1.11.2013

Üç Yol


Babasının ve sevdiği kız Zeliha’nın ağbisi Yusuf’a olan ilgilerinden dolayı, Bünyamin’in çocukluğu  hep kıskançlık duygularıyla geçmiştir.

Hep birlikte oyun oynarken, Bünyamin Zeliha’nın Malabadi  Köprüsü’nden  düşüp boğulmasına sebep olur.
Vicdan azabı, Bünyamin’in peşini yıllarca bırakmaz.

Ağabeyi ile hiçbir şekilde yüzleşemeyen Bünyamin, çareyi uzak yerlere kaçmakta ve başkalarına iyilik yapmakta arar.
Uzun süredir Bosna’da toplu mezarlardan kayıpların cesetlerini çıkarmakla meşguldür.

Kayıplar Komisyonu’nda çalıştığı süreçte kendine ve her şeye yabancılaşır.
Rüyalarında kendisini ağabeyi olarak görmeye başlar.
Rüyalarında Yusuf olup, yüzü peçeli mavi elbiseli bir kadının peşinde kuyusunu aramaktadır.


Bünyamin, Türkiye’ye dönmesine günler kala, Mostar Köprüsü’nden kendini atmaya çalışan Zrinka ile tanışır.
Zrinka  savaş sonrası travmalar  ve intihar  eğilimleri  üzerine çalışan, yarı Sırp yarı Boşnak bir psikologtur.
Ailesini ve en yakın  arkadaşlarını  savaşta  kaybetmiştir.
Bünyamin’in  gizemli  ve günahkar şair dünyası ilgisini çeker.
Zrinka aşık olur.



Bünyamin  gördüğü  karmaşık rüyalar ve toplu mezarlar sonucu hastalanır. 
Zrinka ona psikolojik destek vermeye çalışır.
Bünyamin iyileştiğinde  Zrinka’nın  aşkını hak etmek ve  Yusuf’la  ve babasıyla  yüzleşmek için memleketi Hasankeyf’e döner.
Zrinka , uzun süre Bünyamin’den haber alamaz.
Bir gün rüyasında  Bünyamin’in  başına kötü bir şey geldiğini görür.
Bünyamin’e  yardım etmek ve aşkına  cevap bulmak için  Hasankeyf’e gider.  
Zrinka’yı orada Bünyamin’in rüyalarındaki gibi kendisini hakiki aşka kavuşturacak başka sürprizler beklemektedir.



Balkon Film yapımcılığında, yönetmenliğini Faysal Soysal’ın üstlendiği, başrollerinde Kristina Krepela, Nik Xhelilaj, Turgay Aydın, Alma Terzic, Faketa Salihbegovic, Rıza Akın’ın yer aldığı ‘ Üç Yol ’ 25 Ekim’de Pinema Filmcilik tarafından vizyona sunuluyor.

‘Üç Yol’ filminin çekimleri Malabadi, Batman, Hasankeyf ve Midyat’ta başlayıp Saraybosna, Visokov, Mostar ve Poçitel’de tamamlandı.
Oyuncular Türkiye, Bosna, Hırvatistan ve Arnavutluk’tan seçildi.
Filmin müzikleri  İran’ın önemli müzisyenlerinden Kayhan Kalhor’un eserlerinden seçildi.
Ülkemizde de çok sevilen Rus müzisyen Evgeny Grinko ‘Serenade’ isimli çalışmasını,  filmin fragman müziği için yeniden düzenledi.



Uluslararası bir ekibin çalışması sonucu ortaya çıkan  ‘Üç Yol’un hikayesi, Evliya Çelebi’nin ‘Seyahatname’ adlı eserinde de  iki kardeş köprü sayılan, Batman’daki Malabadi Köprüsü’yle acılara tanıklık etmiş Mostar Köprüsü’nü birleştiriyor.

‘Üç Yol’ ayrıca Bosna'da yaşanan katliam sonrasında kayıpları ve toplu mezarları konu edinen ilk Türk filmi özelliğini taşıması ile dikkatleri çekiyor. 
Daha önce  yerli ve yabancı festivallerde kısa filmleri ile övgüler alan,  ödüllü yönetmen  Faysal Soysal, ilk uzun metraj projesi olan ‘Üç Yol’da Bosna savaşında ve sonrasında yaşanan dramlara ayna tutuyor.



Çocukluğunda yaşadığı acı olayın izlerini kalbinden atamayan ve bu yüzden sürekli  kendisi ile hesaplaşma halinde olan  Hasankeyfli  şair Bünyamin ile ailesini ve yakınlarını kaybetmenin acılarıyla yüzleşmeye çalışan Boşnak – Sırp psikolog  Zrinka’nın yolları Mostar Köprüsü’nde kesişir.

Saraybosna’dan  İstanbul’a ve ardından Hasankeyf’e uzanan  yolculukta, karşımıza zaman zaman ruhsal bunalımlar, kadın intiharları, iki ülke mirasının  kaybedilen manevi ve tarihi zenginliği ve tabii ki umut ve aşk tasvirleri çıkacak.



Bünyamin, Zrinka ve Yusuf kendi iç yolculuklarında hem gerçeği hem de  ölümsüz aşkı bulacak.
Yönetmen Faysal Soysal, filmin kalbinde yer alan Yusuf, Bünyamin ve Züleyha’nın hikayesini,  Bosna’da yaşanan insanlık  dramlarının çerçevesinde  yeniden yorumlarken, Türk Sineması adına yeni bir dil arayışını da sürdürüyor.






Filmin mmknmrtb notu ::

Önyargılı olmamayı bir kez daha özüme hatırlatan bir film oldu Üç Yol..
Zira hiç de beklemediğim kadar derin bir içerik ve gayet ustaca bir üslupla karşılaştım..

'Bok kafalı esnaf' zihniyetli bir takım adam müsveddelerinin olur vermesiyle suya terk edilen 'kadim uygarlıklar simgesi' Hasankeyf ile 20. Yüzyıl biterken Avrupa'nın göbeğinde işlenmiş bir büyük günah olan Bosna Soykırımı'nı, iki 'güzel ama yaralı' yüreğin vasıtasıyla bir araya getiren Üç Yol, kahramanlarının ruh halleriyle oluşturup başarıyla kurduğu gizemini kendi ruhuna dönüştüren ilginç bir yapım..


Bünyamin'i canlandıran Nik Xhelilaj, başarılı oyunculuğuyla belki iyi bir tercih olarak nitelendirilebilir, ama yetersizliği bariz Türkçesiyle filmin en falso veren unsuruydu..

Yusuf ile Züleyha'nın efsanevi aşklarını 'leitmotif' olarak kullanan film, sinema sanatına yatkınlığının yanı sıra, son derece entelektüel birikim sahibi bir yönetmeni de müjdeliyor..

Tanıdığımdan değil ama bu ilk uzun metrajından çözdüğüm kadarıyla maneviyatçı ve mukaddesatçı biri olduğunu sandığım yönetmen Faysal Soysal’ın, Türk Sineması'nın 'öbür' tarafındaki -ezelden beridir mevcut- bariz boşluğu güzelce doldurabilecek kalitede olduğunu düşünüyorum..

Hayırlısı olsun..


  3.5 5



1 yorum:

deniz yılmaz dedi ki...

çok beğendim, huzur buldum. insana ruhunu hatırlatıyor.

kafama takılan, genellikle keskin çizgileri olan doğu medreselerde hocalık yapan birinin namahrem bir kadına karşı davranışı. biz de doğuluyuz ve medrese hocalarımız aynı sofrada yemek yemeği bırakın, kadının yüzüne bakmanın bile haram olduğunu söyler.