9.09.2011

Green Lantern :: Yeşil Fener Kötüleri Yener



Efendim..
Belki sizin haberiniz yoktur ben söyleyeyim..

Evrenimizdeki barışı, adaleti ve düzeni, Yeşil Fener Birliği (Fenerbahçe ile hiçbir ilgisi yok!) adında, gücünü yaratım iradesinin toplamını temsil eden yeşil enerjiden alarak sağlayan bir kuruma borçluyuz..

Eninde sonunda barış, savaşla sağlanabildiğinden, bu birlik de kötülüğe karşı her an tetikte bekleyen bir çok savaşçılara sahiptir..
Kendilerine Yeşil Fener denilen bu savaşçılar, süper güçlerini parmaklarına taktıkları özel yüzükleri aracılığıyla sahip olmaktadır..

Evrenin en önemli Yeşil Fener savaşçılarından biri olan Abin Sur (Temuera Morrison), kurulu barış düzenini tehdit eden Parallax adlı kötücül bir gücün saldırısına uğramış ve aracıyla birlikte, uzaydan dünyaya düşmüştür..




Abin Sur, ölmeden önce parmağındaki süper yüzüğü, onu hak edecek bir dünyalıya vermek zorundadır..
Yüzüğü harekete geçiren Yeşil Güç, kahraman olacak o cesur yüreği dünyada ararken, gelip de Türkiye'deki beni bulacak değildir a!.
O seçilmiş kişi, ABD'nin -dolayısıyla da Dünya'nın- en yetenekli, en yakışıklı ve en cesur erkeği olan, pilot Hal Jordan (Ryan Reynolds) olur..

Bu 'süper olay' öncesinde Hal Jordan, uçak kazasında ölen pilot babası gibi bir test pilotuydu..
Bu oğlana âşık olduğu, bakışlarından belli olan Carol Ferris (Blake Lively) de, babasına ait havacılık şirketinde Hal'le birlikte pilotluk yapmaktaydı..

O artık, istediği zaman uzayın en derinlikleri de dahil, her yere uçarak gidebilen, düşündüğü her şeyi de anında yaratabilen bir Green Lantern olup -Parallax dahil- bilumum kötülüklerin de bir numaralı düşmanıdır..




Abin Sur'un bulunan cesedi hâliyle uzaylı muamelesi görerek hükumet tarafından incelenmek üzre bilim merkezine götürülür..
Senatör (Tim Robbins) babasının torpiliyle cesedi inceleme görevi, Hal'in ve Carol'un okuldan arkadaşı olan 'kifayetsiz muhteris' biyolog Hector Hammond (Peter Sarsgaard)'a verilir..
Cesetteki bazı Parallax kalıntılarına bulaşan Hector'ın, hem fiziksel görünümünde hem de karakterinde bozulmalar had safhaya yükselir..



Bu arada, Hal'i bir Yeşil Fener savaşçısı olarak yetiştirirken, zevkle 'dayak manyağı' yapmaya kalkışan yeşil kişi olan Sinestro (Mark Strong), yaratıcılarla sürekli teşriki mesaide bulunan, Yeşil Fener Birliği âleminin en güçlü ismidir..
Ki meymenetsiz suratından da anlaşıldığı gibi pek de makbul biri olmasa gerektir..






Her Çocuk Süper Kahraman Olmak İster


Superman ve Batman gibi 'baba' kahramanların çizgi romancısı DC Comics'in bir süper kahramanı olan Green Lantern, hem onlar kadar ünlü olmadığından, hem de dilimize çevrilmediğinden olacak, bizde pek tanınmayan bir karakter..

Sadece ABD'de değil, dünyanın herhangi bir yerindeki her çocuk (Sadece çocuk mu!), öncelikle, arzuladığı her şeyi kolayca gerçekleştirebilmek için, bir süper kahraman olmanın hayalini kurar..
Sırf bunun için, bir süper kahramanın doğuşunu/yaratılışını anlatan filmler, bu tür serilerin -bana göre- en merak edilip, ilgiyle izlenen bölümleridir..

Green Lantern, kahramanının macerasının başlangıcına değindiği için (Artık çocuk değilsem de genç bir adam olarak) beni de -en azından bu yönüyle- etkiledi diyebilirim..





İnsanın 'korkan' bir canlı türü olduğunu; bu sebeple de, önemli olanın korkusuz olmak değil, yeri geldiğinde cesaret göstermek olduğunun altını, süresi boyunca çizen Yeşil Fener'in, bir süper kahraman filminin verebileceği en iyi mesajlardan birini verdiğini düşünüyorum..

Dünyada, dolayısıyla da 'gerçek' mekanlarda geçen kısımlarını daha çok, tamamen CGI mamulü uzay ve uzaylı görüntülerini ise daha az beğenerek izlediğim, aksiyonu ve esprisi gayet yerinde bu filmi -öncelikle- kendi kahramanıyla, alabildiğine dalga geçebildiği için sevdim..

Neticede, sinemanın koltuğuna oturduğumda, beklentimi yüksek tutup, Christopher Nolan'ın Batman'ları mükemmelliğinde bir film değil de, bir kaç ay önce izlediğimiz Thor seviyesinde bir yapım bekliyordum..
Ki bunda yanılmadım ve dolayısıyla da Green Lantern'i, sıkılmadan, üstelik epeyi de bi eğlenerek izledim..








Yönetmen: Martin Campbell
Senaryo: Greg Berlanti, Michael Green, Marc Guggenheim, Michael Goldenberg
Oyuncular: Ryan Reynolds, Blake Lively, Peter Sarsgaard, Mark Strong, Jay O. Sanders, Temuera Morrison, Taika Waititi, Angela Bassett, Tim Robbins
Yapım: 2011, ABD, 114 dk.




(İşbu yazının 'bir kısmı' Tersninja.com'da yayınlanmıştır)



Hiç yorum yok: