7.05.2012

The Cabin in the Woods :: Dehşet Kapanı Kurbanları


İkisi kız beş üniversiteli arkadaş, eğlenceli ve güzel bir hafta sonu geçirmek üzre, ormanın ortasındaki eski bir eve gelirler..

Bu arada, yolda son uğranılan, ıssız ya da terk edilmiş görünümlü benzincide bir anda ortaya çıkan, tuhaf konuşmasıyla ortamı germeyi de beceren -ama gençlerin pek de iplemediği- uğursuz bir herifin varlığının ne anlama geldiğini sanırım hepimiz biliyoruz..

Gençler eve henüz yerleşmeye başlamışken, onların ilk 'davetsiz' misafirleri, sürü halinde topraktan çıkmaya başlayan iğrenç zombiler olacaktır..

Anlayacağınız, her tarafın kan gölüne dönmesi an meselesidir..
Amma her şey o kadar da 'basitçe' ya da 'slasher film' konseptine uygun gerçekleşip bitmeyecektir..




Tamamen kontrol altındaki bu evi ve türlü canavarları kullanan, bir takım teknolojik aletlerle mücehhez bir grup teknisyen, belli ki tarikat benzeri bir gücün emrinde, dehşetin en beterini yaratarak, 'kurban' seçilmiş bazı gençlere de bunu yaşatacaklardır..

Bu duruma, The Truman Show'da kurulanın benzeri 'sahte' bir dünya ile Saw filminin dehşetinin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş bir acayip 'reality show' da denebilir..



Sonunda -kesinlikle- ölüm olan olayları başlatan, duruma göre de müdahalede bulunan 'Kontrol Odası', bir film yönetmenine benzetilebileceği gibi, yarattığı 'gerçek' sonuçlarla da bir Tanrı'yı simgeler gibidir..




Meğer onlarca yıldır izlediğimiz bunca korku filminde envaitürlü ölümlerle yitirdiklerimiz, tanrılara adanmış 'kutsal' bir ayinin kurbanlarıymış..
Ya da en azından, sinema tanrısının fâni kulları!

Saçmalığını ciddiyetiyle örten ya da tam tersini yaparak, ciddiyetini absürtlükle yumuşatmaya çalışan Dehşet Kapanı, tüm korku filmleriyle, kahramanlarıyla ve de cümle canavarlarıyla -bir nevi- kafa buluyor..




Modern iş hayatının karmaşasını ve sterilliğini yansıtan bir ofis ortamıyla, ona alabildiğine uzak gibi duran doğanın dinginliğini ve ıssızlığını yansıtan bir ormanın iç içe vaziyetindeki tezat, sarsıcı bir etki yapıyor..

Adeta tamamen farklı iki filmin sahneleri montajla bir araya getirilmiş gibi duran bu iki zıt ortamın 'dehşet' paydasında birleşmesi, gezegenimizin karanlık geleceği hakkında son bir uyarı gibi geldi bana..

Çok katmanlı öyküsünü -abartısı biraz fazla kaçmış- bir hayal gücüyle ve 'ince' mizahıyla süsleyen film, belki dehşete düşürecek denli korkutamıyor, ama kesinlikle eğlendiriyor..



3.5/5



The Cabin in the Woods / Dehşet Kapanı

Yönetmen: Drew Goddard
Senaryo: Joss Whedon, Drew Goddard
Tür: Korku, gerilim
Oyuncular: Kristen Connolly, Chris Hemsworth, Anna Hutchison
Yapım: ABD, 2011, 95'



1 yorum:

Hayal Kahvem dedi ki...

Merhaba Numan,

Yazınızı her zaman olduğu gibi ilgiyle okumaya başladım..
Bugün The Truman Show'la ilgili bir yazı yazmaya niyetlenmiştim. İşlerimi bitirip kafamı toparlayamayınca niyetimi gerçekleştiremedim..

Şimdi sizin yazınızı okurken, cümlelerinizin içinde Truman Show geçince ve anlattığınız filmle eşleştirince ve yazınız anlattığınız filmin sanki eğlenceli bir film olduğuna dair his verince, Dehşet Kapanı'nı seyretmeye heves ettim..

İyi ama filmin notu niye 3.5 diye düşündüm. Durdum. Seyretmekten vazgeçtim. Gene jeton geç düştü bende. 5 üzerinden 3.5 verdiğinizi, yazınızı üç kez okuduktan sonra farkettim..

Keşke film notlarınızı 10 üzerinden verseniz. Demek filmlere hep 5 üzerinden not veriyordunuz. Şimdi düşünüyorum da, sadece notlara bakıp, notunu düşük bulduğum için yazdığınızı okumadığım ve seyretmediğim ne çok film var kimbilir?

Ne fena!

O değil de, hiçbir okurunuz benim gibi anlamamıştır eminim. Neyse, siz benim ricamı boşverin..

Artık öğrendim.