26.04.2013

Yabancı :: Bir Kız Gördüm Y Kuşağı


Türkçeyi -aklına estiği gibi- bazen kötü, bazen iyi konuşabilen, selamsız sabahsız ortalıkta dolaşan, suratsızın önde gideni, antipatiğin de bayrak sallayanı bir kız olan Özgür (Sezin Akbaşoğulları), 80 darbesi sonrası Fransa’ya iltica etmiş, Devrimci bir anne babanın kızıdır..

Paris’te doğup büyümüş, annesini o daha küçükken kaybetmiş bu 'kızgın' kızın, şimdi de babası ölmüştür..
Evde bulduğu, babasına ait bir mektubu vasiyet kabul eden 'Özgür kız', cenazeyi İstanbul'a gömmek üzere yola çıkar..

İlk defa geldiği İstanbul'da babasını morga koyar, kendi de ana tarafından akrabalarının yanına gider..
Babasını gömebilse onlarla tanışmaya hiç niyeti yoktur ama, aslan bürokrasimizin de T.C. kimliği olmayan bu 'mülteci' cenazeye defin ruhsatı vermeye gönlü yoktur..


'Solcu' akrabalar da bir işe yaramaz ama, orada tanıştığı Ferhat (Caner Cindoruk), biraz ısrarlı olmanın, daha çok da yakışıklı olmanın avantajını kullanarak, kızımızın kalın kabuğunda gedik açmayı başarır..




Ferhat'ın 'gönüllü' yardımcılığında bu sefer de baba tarafından 'dinci' akrabalarını bulan Özgür'ün, Ferhat'ı gördükten sonra, babasını morgda unutması dikkatli gözlerden kaçmayacaktır..

Senarist-yönetmen, tıpkı Özgür gibi, rahmetlinin cesedini gömmeyi falan unutuyor ve belli ki 'asıl hedef'i olan dinci kesimi, yerin dibine sokmaya girişiyor..

Tamam, kendi hedefi, kendi görüşüdür..
Ne bana, ne de bir başkasına bu konuda fazla laf düşmez; ama, bunu nasıl yaptığı hususunda gördüklerimi eleştirmekten de beni kimse alıkoyamaz..




Televizyon dizisi senaristi olduğunu öğrendiğimiz Filiz Alpgezmen, bu ilk yönetmenlik denemesinde çok başarısız olduğu gibi, geleceğe dair bir umut ışığı da vermiyor maalesef..

Hiç görmediğimiz babası hakkında çok daha bilgilenmemize karşın, olayın esas elemanı olan Özgür hakkında doğru dürüst bir şeyler bilmememiz çok garip..

Başından sonuna kadar -üslupla hiç ilgisi olmayan- öylesine bir kabalık, yontulmamışlık hissi veriyor ki film, yönetmeninin bir kadın olduğuna inanmakta zorlandım valla..
Neyse ki bazı arkadaşlar bi şekilde ikna ettiler beni..
Şu an iyiyim yani, merak etmeyin..




İnanılmaz kötü oyunculuklara baktığımızda ve mevcut oyuncuların ustalığını gözönüne aldığımızda, bu olumsuzluğun tamamen yönetmenden kaynaklandığı da açıkca görülüyor..

Filmin olumlu tek yanı, daha doğrusu tespiti, dindar kesimin içinde yer alan ve kendilerine, Gösterişçi Dindar ya da Dinci diyebileceğimiz güruhu, belki biraz karikatürize ama doğru bir bakışla betimlemesiydi..

Hedefini tam belirleyememiş, önemli bir şeyler söyleyecekmiş havalarına girmesine rağmen, elle tutulur bir mesaj da oluşturamayan senaryosu ve kötü diyaloglarıyla film daha en temelinde, 'benden bir şey olmaz' sinyalini veriyor..


 

Alpgezmen'in yönetimi de olumlu hiçbir katkı sunamayınca, film de bu uyarı sinyalini hiç kesmeden finali görüyor..

Yine de, dünyanın en ‘anlamsız’ sevişme ve dünyanın en saçma sapan adam öldürme sahnelerini merak edenler için ilginç olabilir..



1/5



Yönetmen ve senarist: Filiz Alpgezmen
Tür: Dram
Oyuncular: Sezin Akbaşoğulları, Caner Cindoruk, Serkan Keskin
Yapım: Türkiye, 2013



Hiç yorum yok: