1.05.2008

Maria / Meryem



Şu sıralar New York' ta yaşayan bir fotografçı Pınar Yolaçan..
Geçen yıl da Yapı Kredi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi' nde bir sergi açmış..
Ancak ben kendisiyle, 'Maria / Meryem' adlı bu yeni sergisiyle tanışmış oldum..
Sergiye "yeni idi" demek daha doğru, çünkü bu pazar serginin son günü..
Göreli rahat bir ay olmuştur ama yazmak daha yeni kısmet oluyor..
Ayrıca, şu bendenizdeki rahatlık da dostlar başına yani..
Bu yazıyı okuyarak haberdar olacaksınız da, üç gün içinde sergiyi izleyeceksiniz de.. 
Benim yaptığım, 'olmayacak duaya amin' misali bir şey de olsa, özümü çok etkileyen bu fotograflardan -geç de olsa- bahsetmek istedim..

Brezilya' da çekilen bu fotograflar, ilginç elbiseleriyle, her yaştan siyahi kadınların (Aralarında bir de albino bulunuyor ki beyaz bir zencinin nasıl bir şey olduğunu görmek ayrıca ilginç..) portrelerinden ibaret..

İlk bakışta, göz alıcı güzellikte pırıl pırıl kumaşlardan yapılmış bir 'kreasyon' sergilendiği izlenimi alıyorsunuz.. 
Ancak fotograflara biraz yaklaştığınızda bu kadınların üstlerinde her çeşit sakatat, doku veya organlardan mamul kıyafetler olduğunu hayretle gözlemliyorsunuz..
Kadınların, üstlerindeki bu 'olağandışı' elbiselerden hiç etkilenmemiş halleri ve gayet doğal pozları, fotografların etkisini daha da güçlü kılıyor..
Ölüm, kadın bedeni ticareti ya da ırkçılık gibi- başka ve daha derin anlamlar da yüklenebilecek bu serginin -sanatçı da dahil (Tuhaf ama gerçek..) pek kimsenin fark etmediği- en açık mesajı, 'hayvan hakları' konusunda olmalı: Hayvanın bedeninden ayrılmış kürkünü gururla taşıyan bir kadın güzel görünüyormuş da aynı hayvanın karaciğerini omuzlarından sarkıtmış ya da kalın barsağını boynuna dolamış bir kadın neden çirkin görünüyor olsunmuş..
(Ne harikulade bir estetik hissediş ve de tespit değil mi?. Özür dilerim ama şimdi kendime 'aferin' demek istiyorum..)

Sergideki büyük boyutlu fotografların daha etkili olduğu bir gerçekse de gidemeyenler için işte sergi ekranınızda..




Hiç yorum yok: