6.12.2009

En çok hangi filmde korkmuştun çocuğum?


Diye sordu geçenlerde Tersninja admini..
Evet haklısınız, şu sıralar çok sormaya başladı kendisi..
Ne yapacaksın arkadaşım? İdare ediyoruz işte kendisini..
Bi çeşit hastalık denebilir buna.. Soru sorma, anket yapma ya da ne üzerine olursa olsun liste yapma sendromu..
O değil de sadece kendisi yapsa, çevresine sardırmasa hiç problem değil.. Bana ne.. İsterse binlerce liste yapsın, oyalansın dursun kendi kendine..

Neyse işte, dış görünüşünün aksine pek temiz kalpli ve adeta masum bir çocuğun hassas ruhuna sahip biri olduğunu bildiğimden bu adamı kırmam mümkün olamazdı tabii..

Aynı soruya diğer kardeş site ve bloglardan gelen yanıtlara buradan ulaşabilirsiniz..
Benimki de aşağıda..

"Hep gülelim eğlenelim ve sadece filmlerde korkalım" dileğiyle de bi güzel içimizi rahatlattıktan sonra huzurlarınızdan saygıyla ayrılıyorum efenim..


Hayatımda en korktuğum film ilk gördüğüm ‘korku filmi’ olmalı.. Ki sanırım bu herkes için de geçerlidir..
Zira korku filmi denen tür -bi yerde- zamanla ya da seyir sayısı arttıkça alışılan, kanıksanan, giderek de korku hissi ‘zor’ yaşanabilen bir vaziyet arz eder..

Buna göre -diğer katılımcı arkadaşlarla kıyaslandığında- ‘kalu bela’ olayına en yakın çocukluğu yaşamış biri olarak, ellili ya da altmışlı yıllarda yapılmış bir korku filmi, muhtemelen benim en
korktuğum film olmalı..

Yine de, kız çocuklarının çığlıklarla, bencileyin erkek çocukların koltuk arkasına saklanarak ya da zaman zaman gözler kapalı seyrettiği ve Türkçe adının Mumya’nın İntikamı olma ihtimali büyük olan, yıpranmışlığını da göz önüne alırsak, yapım yılı babamın çocukluğuna kadar gidebilecek eskilikte bir filmi gayet iyi hatırlıyorum..
Kasımpaşa’nın ecnebi film gösteren sinemalarından Ünal Sineması’nda görmüş olmalıyım..

Yetmişli yıllarda müşerref olduğum The Omen, Suspiria falan, daha büyük yaşlarda özümü korkuyla ürperten filmler olmuştur..
Lakin, ikibinli yılları henüz idrak ederken Kadıköy Reks (O zaman Rexx olmuş muydu?)’de gördüğüm The Ring, aklımı başımdan almıştı..

Şimdiye kadar çok soran olmuştur ama bu filmin beni neden bu kadar etkilediğininin cevabını veremiyorum.. Belki de çocukluğuma inmek lazım.. Yani nerden baksan çok zaman alır..



Neyse.. Bunu ne zaman anlatsam Landlord hazretleri benimle dalga geçmekten kendini alamaz.. “Kimseye söyleme sakın.. Rezil olursun” falan der..
Allah allah.. Neyi, kimden saklayacağım ki a dostlar!?

Ayrıca bu filmin içindeki o meşum kısa film yok mu hani? En tırstığım kısa filmi de sorarsanız eğer, işte onun cevabı da budur.. Yani ikisi bir arada..

Hiç yorum yok: