21.01.2013

Beasts of the Southern Wild :: Akvaryuma Girmemek İçin Direnen Balıklar



Altı yaşında sevimli bir kız çocuğu olan Hushpuppy (Quvenzhané Wallis) ile babası Wink (Dwight Henry), New Orleans kıyılarında yer alan, kentle arasında bir su bendinin bulunduğu Bathtub yani Küvet denen bir 'mahrumiyet' bölgesinde, kendileri gibi beş parasız ama 'gönlü zengin' insanlarla birlikte -ev demeye bin şahit isteyen derme çatma mekanlarda- yaşamaktadır..

Çevresinde bolca bulunan -en küçüğünden en büyüğüne- eline aldığı ya da sarıldığı hayvanlara kulağını dayayarak kalp atışlarını dinlemekten adeta uhrevi bir haz duyan Hushpuppy'nin annesi, o daha bebekken evden kaçıp gitmiştir..

Şefkatinden hep mahrum kaldığı annesine olan özlemini had safhada yaşayan, onunla ancak kurguladığı hayallerinde buluşup konuşan bu minik kız, şimdi de -hayattaki tek yakını olan- ölümcül bir hastalığa yakalanmış babasını, yitirme gerçeğiyle karşı karşıyadır..

Şu adaletsiz dünyada fakirin derdi hiç biter mi?.
Ayrıca, büyük bir kasırga, 'Küvet'i tehdit etmekte, oturdukları kulübeleri ve -hayalleri de dahil- her şeylerini sulara gömmek üzere bölgeye yaklaşmaktadır..




Bu doğal afet tehlikesini duyan birçok insan bölgeyi terk edecektir belki ama, kaldırıldığı hastaneden sırtında ameliyat gömleğiyle kaçarak eve gelecek kadar deli, çok sevdiği bu çöplüğünü -ne olursa olsun- bırakmayacak kadar da 'yurtsever' biri olan baba Wink ve birkaç arkadaşının pes etmeye hiç de niyetleri yoktur..

Bölgedeki -hemen her insan gibi- tuhaf karakterlerden biri olan -mesela, çocuklara bacağındaki dövmeleri göstererek falan ders anlatan- öğretmeninin, çevre bilinciyle donanmış eğitiminden geçen, bu bilgilerini olağanüstü genişlikteki hayal dünyasıyla karıştırarak yepyeni 'sentez'lere varmayı becerebilen minik kahramanımız Hushpuppy, buzulların erimesiyle dünyanın sonunun yaklaşmakta olduğunun zaten bilincindedir..




Bu gelen yerel felaket, onu, babasını, arkadaşlarını ve Küvet'i, bakalım nasıl etkileyecektir..

Ey İnsan Sana Her Dayatılanı Kabul Etme

Cannes ve Sundance başta olmak üzere birçok festivalden ödüllerle dönen film, 'Juicy and Delicious' adlı bir tiyatro oyunundan beyazperdeye uyarlanmış..
Ancak, sinemanın -aslında- basit ama alabildiğine büyüleyici biçemini ustalıkla kullanan, konusunun ayaklarını adeta yerden keserek perdeye taşıyan bu anlatım -tiyatro etkisinden tamamen uzak- saf bir sinema duygusu yaratmış..




Beasts of the Southern Wild, en son Life of Pi'yi izlerken hissettiğim, sinemada özgünlük, farklılık ya da benzersizlik algısını -aradan fazla bir zaman geçmeden- bünyemde yeniden yaratan bir film oldu..
Yalnız tek bir farkla: Life of Pi, bunu -daha ağırlıklı olarak- müthiş çarpıcı görselliğiyle başarırken; bu film, aynı algıyı, içeriğinin 'doğal' zenginliği ve anlatımını benzersiz kılan özgür ama büyüleyici tavrıyla sağlamakta..

Bir nevi 'kıyamet ve sonrası' metaforu da oluşturan film, son derece gelişmiş duygu ve hayal dünyasına sahip minik bir kızın gözünü, adeta bir 'bilinçli kamera' gibi kullanarak, çevreye ve de olaylara bakıyor..

Hushpuppy'nin gözünün gördükleriyle gönlünden geçenleri birbirine karıştırarak bize sunarken de, her olayın, bir çocuk için sıkıcı olabilecek ayrıntılarını es geçtiği ve böylelikle, süreçleri eksik bırakan bir kurguya sahip olduğu görülüyor..




Diğer bütün hayvanlar gibi 'etten' oluşan insanların, birer hayvan olduğu gerçeğini özellikle hatırlatan film, diğer her şey gibi, bizim de evrenin küçücük bir parçası olduğumuzu ve bu evrendeki bir unsurun bozulmasıyla bile koca bir sistemin düzeninin alt üst olabileceğini söylemeyi de ihmal etmiyor..

Derin dramının yanı sıra insanın içini ısıtan anları ve komiklikleri de barındıran; güce teslim olmayı ise kesinlikle reddeden yapım, aksine, düzene başkaldırıyı, ne olursa olsun 'salt istediğin gibi' yaşamayı kutsayarak, her dayatılanı da kabul etmemeyi öğütlüyor..
Ve bunu yaparken de, arzuları hilafına insanları köklerinden kopararak, 'suyu olmayan akvaryum'lara kapatan 'insani şartlar' olgusunu, -elbette bilinçli seyircisine- alabildiğine sorgulatıyor..




Beastsof the Southern Wild / Düşler Diyarı

Yönetmen: Benh Zeitlin
Senaryo: Lucy Alibar, Benh Zeitlin
Tür: Fantastik, dram
Oyuncular: Quvenzhane Wallis, Dwight Henry, Levy Easterly
Yapım: ABD, 2012, 93'

4 / 5