reçete' ediyorum..

3.5 / 5





Telaşlı bir Manhattan apartman dairesinde asıl gün evcil hayvanlar için iki ayaklı sakinlerin okula ve işe gitmesinden sonra başlar. 
O zaman evcil hayvanlar, tüm çizgileri ve tüyleriyle dokuz beş arası rutinlerine başlar, birbirleriyle takılırlar, sahipleriyle ilgili küçük düşürücü hikayeler anlatırlar, daha iyi atıştırmalıklar alabilmek için sevimli şekillere bürünürler ve Animal Planet’i realite kanalı gibi izlerler. 

Binanın bir numaralı köpeği Max (C.K.), kıvrak zekalı bir Terrier’dir. 
Sahibi Katie’nin (Kemper) evreninin merkezinde olduğuna emindir. 
Ama sahibi pasaklı, başkalarıyla ilişkilerinde sıfır yetenekli, koca bir pislik olan melez Duke’u (Stonestreet) eve getirdiğinde şımartılmış hayatı altüst olur. 
İsteksiz ikili kendilerini New York’un kötü caddelerinde bulduğunda farklılıklarını bir yana bırakarak tüylü ama kurnaz tavşan Snowball’a (Hart) karşı birlik olurlar. 
Snowball, sahipleri tarafından terk edilmiş bir ordu evcil hayvandan bir ordu kurarak insanlığa karşı durumu tersine çevirmeyi amaçlamaktadır. 
Ayrıca Katie akşam yemeği saatinde eve dönmeden yeniden eve dönmelidirler.

Illumination Entertainment kurucusu ve CEO CHRIS MELEDANDRI ile uzun zamandır ortağı olan JANET HEALY -birlikte sevilen Despicable Me serisi, gişe rekortmenleri Minions ve Dr. Seuss’un Lorax’ı gibi filmleri de yapmışlar- yönetmenliğini CHRIS RENAUD’un yaptığı, ortak yönetmenliğini YARROW CHENEY’nin yaptığı, CINCO PAUL & KEN DAURIO ve BRIAN LYNCH’in yazdığı filmin yapımını gerçekleştirmiştir.

Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı’nda yaratıcı liderlerinin hepsi son Illumination hitinde birlikte çalışarak yıldızlarla dolu bir film yapmışlar. 
Yapım tasarımcı ERIC GUILLON, sanat yönetmeni COLIN STIMPSON, planlama süpervizörü RÉGIS SCHULLER, compositing süpervizörü CÉLINE ALLEGRE, ışık süpervizörü THIERRY NOBLET, karakter animasyonu başı JULIEN SORET ve JONATHAN DEL VAL, CG süpervizörü BRUNO CHAUFFARD, efektler süpervizörleri SIMON PATE ve MILO RICCARAND, baş editör KEN SCHRETZMANN, ekibe Oscar ödüllü besteci ALEXANDRE DESPLAT’ı da almışlar.





YAPIM HAKKINDA

Hikaye

Manhattan’ın kalbinde şımarık Terier Max’ın kendisini sahiplenen Katie ile ideal bir ilişkisi vardır. 
Ta ki geniş yürekli Katie, eve sokaktan kurtardığı başka bir köpeği  -devasa, tüylü, asi, melez Duke’u- getirene kadar. 
Katie, Max’e Duke’un yeni erkek kardeşi olduğunu söylediğinde Max çok şaşırır. 
Özellikle de Duke, yeni kardeşiyle bu rahat yaşamı birlikte paylaşacaklarını düşünerek hemen Max’ın oyuncaklarında ve yatağında hemen özgürce davrandığında.  

Güvensiz Max, alanını korumaya çalışırken aslında zor zamanlar geçirmiş tatlı bir köpek olan Duke da Max’in tersliğini anlamaz ve Max’in kendisinden kurtulmaya çalışmasından dolayı endişe duyar. 
Duke’un bildiği tek şey daha yeni kaçmış olduğu barınağa geri dönemeyeceğidir.
Bu çatışma sokaklara taşar ve sonunda kendilerini bir hayvan kontrol arabasından kilitli bir halde barınağa giderken bulurlar.
Sevimli ama tehlikeli tavşan, sahipleri tarafından terk edilmiş ve kendilerine Dışlanmış Evcil Hayvanlar diyen evcil hayvanlar çetesinin lideri Snowball, bir çete üyesini kurtarmak için arabaya girdiğinde Max ve Duke özgürlükleri için pazarlık etme fırsatı bulurlar..
Snowball, bunun karşılığında, kanalizasyondaki inlerinde, kendilerini terk etmiş insanlardan intikam alma planı yapan evcil hayvanlar çetesine hizmet etmelerini ve  birlikte yaşamalarını ister. 
Snowball, Max ile Duke’un sevdikleri ve lüks içinde yaşadıkları bir sahipleri olduğunu keşfeder ve New York şehrinde kendilerini takip etmeleri için çetesini görevlendirir. Hayatta kalmak için içgüdülerine güvenmek zorunda kalan zoraki kardeşlerin, şehir ormanının vahşiliği içinde yollarını bulmaları ve Katie eve dönemeden önce güvenli bir şekilde eve dönmeleri gerekmektedir.





Fikir

Illumination Entertainment’ın kurucusu ve CEO’su olan Chris Meledandri, şirketi sektörün önde gelen animasyon filmleri yapımcısı olarak kurmuş. 
Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı’nın fikrinin ortaya çıkışını şöyle anlatıyor; “Evcil hayvanların ardındaki ilham kaynağı, ailemin ve benim küçüklüğümden beri sahip olduğumuz evcil hayvanlardı. Biz bir kedi, bir kuş ve köpeklerle büyüdük. Ebeveyn olduğumda fark ettiğim, zengin duygusal yaşamları olan bu evcil hayvanlarla kuşatıldığımızdı. Ne zaman eve gelsek bizi gördükleri anda yüzlerinde göreceğimiz neşeyi ve yaptıkları yaramazlıkları düşünürdük. Biz yokken neler yaptıklarını sorduğumuzu fark ettik.”
“Evcil hayvanlarımızın, iç dünyalarını merak edenin bir tek ben olmadığımı fark ettim.” diyerek devam ediyor. 

“Kendi evcil hayvanlarıma öyle bakmaya başladığım anda herkesin evcil hayvanlarına o gözle baktığını gördüm. Gerçek bir duygusal yaşam olması veya dışarıdan öyle görünmesi önemli değil. İç dünyalarıyla ilgileniyoruz ve biz yokken ne yaptıklarını ve ne düşündüklerini çok merak ediyoruz.”

Illumination’ın Santa Monica, California’daki genel merkezinde çalışan Meledandri’ye ek olarak kendisiyle birlikte Illumination’ın portfoyündeki tüm filmlerin yapımını gerçekleştiren Janet Healy de şirketin yapım kolu olan Paris, Fransa’daki Illumination Mac Guff’ın başında yer almaktadır. 

Meledandri, Healy’nin etkin bir şekilde yer almadığı hiçbir yapımın konseptinin oluşturulmaması konusunda çok katı. 
Şunları söylüyor; “Janet sahip olmayı hayal edebileceğim en iyi yapım ortağı. Şu anda birlikte birkaç filmin yapımını gerçekleştiriyoruz. Her filme, her açıdan liderlik, yaratıcılık ve enerji katıyor.
Meledandri şöyle devam ediyor; “Aynı anda o kadar çok film yaptığınızda kusursuz bir ilişki olması gerekiyor. Kendisinin günümüzde animasyonda çalışan en iyi yapımcı olduğunu düşünüyorum. İyi yanı bu filmlerden sadece yapım ortakları olarak keyif almıyoruz. Aynı zamanda bu deneyimden arkadaş olarak da keyif alıyoruz.”





Healy, filmin vadettiklerinden heyecan duymuş.
 “Evcil hayvanlarımıza çok fazla kişilik ve onların olmasını istediğimiz şeyleri yüklüyoruz. O özellikler orada olmadığı zaman bile bizim dahil olmadığımız gizli bir yaşam sürdüklerini düşünmeye devam ediyoruz. Chris bize bu üst düzey fikri söylediğinde muhteşem olduğunu düşündük. O harika bir lider çünkü çok kararlı ve animasyondan ve karakterden çok iyi anlıyor.”

Çılgın Hırsız serisi ve Dr Seuss’un The Lorax filmlerinde birlikte çalıştıkları yazar ekibi Cinco Paul ve Ken Daurio ile birlikte çalışan Meledandri ve Healy, önce ikiliden bu fikri senaryolaştırmalarını istemiş. 
Daha sonra Çılgın Hırsız 3’e başlamaları gerekiyormuş ve Illumination’la Minyonlar, Hop ve son derece başarılı tema parkı eğlencesi Minion Mayhem çalışmalarıyla bilinen yazar Brian Lynch, başa geçmiş. 

Meledandri, filmdeki farklı karakterlerin izini, evcil hayvanları kendilerine ilham veren meslektaşlarına kadar sürebiliyor. 
“Cinco ve Ken başlangıçta projeyi üstlendiler. Brian da geçen yıl bizimle çalıştı. Hayatından birçok anektod, filmde yer aldı. Herkesin ister çocukluklarında, ister şimdi sahip oldukları evcil hayvanlarla ilgili kendi kişisel deneyimlerini filme taşımasını izlemek büyük bir zevk oldu.”




Daurio nasıl başladığını anlatıyor; “Chris’in bize gösterdiği ilk şey, sahibinin evden gidişini izleyen bir köpeğin görüntüsüydü. Sahibi gider gitmez köpek yemeğini çöpe atıyor ve yiyecek daha iyi bir şeyler bulmak için buzdolabını açıyor. Kafamıza yerleşen ilk görüntü buydu. Bu süreç boyunca aklımızda hep o vardı.”

Paul, Daurio ile paylaştığı süreci yürütenin ne olduğunu anlatıyor; “Bir Illumination filminin anahtarı çok fazla kahkaha ve çok fazla duygu içermesidir. İnsanların olabildiğince çok gülmelerini ama aynı zamanda sonunda biraz da ağlamalarını isteriz.”

İkili mekan üzerinde düşünürken New York’ta bir apartmana doğru çekilmişler. 
Paul şunları söylüyor; “Başlangıçta bu hikayenin bir apartmanda geçmesini istediğimize karar vermiştik. Bu bize birçok evcil hayvana ve sahipleri olmadığında parti yapmalarına erişim sağladı. Dedikodu yapıyorlar, tuvaletten su içiyorlar ve sahipleri izliyorken asla yapmadıkları şeyleri yapıyorlar.” 

Bu Lynch’in, Meledandri’yle üçüncü işbirliği ve Meledandri’nin karakter odaklı yaklaşımını takdir ediyor. 
“Chris her zaman ‘Hikayeyi ve setleri sonra düşünürüz.’ der. Şimdi başkarakterimiz, başına daha önce gelenler, izleyicilerin hakkında bilmesini ve hissetmesini istediğimiz şeyler üzerinde çalışalım. Oradan devam ederiz” der. “O şekilde çalışmak her zaman yardımcı olmuştur.”

Lynch, bu evcil hayvanların gizli hayatları üzerinde çıkarımlarda bulunmayı çok sevmiş. 
“Bu film, evcil hayvanlarımızı ne kadar çok sevdiğimizi gösteriyor. Filmde yaptıkları şeylere, edindikleri yeni arkadaşlara, ölüme meydan okumalarına rağmen günün sonunda yine de sahipleri eve geldiğinde dönmüş olmaları gerekiyor. Gün içinde çılgın maceralara çıksalar bile her günün vurgusu sahiplerinin eve geldiği zaman oluyor.”  

Max’in sahibinin Duke’ü bir barınaktan eve getirdiği anın da özel bir ilham kaynağı var. Meledandri gülerek şöyle anlatıyor; “Max’İn biraz, benim dokuz yaşındaki oğlumun karımla birlikte hastaneden eve yeni bir bebekle geldiğimiz zamandaki gibi hissettiğini düşündüm. ‘Bu nereden geldi? Onu buraya kim çağırdı? Hayatım onun gelişinden önce çok iyiydi. Hayır, sahip olduğum her mükemmel şeyi onunla paylaşmak istemiyorum.”





Film Yapımcıları

Yapımcılar Meledandri ve Healy, Evcil hayvanların Gizli Yaşamı’nın yönetmeni Chris Renud ile uzun yıllardır birlikte çalışmış. 
Meledandri şunları söylüyor; “FOX’un animasyon bölümünün başındayken ve filmlerin sorumlu yapımcısı olduğum zamanlarda Chris Renaud bizim yıldız resimli taslak sanatçımızdı. Sonunda ona No Time for Nuts adlı kısa filmin yönetmenliğini verdik. Muhteşem bir iş çıkardı. Illumination’ı kurduğumda ondan yöneteceği bir fikirle bize katılmasını istedim.”

Meledandri şunları söylüyor; “Pierre Coffin’le birlikte yönettiği Çılgın Hırsız’dan beri birlikte çalışıyoruz. Bunun gibi bir animasyon filmi yapmak her hafta binlerce karar vermeyi içerir. Ekibinize yüzlerce yaratıcı üye getirirsiniz ve önemli düzeylerde katkıda bulunurlar. Onları sadece yönlerdirmek ve beslemek dışında, katkılarını da filmin bütünsel bir ifade hissettireceği şekilde sentezlemeniz gerekir. Ayrıca filmin sevimli, ilgi çekici ve farklı olmasını sağlamalısınız. Chirs bunların hepsini yapar ve muazzam bir yetenektir.”

Reanud’nun Illumination için başına geçeceği bir sonraki proje, 2012 yılının Dr Seuss’ The Lorax filmi olmuş. 
Meledandri şunları söylüyor; “Yapım tasarımcımız Yarrow Cheney idi. Aynı zamanda Çılgın Hırsız’ın da yapım tasarımcısıydı. Bu filmleri yaparken bir yandan da Yarrow’un yönetmenlik tarafı olduğunu da fark ettik. Yönetmen olarak gerçek bir potansiyele sahip olduğunu görmeye başladık.”

Cheney, Illumination’ın yarattığı en sevimli kısa filmlerden biri olan Puppy filmini yönettiğinde bu potansiyel daha çok fark edilmiş ve yapım ekibi ortak yönetmen olmaya hazır olduğuna karar vermiş.
 Meledandri şunları söylüyor; “Janet ve ben, onu bu şirketin bir parçası olarak görüyoruz.  Aynı zamanda inanılmaz iyi huylu bir lider.”

Aslında, Illumination’daki çok az kişi yönetmen ve ortak yönetmeni, yapımcı Healy kadar iyi tanıyor. 
“Son sekiz yılda Chris ve Yarrow’la birlikte çok zaman geçirdim. İnanılmaz yetenekleri ve çok tamamlayıcı becerileri var. İkisi de animasyonda çok deneyimli ve çok ustalar. Ama Chris resimli taslak ve çizgi romandan geliyor. Bu yüzden zamanlama ve sahneleme konusunda usta. Kaba ve her zaman eğlenceli olan mizah anlayışına sahip. Öte yandan Yarrow’un güzel sanatlarda sanatsal bir geçmişi var. Çok iyi bir ressam ve tanıdığım en duyarlı ve sofistike renk duygusuna sahip. Ortam konseptleri, karakterleri tespit etmek ve büyük bir animasyon renk paletine ulaşma konusunda son derece iyi.  Birlikte bu filmi muhteşem yapan bir bütünler.”





Yönetmen Renaud kendisini bu filme çeken şeyi şöyle anlatıyor; “Yapmak istediğim şey evcil hayvanları çok modern şekilde resmetmekti. Ayrıca 20 saniye sonra bile dönecek olsanız köpeğinizi bıraktığınız anda 24 saattir yokmuşsunuz gibi davranmalarını anlatan bu çok komik ve çok gerçek fikirle oynamak hoşuma gitti. Sizi gördükleri için çok heyecanlanırlar ve kısa süreli hafızaları pek çalışmaz. Katie’yi kendi hayatındaki gözleriyle gören Max’i böyle oynattık. Dünyasının merkezinde Katie var ve onun da öyle hissetmesini bekliyor. Ta ki Katie diğer köpeği eve getirene kadar.”

Ortak yönetmen Cheney, ilhamını şöyle anlatıyor; “Her hayvanın kendi kişiliği vardır ve bunda çok fazla mizah var. İnsan değiller ama öyle gibi hissediliyor. Bunu filmde yakalama fırsatına sahip olmak bana hitap etti. Özellikle de bir evcil hayvan sahibi olarak.  Sabah okula veya işe gitmek için evden ayrıldığımızda aslında anahtarları evcil hayvanlarımıza veriyoruz. Artık onların mekanı oluyor. Bu evrende de tıpkı insanlar gibi kendilerine ait bir rutinleri olduğunu hayal ediyoruz.”

Hayvanlarla ilgili çok sayıda film onlara insan özellikleri yüklese de ekip karakterlerin hayvan karakteristiklerini de korumaları gerektiğini, böylece izleyicinin onları evcil hayvanlar olarak göreceklerini biliyordu. 
Renaud şunları söylüyor; “Animasyon tarzının başında istediğim hayvanlar yapmak ve onları tamamen bir insansı şekilde tasvir etmemekti. Animasyon sorunlarına baktığımızda birbirimize ‘A noktasından B noktasına nasıl gider? Etrafında nasıl döner veya patisini nasıl kaldırır?’ diye sorarız.” 
Bu daha karmaşık sahnelere de yayılmış. “Örneğin birkaç köpeğin, birinin başı dertte olduğuna benzer sesler duyduğu bir sahnemiz var. Ama yanlarından geçen bir kelebekle dikkatleri hemen dağılıyor ve diğer tarafa doğru koşuyorlar.”

Cheney şöyle anlatıyor; “Amacımız izleyicilerin bu hayvanların eylemlerine bakması ve o eylemin kendi evcil hayvanlarının da yapabileceği bir şey olduğunu düşünmeleriydi. Hayvanların kıyafetler giyip iki ayak üstünde dolaştığı bir film yerine hayvanlarımızın hayvanlar gibi davranmasını istedik.”

Yapım ekibi komedinin karakterlerini ve farklı kişiliklerini tanımlamaya hazırlandığında yüksek zeka ile evcil hayvanın kendisinden geliyor gibi hisssedilen bir zeka arasında dengeyi kurmak çok önemli olmuş. 
O çizgiyi aştıkları anda evcil hayvanın bedenine kısılmış bir insan resmedeceklerini ve amaçlarını kaybedeceklerini biliyorlarmış.
 İzleyicilerin “Bu ben olmadığımda kedimin ve köpeğimin davranış şekli” diye hissetmesi önemliydi.” 

Meledandri şöyle anlatıyor; “En iyi örnek, sabah evden çıktığımızda neler olduğudur. Filmimiz Katie’nin evden çıkmasıyla başlıyor. Max hemen sahibini ne kadar özlediğini anlıyor. Planı bütün gün kapının yanında oturup onu beklemek. Max, bunu başka bir karaktere söylediğinde -ve evet konuşuyor-  bunun bir köpek davranışı olduğuna inanıyorsunuz. Birçoğumuz bunun biz evden çıktığımızda bizim köpeğimizin de davranışı olduğunu düşünürüz. Amacımız yazarken de yönetirken de, animasyonun kendisinde de her zaman evcil hayvanlara özgü o davranışları ve farklı performansları korumak oldu.”





Karakterler

Max (Louis C.K.): Şımarık bir Terrier kırması olan Max’in evin yolunu bulması için cesaretini toplaması gerekecektir.

Duke (Eric Stonestreet): Katie’nin barınaktan kurtardığı dev, tüylü, asi bir köpek olan Duke, Max istese de istemese de ailenin bir parçası olacaktır. 

Snowball (Kevin Hart): Sevimli ve deli tavşan, “Dışlanmış Evcil Hayvanlar”dan oluşan bir ordu kurmaktadır. Snowball delicesine şirindir ve aynı zamanda delidir.

Katie (Ellie Kemper): Max’in sadık sahibi, dünyayı köpeklerden başlayarak kurtarmaktadır.

Ozone (Steve Coogan): Tavırlı bir sokak kedisi olan Ozone’un içi de dışı da çirkindir.

Tiberius (Albert Brooks): Yalnız, kırmızı kuyruklu şahin Tiberius’un keskin bir zekası ve daha keskin pençeleri vardır.

Pops (Dana Carvey): Yaşlı bir av köpeği olan Pops, şehri buruşuk patisinin için gibi bilir. 

Mel (Bobby Moynihan): İyimser, heyecanlı Pug Mel, içinden bir kadın avcısıyken dışından aptal bir köpek gibidir.

Buddy (Hannibal Buress): Alaycı, masti cinsi bir köpek olan Buddy ilk gelen ve ilk gidendir.

Chloe (Lake Bell): Şişko kedi Chloe, yemeğinizin olmadığı sürece rahatsız edilemez.

Gidget (Jenny Slate): Naif ama atılgan bir Alman. %50 tüylü, %50 sert plan Gidget, Max’ın gizli hayranıdır.

Norman (Chris Renaud): Deney faresi olan Norman’ın bezelye kadar beyni vardır ve sadece yarısını kullanır.

Sweetpa: Korkusuz bir papağan olan Sweetpa’nin iki kanadı vardır ve hiç duası yoktur. 

Leonard: Süslü bir kaniş olan Leonard, hard rock eğilimi olan bir çatı katı evcil hayvanıdır.

Tattoo (Michael Beattie): Koca göbekli domuz. Onun için yerleri kalmayıncaya dek, bir dövme evinde deneme için kullanılmış. 

Ripper: Havlama sadece ısır.

Crocodile: Snowball’un pullu yardımcısı.

Dragon (Brian T. Delaney): Soğukkanlı… tam anlamıyla.


Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...