6.05.2010

Mother and Child :: Üç Kadının Bir Yerde Kesişen Hayatları


Bir sağlık merkezinde terapist olarak çalıştığını tahmin ettiğim, ellili yaşlarını sürmekte olan ve annesiyle birlikte yaşayan Karen (Annette Bening), çevresine ve de insanlara soğuk, mesafeli tavrıyla hemen dikkati çeken bir kadındır..

Henüz on yedi yaşındayken doğurduğu bebeğini evlatlık vermiş, lisedeyken sevdiği erkeğini başka bir kıza kaptırmış, sonrasında da hiç evlenmemiş Karen, doğurduğu günden beridir hiç görmediği kızının doğum günlerini hep tek başına ve gizlice kutlamakta, hatta ona hediyeler almaktadır..
Ezelden beridir tortularını içinde biriktirdiği kadim derdiyle hayata karşı kaskatı hale gelmiş bu mutsuz kadının, yanına yaklaşan her cinsten kişilere karşı neden ön yargılı ve fazlasıyla kırıcı davrandığını anlamak hiç de zor değil..
Bir süre sonra annesini de kaybetmekle katmerlenen Karen'in yalnızlığı, içinde bulunduğu ruhsal durumu daha da ağırlaştırırken, meslektaşı bir adamın -ondan yansıyan her türlü olumsuz tavırlara karşın- ısrarla sürdürdüğü arkadaş olma girişimleri, bakalım meyvesini verebilecek, kadının kalbini kaplamış buz tabakalarını eritmeye yetecek midir?




Referansları ve iş tecrübesi fazlasıyla göz kamaştırıcı bir avukat olan Elizabeth (Naomi Watts), ilk kahramanımız Karen'e 'tersinden' benzeyen; ne baba ne de anne bilmeden büyümüş, işinde başarılı ama tam anlamıyla da 'ıssız' bir kadındır..
Karısını yıllar önce kaybetmiş yeni patronu olan Paul (Samuel L. Jackson)'ün kendisine yönelik ilgisini geri çevirmeyen Elizabeth, aralarında bayağı bi yaş farkı olan bu adamla ilişkisini oldukça kısa sürede, umduğumuzdan da öteye götürür..

Kusura bakmayın ama hemen eklemek zorundayım: Elizabeth, bir yemek sonrası evine attığı Paul'e öylesine müthiş bir atakla 'sahip olur' ki.. Bu müstesna manzarayla karşılaşan yazarınız -hemen ayağa kalkarak- yok sinemaymış, yok gösterimmiş, yok rol icabıymış falan dinlemeden, Naomi Watts'ı büyük bir saygıyla alkışlar..

Sinemada şimdiye kadar gördüğüm bu en şahane sevişme sahnesi için yönetmeni de ayrıca kutluyorum..




Karen'in, hiç görmediği çocuğunu arama çabası göstermeye başladığı sıralarda, Elizabeth de, annesini bulmaya yönelik girişimlerde bulunur.. Bakalım kısmet!

Filmin üçüncü kadın kahramanı, bir türlü çocukları olmayan genç bir karı-kocanın dişi tarafı olan Lucy (Kerry Washington)'dir ve kocasıyla birlikte giriştikleri evlat edinme çabaları tüm hızıyla sürmektedir..


Üç ünlü Meksikalı yönetmenin, Alfonso Cuaron, Alejandro Gonzalez Inarritu ve Guillermo del Toro’nun yürütücü yapımcılığını üstlendiği, inanılmaz güçlü oyuncu kadrosuna sahip Mother and Child, senaryosunu da yazan Rodrigo Garcia’nın yönettiği, yukarıda sıraladığım üç kadının bir yerde kesişen hayatlarını konu alan, oldukça dokunaklı bir dram..

Garcia'nın en son bundan önce yaptığı, vasat bir gerilim filmi olan Passengers'ı hatırlayacak olursak, o filmden böylesi kaliteli bir filme geçişin bayağı büyük bir adım olduğunu da görmüş oluruz..




Kadınlık ve annelik kavramlarını mercek altına alan bu filmi izleyen bencileyin bir erkeğin, 'doğru' duyguyu hissedebilmesi açısından, özellikle böylesi problemlerle yüklü bir kadın seyircideki etkilenme yoğunluğunun yakınından bile geçemeyeceğini düşünüyorum..

Yine de bu filme bazı eleştirilerim olacak tabii: Yapısı icabı, filmin yavaş ilerlemesine diyecek lafım yoksa da, bilhassa finale doğru oluşan, gereksiz açıklamalardan oluşan sarkma, oldukça can sıkıcıydı..

Avukat Elizabeth'in ruhsal durumunun pek sağlıklı olmasını bekleyemeyiz elbette ama ona, komşusunun kocasına musallat olacak derecede tam bir seks manyağı imajı verilmesini de yadırgadım doğrusu..
Tamam, bu 'sürpriz' filmi ilginç kılıyor belki ama Naomi Watts'ın baştan beri çizdiği karaktere oldukça ters düşen bir zorlamayı da hissettiriyor..


***


Ve işte.. Son festivalde gördüğüm filmler arasında yaptığım 'En İyi İlk Dört' listem..


Bunu, böylesi listelerin onulmaz hastası Landlord'a ithaf ediyorum.. Ediyorum ki, öyle İsviçre'lerden, Leman Gölü kıyılarında yayılmış vaziyette falan whisky yudumlayarak, desteksiz sallamaktan vazgeçsin de birazcık olsun kıymetimi bilsin..


1. The Limits of Control


2. Mademoiselle Chambon


3. Nowhere Boy


4. Mr. Nobody


(İş bu yazı Tersninja.com'da yayınlanmıştır)



Hiç yorum yok: