22.03.2011

Gölgeler ve Suretler :: Devletler Tepişir Halklar Ezilir


Kıbrıs adası, 1960 yılında seksen yıllık İngiliz hegemonyasından çıkarak, Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla bağımsızlığını ilân eder belki ama, Türkler ve Rumlardan oluşan iki ayrı halkın arasında başlayan düşmanca gerginlik zamanla yükselerek, 1963’te zirveye tırmanır..

Adaya -genel olarak- ayrışmadan dağılan iki halktan daha kalabalık olan Rumların, bir yandan Yunanistan'ın fişteklemesi, öte yandan, bu türden gazlara ezelden meyyâl Rum milliyetçilerin faşizme dönüşen hâllenmeleriyle olaylar kızışır ve azınlıktaki Türklere yönelik baskı giderek ağırlaşır..
İşte bu dönemde, Rumlarca yakılıp yıkılan köylerinden zorlukla kaçan Karagözcü Salih (Erol Refikoğlu) ve kızı Ruhsar (Hazar Ergüçlü), amca Veli (Osman Alkaş)'nin köyüne sığınırlar..



Eski bir münâkaşadan araları bozuk olan iki kardeş, ömürlerinin sonuna doğru gerçekleşen bu zorunlu beraberlikten memnundurlar ama, tüm adayı sarmakta olan 'kanlı yangın' o köye de ulaşmakta gecikmeyecektir..

Ya Hacı Cavcav

Gölgeler ve Suretler, Derviş Zaim'in Cenneti Beklerken ve Nokta ile başladığı 'Geleneksel Türk Sanatları' ile kaynaşarak film oluşturma projesinin, gölge oyununa, yâni Hacivat ve Karagöz formuna denk geliyor..




Tersini söylemenin mümkün olmadığı, "Halkların kardeşliğinin düşmanlığa dönüşmesi an meselesidir..
Malum körüklemelerin yanı sıra, ekonomik çıkarlarla da alevlenen milliyetçilik, bunun için en ideal ortamı sağlar." mealindeki tezi, iyi bir işçilikle görselleştiren Gölgeler ve Suretler, 1963 Kıbrıs çatışmalarını konu alan ilk film olma özelliğiyle de önemli..

Bütün oyuncuların görevlerini lâyıkıyla yaptığını söyleyebilirim; ancak, karakteri en iyi çizilmiş kahramanlardan Osman Alkaş'ın mükemmel oyunculuğundan özellikle bahsetmemek haksızlık olurdu..




Filmin sonlarına doğru, bir kıvılcımın yangına dönüşmesindeki, kısa ama trajik sürecin başarıyla resmedildiğini de ekledikten sonra, şu yazıya bir 'muhalefet şerhi' koymazsam eğer eksik kalırdı..

Ben diyorum ki, Zaim'in iyi deyu nitelendirdiğim filmlerini bile, mükemmel olmaktan alıkoyan bir şeyler hep olmuştur, bunda da var..
Filme adını veren ve -anladığım kadarıyla- yapıtın özünü oluşturması öngörülmüş soyut 'gölgeler ve suretler' kavramı ile 'somut' hikâyenin gerektiği kıvamda yoğurulamamış olmasını, bu eksikliğin asıl nedeni olarak görüyor ve üzülüyorum..

İyisi mi derdimi ve üzüntümü biraz daha kapsamlı anlatarak, şu değersiz yazımı sonlandırayım:
Benim için, 'zamane' Türk Sineması, Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Reha Erdem ve Semih Kaplanoğlu'ndan oluşan dört büyüklerle vardır.. (Fatih Akın'ın beşinciyi oynamaması, tamamen kendisinin, 'teknik ve hibrit' özelliği sebebiyledir.)




Yineliyorum- tamamen öznel olan bu süper ligimin ilk dördü arasına girmesini -beştan beri- arzu ettiğim yönetmenler arasında Derviş Zaim başı çekmektedir..

Gelgelelim, Tabutta Rövaşata, Filller ve Çimen ile heyecanlandığım, daha sonra her yeni filmini bir umutla seyre koyulduğum Zaim, beni her defasında hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyor.. Korkarım ki bu hayalim hiç bir zaman gerçek olamayacak..

Bunun nedenini çok düşündüm ve kendimce de bir sonuca vardım: Derviş Zaim Sineması'nı her defasında 'yarım' bırakan unsurun, onun, öteden beri sanatını oluştururken öne çıkardığı 'Biçimci' anlayıştan kaynaklandığına artık emin gibiyim..
Yanlış anlaşılmasın, öne çıkarılan bu konsept hiç de kötü bir şey değil.. Lâkin, diğer unsurların zayıf kalmasına neden olduğu an, bu şekilci tavrın -ne yazık ki- yapıtın geneline de oldukça zarar verdiğini düşünüyorum..




Sözün kısası, Zaim, içeriğini -tam anlamıyla- biçime yedirememiş filmlerini hep bu 'teknik' detayla belirleyici kılmaya uğraşırken, biraz boşa kürek çekiyor.. Geriye kalan diğer teknik hususlara ve en önemlisi de 'öz' unsuruna yeterince önem vermemesi, onun sanatının da handikapı oluyor..


Yönetmen: Derviş Zaim
Senaryo: Derviş Zaim
Oyuncular: Osman Alkaş, Hazar Ergüçlü, Popi Avraam, Settar Tanrıöğen, Buğra Gülsoy, Erol Refikoğlu, Ahmet Karabiber, Nadi Güler
Yapım: 2010, Türkiye, 116 dk.



(İşbu yazının bir kısmı Tersninja.com'da yayınlanmıştır)

Hiç yorum yok: