20.01.2014

Çılgın Dersane 3 :: Denizin Buz Gibi Soğuk Sularından Gelen İrecep


Halk arasında 'Fetocu' diye bilenen bir gruba ait dersanenin öğrencileriyle, halk arasında neci dendiğini bilemediğim birilerine ait dersanenin öğrencileri, 3. Geleneksel Dersaneler Yarışması için Antalya sahillerine konumlanmışlardır..

İlk gece, tanışmak ve birbirleriyle kaynaşmak için tüm öğrencilerin katıldığı bir plaj partisi düzenlenir..

Kumda yakılan kocaman bir ateşin etrafında çevrelenen envaitürlü genç, kâh maklube yiyerek, kâh ateşte marshmallow kızartarak ya da Ankara'nın Bağları türküsüyle dans ederek eğlenmektedir..

Fekat, az sonra başlarına gelecek inanılmaz olaylar zinciri, bu aşırı çılgın dersaneli gençlere bile epey ağır gelecek, bazıları 'wow' olurken, bir kısmı da 'off' olacaktır..


.........dikkat şpoyler içerir........

Eğlencenin tam ortasında denizin içinden yürüyerek gelen, kendisinde süper özellikler olduğunu iddia etse de kimsenin buna tanık olmadığı 'İrecepman', arkasında sıralanan 'Çalanlar' kuruluyla birlikte, tüm bu olanları şaşkınlıkla izleyen gençlere yaklaşır..


Ankara'nın Bağları susmuş, herkes sus pus olmuştur..

Bu arada öne doğru seyirten 'Çalanlar' kurulu üyesi Hegemon Boğaç, aniden tumanını indirir ve ortada yanan ateşi, gösterdiği büyük bir azimle söndürmeyi başarır..

İşte tam bu sırada, gök gürlemesiyle karışık çakan şimşekler arasında gökten inen Pensilvanya Prensi 'Fetoman', asasını sönen ateşe doğru tutar ve patenti kendisine ait olan, "Allah onların evlerine ateşler salsın" bedduasını okur..

Eskisinden daha da büyük bir ateş yeniden etrafı aydınlatırken, deliye dönen İrecep, Hegemon'a "Hadi işesene lan!" manasında işaret çakar..

Zavallı Hego, başını öne eğer ve ebedi liderine, "Anneea çişim bittiii" manasında göz süzer..

Burnundan soluyan İrecepman ekibini toplar, "Dönüşümüz çılgınca olacak Feto, bak göreceksin olm sen!" mealinde el kol işareti yaptıktan sonra da ortadan kaybolur..


Finalde, Feto ve asası memleketine geri dönmüş, tüm dersane öğrencileri, aralarındaki rekabeti falan unutarak, çılgınca bir eğlenceye dalmışlardır..

...............son......................


Şu anda ve kıçüstü uydurduğum böylesine saçma sapan ama 'manidar' bir öyküyle bile -aklı bir mil havada dolanan- mevcut garabetin çok fevkinde bir 'Dersane gençliği' filmi yapılabilirmiş sanki..

Ben ki bu hususta uzman tanınırım- neresinden tutup da hangi tarafından eleştirmeyi bilemediğim, iki saatin sonunda özüme adeta beyin tutulması yaşatan, pek fena bir film bu..

"- Film mi?!
- ....
- Birinde, ikisinde ne gibi bir ışık gördün de şimdi de kalktın üçüncüsüne gittin?.
- Ama sinema, aşk, iş, güç.. hık mık.."


Diyeceğim şu ki dostlar, ben ettim, cezamı da bi güzel çektim..
Gayrı siz bilirsiniz..
Sonuçta, mazoşizm diye de bi şey var şu garip dünyada..

Çok arzu ettiyseniz eğer, buyrun işte bu da 'gerçek' hikaye:

"Özlem Dershanesi’nin öğrencileri dershaneler arası müzik yarışmasının finali için Antalya’ya gelmişlerdir.
Kendileri adına yarışacak olan Ali’nin aniden hastalanmasıyla, hiç de akıllarında olmayan otel çalışanı Zeynep’i kendi adlarına yarışmaya hazırlarlar.
İlk görüşte Zeynep’e aşık olan Ali, arkadaşlarıyla birlikte Zeynep’in hayatındaki bilinmeyen gerçekleri öğrenerek, onun için hayati bir önem taşıyan sorununu çözmek için kolları sıvarlar.
Çılgın Dersane'yi Kamil Çetin yönetti; Duygu Çetinkaya, Okan Karacan, Paşhan Yılmazel ile Ozan Aydemir oynadı."


  0,5 5



1 yorum:

onur öztürk dedi ki...

muhteşem bir yorum yapmışsınız yalnız bu filme yarım yıldız çok olmuş yıldızsız olmalıydı