30.04.2010

Uluslararası Eskişehir Film Festivali Başlıyor


12 yıl önce Anadolu Üniversitesi öğretim elemanlarının ve öğrencilerinin büyük bir hevesle başlattıkları mütevazı bir festivalin, zamanla Anadolu Üniversitesi Kampüsü sınırlarını aşarak, Eskişehir Film Festivali haline geldiğini biliyor muydunuz?

Belki bilmiyorsunuzdur ya da unutmuşsunuzdur deyu, işte bu haber yazısıyla, hem bu başarılı geçmişi hatırlatayım, hem de bu yılki -oldukça yaklaşan- festival etkinliklerinden dem vurayım istedim..

"Hayırdır Numan Ağbi? Doğduğun memleket değil, doyduğun kent falan da değil.. Eskişehir'e olan bu ilgini neye borçluyuz?" derseniz eğer; ben de cevaben: "Eskişehir'in son yıllarda, özellikle kentleşme ve kentlilik hususunda kaydettiği göz kamaştırıcı gelişmeler, bilumum haber kaynaklarından ve orada çekilen filmlerden özüme yansıyınca, bundan gayet etkilenmiştim.. İşte birader, ondandır bu şehre ilgi ve alakam." diyebilirdim bittabi.. Ama öyle demeyeceğim!
Oldukça uzun zamandır devam etmekte olan, şu özel ama sıradan hayatımda olduğu gibi, geçmişi pek kısacık olan naçizane sinema yazarlığımda da ilk kez bir festivale davet edildim de ondandır bu girizgah..


Aldığım bu güzel haber sonrası: "Yaşasın! Sonunda keşfedildim!" deyu bağırarak, sokaklarda neşeyle zıplamak isterdim ama öyle bir şey de olmadı doğrusu.. Bu durumun kaynağı, gayet hayırsever ve 'ihtiyarperver' bir dostun, festival yönetimine olan bir önerisinden ibaretti.. Olsun, bu da bir şeydi..


Emek Ödülü Sadi Ağbi’ye Ne De Güzel Yaraşır



"12. Uluslararası Eskişehir Film Festivali, 01 Mayıs 2010’da Anadolu Üniversitesi Sinema Anadolu’da saat 18:00’de yapılacak açılış töreni ile başlıyor.
Açılış filmi, yönetmenliğini Christian Carion'un yaptığı, Fransız yapımı L'affaire Farewell (Elveda) adlı film olacak.
Film gösterimlerinin yanı sıra workshop’lar ve söyleşiler de gerçekleşecek.
Festivalin Onur Ödülleri bu yıl Cemal Süreya’nın tarifiyle 'İpek yolundaki Süpermenimiz' Türk Sineması’nın star oyuncusu Cüneyt Arkın ile sinemamızın zarif ve gizemli prensesi Zuhal Olcay’ın olacak.
Sinemaya Emek Ödülleri ise Türkiye’de kısa film denilince akla gelen ilk isimlerden biri olan Hilmi Etikan ve sinema camiasının yardımsever kişiliği ile tanıdığı Sadi Çilingir’e verilecek."


Bu üstteki, 'kopyala-yapıştır- işin yoksa da düzelt' özellikli paragrafın sonunda yer alan isim, benim için de gayet önemli.. O Sadi Çilingir ki, sadibey.com sitesiyle, Türk sinemasına karşılık beklemeden verdiği hizmetini yıllarca, canla başla sürdürürken; en az filmler kadar ilgili olduğu sokaklara, evlere, ağaçlara ve sokak hayvanlarına hepimizin baktığından daha başka bir gözle bakabilen değerli bir büyüğümüzdür..

On dakikalık ayaküstü bir sohbet sonrası, bunca yıldır önlerinden umursamazca geçip gittiğim ağaçlara, 'bir insanmışçasına' bakmamı sağlayan, tertemiz yüreği gepgeniş ve gönlü gani ve de çok çalışkan Sadi ağbimize, şu emek ödülü ne de güzel yakışacak.. Düşünenleri özellikle tebrik ediyorum..

Ben, Eskişehir'e gider miyim, gitmez miyim? Katılır mıyım katılmaz mıyım? Daha belli değil ama, son olarak, etkinliğin kapsamını oluşturan diğer bölüm ve başlıklara değinerek, yolunuz Eskişehir'e düşer ve imkanınız da olursa eğer, bu güzel festivalde buluşalım derim..


* Jüri heyetinde, yazılarındaki mükemmel özgünlükteki üslubuyla dikkat çeken değerli sinema yazarımız Banu Bozdemir'in de bulunduğu, Sinema Kültürüne Katkı Ödülleri adı altındaki bölümde, sinema kitapları, makaleleri ve televizyondaki sinema programları yarışıyor..

* İlk ya da ikinci filmlerini çeken yönetmenlerin filmlerinden oluşan, Dünya Sinemasının Genç Yıldızları..

* Klasikleri orijinal kopyalarından izlemenin değerini bilen gerçek sinema tutkunlarına, Sinema Tarihinin Unutulmazları..

* Leyla Özalp’ın Seçtikleri..

* Dünya Festivallerinden..

* Türk Sineması 2009-2010..

* “Yaylı Çalgılar Eşliğinde Buster Keaton” adı altında ilk kez gerçekleştirilecek özel gösterimde, Keaton’ın “Sherlock JR” adlı sessiz filmi..

* Gece Yarısı Sineması..

* Yerli yabancı belgesel filmlerden oluşan, Hayatımız Belgesel..

* Aralarında, Mary and Max, Fantastic Mr. Fox ve Shane Acker’ın 9 adlı filmlerinin de olduğu Canlandırma Sineması..

Ve * Kısa Filmler..

(İş bu yazı Tersninja.com'da yayınlanmıştır)

2 yorum:

vildan dedi ki...

Numan Serteli acaba Eskişehir Film Festivali'ne gitti mi?
Bu maceranın devamı gelmeyecek mi?
Hımmm!Nuuuman Ağbii! Sesim geliyor değil mi?

Bir şey daha yazmalıyım. BAL'a gittim. Bayıldım, bayıldım! Mümkünmertebe'ye yorum yazacaktım. Arama çubuğuna bal diye yazdım. Karşıma 10 tane içinde bal yazan yazı çıktı. Şaşırdım kaldım. Üşendim hangisi BAL filmi ile ilgili diye.. Buraya yazıyorum işte.Eğer Numan Serteli'nin daha önce BAL ile ilgili yazısını okumamış olsaydım, gitmezdim. Ağır film ya, diyalog ve müzik pek yok diye ilgimi çekmezdi. Okumuştum bir fi tarihinde Numan'ın yazısını. Mutlaka gitmeliyim demiştim. Film şimdi geldi bizim şehire ve gidip seyrettim. Meğer ne filmler kaçırıyormuşum. Film çıkışında bir süre kendime gelemedim. Öyle etkilenmişim ki evdeki bala henüz elimi süremedim.
Çok güzel bir film. Yazılarınızı okumaya devam edeceğim. Sağolun!

numan dedi ki...

sevgili vildan

tersninja'ya baktıysan eskişehir'e gittiğimi görmüşündür.

bal hakkında yazmadım ama tabii ki beğendim..
süt yazısında bal'ı merak ettiğimi söylemiştim sanırım.. oradan aklında kalmış olabilir..
yine de bal'a gitmene sebep olarak beni bilmen hoşuma gitti..
eğer gitmediysen kosmos'u da özellikle öneririrm.. bence yılın en iyi türk filmi.
beni okumaya devam ettiğin için teşekkür ederim vildan..