28.12.2012

The Hobbit: An Unexpected Journey :: Gandalf Bizi Lonely Mountain'e Götür


Baş kahramanımız 'Hobbit' Bilbo, memleketi The Shire'da huzur içinde yaşarken, birden ortaya çıkan büyücü Gandalf'la birlikte, kendisini müthiş bir maceranın içinde bulacaktır..

Kral soyundan gelen savaşçı Thorin komutasındaki 13 cücelik maceracı bir grupla birlikte çıktığı bu uzun yolculuğun amacı, bir zamanlar Erebor Cüce Krallığı’nı işgal ederek bütün cüceleri yersiz yurtsuz bırakmış korkunç ejderha Smaug'dan vatanlarını geri almaktır..

Onları bu yolculukta Goblinler, Orklar, Warglar, Dev Örümcekler, Şekil Değiştirenler ve Büyücüler'le dolu tehlikeler beklemektedir..

İlk serinin baş kahramanı hobbit Frodo Baggins'in de amcası olan Bilbo, hayatını tamamen değiştirecek olan Gollum’la burada tanışacak; 'ehl-i keyf' özellikli ırkından hiç de beklenmeyecek bir yetenek ve cesaretle -ve biraz da tesadüflerle- Gollum’un o meşhur ve pek 'kıymetli' yüzüğünü ele geçirecektir..




Bu basit görünümlü altın yüzüğün, Orta Dünya’nın kaderini belirleyecek özelliklere ne denli sahip bir nesne olduğunu, sanırım hepimiz gayet iyi biliyoruz..

J.R.R. Tolkien'in aynı adlı eserinden uyarladığı Yüzüklerin Efendisi üçlemesiyle bize Orta Dünya'nın kapılarını açan senarist - yönetmen Peter Jackson, aynı yazarın bir başka kitabı olan The Hobbit'i de beyaz perdeye uyarlamış..


Yüzüklerin Efendisi'nin öncülü olma özelliğine de sahip bu yeni üçlemede, ilk serinin yaşlı hobbit'i Bilbo Baggins'in gençliğine gidiyoruz..




Bütün eski dostların bir bir arz-ı endam ettiği filmin, kahramanlarından Orta Dünya'nın doğal ve yapay mekânlarına ve de atmosferine kadar tamamen bir Lotr bölümünü hatırlatması, bu 'özlenene kavuşturucu' tarafıyla memnun edici olurken, seyirci üzerinde zaman zaman bir 'tekrar izleme' sıkıntılı duygusunu uyandırması da mümkün..

Filmin adı Hobbit olmasına karşın, aslında tamamen Cüceler'in ağırlıkta olduğu ve büyücü Gandalf'ın kontrol edip yönlendirdiği bir bölüm izledik..




O değil de insan bi ara, "Madem ki Gandalf, tüm kahramanlarımızı sırtına alarak, istenilen yere bir taksiden çok daha kolay ve çabuk taşıyabilen o dev kuşları çağırabiliyor; bütün o günlerce süren tehlikeli yolculuğa ne gerek vardı?" deyu düşünüyor..

Bu soruya karşılık, "O zaman macera olmaz, dolayısıyla da ne roman, ne de film olmaz ki akıllım," yanıtı, bence yeterli değil..
Bir öykü, böyle bir soruyu, seyircisine bu kadar kolayca sordurtmamalı, derim ben..
Zira bu durum -bir süreliğine de olsa- insanı olayın büyüsünden kolayca kopartabiliyor..




Maceranın başındaki, cümle 'mücahit' Cüceler'i teker teker tanıdığımız "Bilbo'nun evi sekansı" her yönüyle -özellikle 'Cüce Milli Marşı' denebilecek o hüzünlü şarkısıyla- filmin en güzel yeriyken; bazen gereksiz uzatıldığı duygusu yaşatan aksiyonlu bölümlerden, devasa boyutlu Taş Adamlar ile gün ışığında taşa dönüşen Troller bölümünden özellikle ve övgüyle bahsetmek mümkün..

Lord of the Rings üçlemesinin sona ermesiyle büyük bir boşluğa düşen, 'Lotr' hayranı sinemaseverlerin, kendilerini yeniden Orta Dünya'nın büyülü atmosferine sokacak bu seriyi zevkle izleyeceklerinden şüphem yok..

ABD'yle aynı anda, yani 14 Aralık'ta gösterime giren bu ilk bölümden sonra, The Hobbit serisinin ikinci filmi olan 'The Desolation of Smaug' 2013'te, serinin son filmi 'There and Back Again' ise 2014'te gösterime girecek..






3.5/5


The Hobbit: An Unexpected Journey / Hobbit: Beklenmedik Yolculuk

Yönetmen: Peter Jackson
Senaryo: Fran Walsh, Philippa Boyens, Peter Jackson, Guillermo Del Toro, J.R.R. Tolkien (kitap)
Tür: Fantastik, macera
Oyuncular: Martin Freeman, Ian McKellen, Richard Armitage
Yapım: ABD-Yeni Zelanda, 2012, 169'




Hiç yorum yok: