2.08.2008

Üzülme Üzümler Şarap Olur Ölünce


"Tanrıların içkisi, içkilerin tanrısı.." denmiştir şaraba.. Bu tanımın, onun soyluluğunu göstermek amacıyla yapıldığı kuşkusuzdur..
Öte yandan şarap, herkesin de içkisidir.. Soylu-soysuz, zengin-fakir herkesin..

Eh.. Şaraptan şaraba elbette bir kalite farkı vardır tabii.. Sokakta şişeyi kafasına diken gariban şarapçının içtiği ile Uzanlar'ın Petrus' u hiç aynı olur mu?.
Ancak sonuçta hepsi şaraptır..
Soylular ve daha sonra burjuvalar, onu bir takım ritüeller içine hapsederek, saklanmasından içilmesine kadar bir sürü koşullar koymuşlardır.. Hangi yemekle hangi şarap, nasıl, kaç derecede içilir?. Falan filan..
Bence bunların hemen hepsi palavra!.
Her türlü şarap, her türlü yemekle, her türlü kadehte ya da -istersen- şişeden içilebilir.. Yeter ki sizin damak zevkinize uysun, yoksa o ukalaların uydurdukları kurallara değil..

Merak da etmeyin: Ne sokakta yatıp kalkan adam içti diye şarap soysuz olur, ne de, su bardağındaki beyaz şarapla pirzola yediniz diye siz soysuz olursunuz..
Bunun tersini iddia edenlere ne deneceğini ise bilmem söylemeye gerek var mı?.

Söz Hayyam' da..

Şarap sen benim günüm güneşimsin
Öyle bir dolsun ki seninle içim
Bir bildik görünce beni sokakta
Ne o şarap nereye böyle desin..

Sağlığınıza!.



Hiç yorum yok: