19.12.2011

Yeşilçam :: Bir Nevi İstismar Sineması



Yeşilçam Sineması denen mefhumdan, Sinemacılar Dönemi de denilen, ellili yıllarla ve Ö.Lütfi Akad'la başlayan, seksenli yıllarla da giderek özelliğini kaybeden bir dönemin Türk Sineması anlaşılmalıdır..

O yılları birebir yaşamış, şimdi, nostalji gazının etkisiyle ‘iyimser’ bir perde arkasından bakılmakta olan filmleri daha vizyona girdiği anda sinemada seyretmiş biri olarak, o film tacirleri hakkında olumlu şeyler söylemem mümkün değil..

Ö.Lütfi Akad, Yılmaz Güney ve bazı filmleriyle de Metin Erksan, Atıf Yılmaz gibi yaratıcılık endişesi taşıyan üç-dört yönetmenin yapıtları dışında, tamamen ticari zihniyetle, çalakalem yapılıvermiş, istismar sinemasının en kötü örnekleriydi o filmler..

Kâh Arap, kâh Hint filmleri taklit edilerek, daha çok da Hollywood'a yamanarak ortaya çıkarılmış bu kordelalar -yıllar boyunca- hem ağır ev işlerinden, hem de koca dayağından zaten canı çıkmış cahil analarımızı ve dünyadan habersiz biz çocukları salya sümük ağlattı durdu ya da saçma sapan sakarlık ve de salaklıklara gülmeye şartlandırdı..

Karagöz, Ortaoyunu gibi yüzlerce yıllık temâşâ sanatımızın temeline, özgün denebilecek tek bir taş bile koyamadan harcanmış onca yıldan geriye, yalnızca cüzdanını düşünen 'sözde' yapımcıların elinde oyuncak olarak, güdük kalmış bir ülke sineması kaldı yeni nesillere..



Hiç yorum yok: