23.04.2019

'Yuva' 10 Mayıs’ta vizyonda!


Emre Yeksan’ın dünya prömiyerini 75. Venedik Film Festivali’nin Biennale College Cinema bölümünde yapan ikinci filmi Yuva, 10 Mayıs’ta Başka Sinema dağıtımıyla vizyona giriyor.

istos film yapımı filmden yeni teaser fragman yayınlandı!

İki yıl üst üste Venedik’te ilk iki filmiyle yer alan yönetmen Emre Yeksan’ın ikinci uzun metrajı Yuva, 38. İstanbul Film Festivali’nden En İyi Görüntü Yönetmeni (Jakub Giza), En İyi Erkek Oyuncu (Kutay Sandıkçı) ve Onat Kutlar anısına verilen Jüri Özel ödüllerini kazandı.

Doğayla bir bütün olabilme amacıyla şehirdeki hayatını, ailesini ve geçmişini terk etmiş bir adamın hikâyesini anlatan Yuva, 10 Mayıs’ta sinemalarda gösterime girecek.

Çekimleri İğneada’da yapılan filmin oyuncu kadrosunda Kutay Sandıkçı, Eray Cezayirlioğlu, İmren Şengel ve Okan Bozkuş rol alıyor.


A Corner in the World'den Görünür Görünmezler!


To Be (Amir Amiri)
A Corner in the World, İstanbul’dan Çıplak Ayaklar Kumpanyası ve Tahran’dan Görünmez Güncel Dans Merkezi ortaklığıyla güncel gösteri sanatlarında ulusal, bölgesel ve uluslararası alanda görünürlükle görünmezlik arasında salınan üç şehrin genç üreticilerini bir araya getiren bir projeye imza atıyor: Görünür Görünmezler.

Tahran’dan gelen güncel dans sanatçılarıyla İstanbul ve İzmir’deki sanatçıları buluşturup her iki şehirdeki seyirciler için çok özel buluşma alanları yaratacak bu mini-festival, 11-13 Mayıs arasında İstanbul’da, 14-17 Mayıs arasında ise İzmir’de gerçekleşecek olan performanslar, atölye çalışmaları, söyleşiler ve film gösterimlerinden oluşuyor.

A Corner in the World’ün İstanbul dışında gerçekleştireceği ilk etkinlik olan Görünür Görünmezler, aynı zamanda ekibin yeni hareket alanlarına da işaret ediyor.

Performans programı kapsamında Tahran’da yaşayan ve üreten güncel dans sanatçıları Mohamad Abbasi, Negar Esmaili, Saghar Hoseinpur ve Amir Amiri’nin 4 farklı eseri, Yeraltından Dans Kısaları film seçkisi kapsamında ise İranlı güncel dans sanatçıları Mohamad Abbasi, Davood Zare, Tanin Torabi, Amir Ali Navai ve Alireza Keymanesh’in toplam 10 adet kısa dans filmi seyirci ile buluşacak.

Ayrıca İran’dan ve Türkiye’den güncel dans ve gösteri sanatları alanından sanatçıların katılacağı, deneyim paylaşımı üzerinden üç şehirdeki sanat politikalarının ve pratiklerinin tartışılacağı söyleşiler gerçekleştirilecek.

İstanbul’da SALT Beyoğlu ve Çıplak Ayaklar Stüdyosu, İzmir’de ise İzmir Mimarlık Merkezi, Toy İzmir ve Sahne Terminal’in mekan desteği ile sunulacak olan etkinlikler, TANDEM Turkey programı kapsamında gerçekleştirilmektedir.

21.04.2019

'Hikâye Çin'de Geçiyor' İstanbul Modern Sinema'da!


İstanbul Modern Sinema, Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 70. Yıldönümü vesilesiyle, Çin sinemasının geçtiğimiz yıl içinde ürettiği, ilgi görmüş yapımlardan bir seçki sunuyor.

Seçkideki filmler Çin kültürünü ve Çin toplumunun içinden geçtiği güncel sosyo-ekonomik dönüşümü farklı konu ve karakterler yoluyla işlerken, bir yandan dünya sinemasında yerini gittikçe büyüten Çin sinemasının yeni türlerdeki açılımını da yansıtıyor.

Programda yer alan bazı filmler arasında modern Çin sinemasının en önemli yönetmenlerinden Jia Zhang-ke’nin, Cannes’da yarışan ve Çin’in kapitalist dönüşümünü gangster dünyasında geçen bir aşk trajedisi üzerinden anlatan filmi Kül En Saf Beyazdır (Jiang Hu Er Nü, 2018), Japonya’nın Mançurya işgali sırasında Çinli bir ailenin hayatta kalma mücadelesini konu alan Kış Üstüne Kış (Dong Qu Dong You Lai, 2019), Bai Xue’nin 16 yaşındaki bir genç kızın büyüme öyküsünü anlattığı Kavşak (Guo Chun Tian, 2018), Hong Konglu yönetmen Dante Lam’in ilkini Mekong’da çektiği ve gişede büyük başarı yakaladığı aksiyon savaş filmi projesini Ortadoğu’ya taşıdığı Kızıldeniz Operasyonu (Hong Hai Xing Dong, 2018) ve yazarlığıyla da bilinen yönetmen Hu Bo’nun ilk ve tek filmi olma özelliğine sahip, Çin’in kuzeyinde hayatları çıkmaza girmiş karakterlerin kesişen hayatlarından 24 saati anlatan Öylece Oturan Bir Fil (Da Xiang Xi Di Er Zuo, 2018) yer alıyor.

20.04.2019

The Curse of La Llorona / Lanetli Gözyaşları


New Line Cinema ve yapımcı James Wan'ın The Curse of La Llorona / Lanetli Gözyaşları, sembolleşmiş Latin Amerika efsanesine, özgün bir korku filminde hayat veriyor ve ödüllü kısa film The Maiden'ın yenilikçi yönetmeni Michael Chaves'in de yönetmenliğini yaptığı ilk uzun metrajlı film oluyor.

1973 Los Angeles'ında geçen film, bir sosyal hizmet görevlisi ve dul bir bekâr anne olan ve kocasının kaybıyla başa çıkmaya çalışırken bir yandan da üstlendiği iki rolü dengelemeye çalışan Anna Tate-Garcia'nın (Linda Cardellini) hikâyesini anlatıyor.

İnançlı insanlarla dolu bir şehre hizmet eden kuşkucu biri olan Anna, işinde birçok hayali görüntü ve batıl inançlarla uğraşırken, genelde içindeki şeytanları buluyor.

Patricia Alvarez'in (Patricia Velasquez) evine çağrılıp da iki oğlunu dolaba kilitlenmiş olarak bulduğunda, dehşete düşmüş annelerinin onları kilit altında tutmak için gösterdiği çaresiz çabayı tehlikeli bir istismar işareti olarak yorumlar.



Destroyer


Yıllar önce genç ve güzel bir polis memuru olan Erin (Nicole Kidman), Los Angeles'da tehlikeli bir çeteye sızmakla görevlendirilmişti.

Başarısızlıkla sonlanan bu görevin ardından Erin’in hayatı altüst olur.
Pişmanlıklarıyla yıkılan Erin’in karşısına onca yıldan sonra çetenin lideri tekrar çıktığı zaman, intikama giden yolda ona kimse engel olamaz.

Oscar ödüllü oyuncu Nicole Kidman, geçmişiyle yüzleşen bir polisi canlandırdığı, hayatımın tutku projesi dediği Destroyer ile beyaz perdeye fırtına gibi dönüyor!

Toronto Film Festivali’ndeki prömiyerinin ardından Destroyer, Nicole Kidman’a En İyi Kadın Oyuncu dalında Altın Küre adaylığı getirdi.

Bu intikam filminde Nicole Kidman’a Marvel evreninden tanıdığımız Sebastian Stan eşlik ediyor.