3.07.2008

Hulk'ın Reostası


İşte size, ‘Hulk'ın Tumanı’ misali, "Bir film izledim yazacak bir sürü konum oldu.." genel başlığı altında değerlendirilebilecek 'çağrışımsal' yazılarıma bir örnek daha..

Gördüğüm ve de -üstelik- ibret aldığım kadarıyla, Hulk olma süreci çok eziyetli geldi bana..

Çoğunlukla istemeye istemeye içine girilen bu 'ağır' metamorfoz olayı, Bruce' u çok yıpratmakta, bu gayet görkemli hadise, oğlanın bize yansıyan 'can dayanmaz' hallerinden de anlaşılacağı üzre, işkenceden beter bir manzara sunmaktadır..


"Hadi bunu hayırlısıyla atlattık.." desek bile, Hulk olunduktan sonra, vaziyetin önüne geçilemez, durdurulamaz, yavaşlatılamaz bir hale gelmesi bence daha da kötü..

Aslında bu kahramanın diğer süper kahramanlardan olan esas farkını ortaya koyan da, bu 'Hulk olmaya ayak direme' ve değişim sonrası, 'yakıp yıkarak yüreği serinletme' neticesinde gerçekleşecek sakinleşmeye kadar, gücün ve şiddetin kontrol edilemiyor olmasıdır..

Şimdi düşünüyorum da, Bruce'un -bi tarafına monte edilmiş- karşısına dikilen düşmana göre ayarlanabilecek, bir 'Hulk Gücü Seviye Ayarlama Reostası' bulunsa ve düşmanın büyüklüğüne, hasar gücüne göre kendi 'Hulk azameti'ni az veya çok olarak oluşturabilse..

Yani tek bir adamı doğduğuna pişman edecekse, şöyle az irilikte bir Hulk haline gelerek işini görse.. Ya da, bin kişilik bir orduya karşı yeteri büyüklükte bir Hulk olsa falan..

Böylesine, 'HGSAR' aparatı vasıtasıyla 'ayarlanabilir' bir Hulk, misyonunu, kendisini daha az yıpratarak zahmetsizce halledebilir ki bu gayet istenilen bir şey olsa gerek..
Ancak bundan yeterince ilginç ve dolayısıyla gişe hasılatı sağlayabilecek bir film çıkar mı?.
Bence çıkmaz..

Olsun.. "Para, her şey demek" de değildir bence.. Sonuçta, iri miri ama Hulk da bir insan yavrusu..




Hiç yorum yok: