27.08.2011

Cars 2 :: Arabalar da Sever



İnsanların yerini, canlı ve insanımsı taşıtların aldığı -bir nevi- fantastik dünyada geçen Arabalar serisinin ikincisi, ilk filmin ana kahramanlarını koruyup, onlara yenilerini de ekledikten sonra, hep birlikte ABD dışına çıkıyor..

Başroldeki ünlü yarış arabası Lightning McQueen (ses: Owen Wilson), en yakın arkadaşı olan, paslı, kaputsuz, tek farlı ve dişlek çekici Mater (Larry the Cable Guy) ile diğerlerini, yarış ekibi kontenjanından yanına alarak, dünyanın en hızlı arabasını belirleyecek olan Dünya Şampiyonası'na katılmaya gider..

İtalyan yarış arabası Francesco Bernoulli (John Turturro), McQueen'in en önemli rakibidir..

Etapları üç ayrı ülkede tamamlanacak yarışın asıl önemi, yarış arabalarının, bildiğimiz benzin yerine, doğa dostu olduğu söylenen Allinol adlı, yeni bir yakıtı kullanacak olmalarıdır..



Olayın merkezinde bu yeni yakıtın yer aldığı ve uluslararası haber alma birimlerinin de işin içine karıştığı ve de acımasızca birbirlerine girdiği bir casusluk hikâyesi, Dünya Şampiyonası heyecanına paralel bir şekilde gelişecektir..

İngiliz casus Finn McRoket (Michael Caine) ve stajyer ajan Holley Shifwell (Emily Mortimer), McQueen'e yarış sırasında telsizle yardımcı olması gereken bizim Mater’ı, kılık değiştirmiş Amerikalı gizli ajan zannedince, casusluk macerasının içine o da dahil olur..




Casuslar başta olmak üzre, çevresinde olan biten hemen hemen her şeyden habersiz bir garip taşıt olan Mater, kadın ajan ('Arabadan kadın' elbette) Holley'i kendisine aşık olduğu için ilgilendiğini sanmaktadır..

Mater, bu 'gönül' meselesine fazla dalınca, yarışı ihmal eder ve sonuçta McQueen, onun hatasıyla ilk etabı kaybetmiş olur..




Bu duruma çok kızan 'Şimşek' McQueen, sevgili arkadaşını -haklı olarak- suçlayınca, Mater da takımdan ayrılıp, eve dönmeye karar verir..

Her Dem Kalite: Pixar

Pixar’ın on ikinci uzun metrajlı animasyon filmi olarak, görsel açıdan 'mükemmel' seviyeyi yine yakalayan ve bu hâliyle de seyircisine müthiş keyif veren Cars 2'nin vizyona girişi, şirketin de 25. Kuruluş Yıldönümü'ne rastlamış..




Anlaşılacağı üzre, ilk filmin, eskinin güzelliklerine özlem duyan, bol 'eğitici' mesajlı, yürek titreten ve nispeten ağır tempolu hâlinden oldukça uzak bu yeni film, duygusallığa tamamen uzak durmasa da âdeta bir aksiyon patlaması içeriyor..


Şu tespit elbette ilk film için de geçerlidir ki bilumum taşıtlar, birer insancasına canlandırılmaya oldukça elverişsiz nesnelerdir..

Hem de tamamen insansız düşünülmüş bir dünyada- böylesine dezavantajlı nesnelerle animasyon işine girişildiği hâlde bu denli başarılı olunması oldukça mühim..




Hatırlıyorum da ilk filmin ilk on dakika kadarı, kendimi bu 'acayip' duruma adapte etmekle geçmişti..

Zaten o aşamayı hasarsız geçebilenler, bu 'sıra dışı' kahramanlı filmi pek sevdiler..

Diğerleri hakkında ise pek fikir sahibi değilim..

Tabii ki yaşadığım o ilk 'tecrübe', şimdi bu ikinci filmin içine, ilk anda ve kolayca dühul etmemi sağladı diyebilirim..

Gerçekle animasyon arasındaki 'görsel sınırı' iyice belirsiz bir hâle getiren bu filmi, aksiyon ve maceradan hoşlanan seyirciyi özellikle mest edecek içerik ve kalitede buldum..

Casusuyla, suikast ve sabotajlarıyla ve de sürpriz üzerine sürprizleriyle herhangi bir James Bond filmini bir kaç kere katlayacak niteliği havi Cars 2'yi ilk filmle karşılaştırarak, 'hiç de olmamış' şeklinde değerlendirenlere siz kulak asmayın..

İlkine göre, içerik bağlamında bir nebze zayıf kalsa da 'geleneksel' Pixar kalitesini yine konuşturan film, esprisi, neşesi bol, ancak şiddeti de kıvamlı aksiyon sahneleriyle -özellikle büyükleri- cezbedecek, iyi bir animasyon..






Yönetmen: John Lasseter, Brad Lewis
Senaryo: Ben Queen, John Lasseter (hikaye), Brad Lewis (hikaye), Dan Fogelman (hikaye)
Orijinal seslendirme: Owen Wilson, Larry The Cable Guy, Michael Caine, Emily Mortimer, John Turturro
Yapım: 2011, ABD, 106 dk.



(İşbu yazının 'bir kısmı' Tersninja.com'da yayınlanmıştır)