21.04.2014

İtirazım Var :: Dedektif İmam Din Tacirlerine Karşı


İstanbul'da, küçük bir camide imamlık yapan Selman Bulut (Serkan Keskin), kitaplarla haşır neşir, pozitif bilime meraklı, bağlama çalmayı, satranç oynamayı seven bir eski boksör olarak, benzerine nadiren rastlanabilecek bir din adamıdır..

Yıllar önce bir kazada karısını kaybettiğinden yalnız yaşayan, Güzel Sanatlar'da okuyan bir kızı (Hazal Kaya) ve sevgili Allah'ı dışında kimsesi olmayan bu güzel insan, yine de her 'normal' insan gibi hayatı boyunca biriktirip 'uzaktan' takıldığı dostları ve de -resmî olmayan- gariban müezzini (Umut Kurt) ile günlük yaşantısını sürdürmektedir..

Günlerden bir gün camide kıldırdığı namaz sırasında iki el patlayan bir silah, cemaatten -tefecilik de yapan- bir esnafı anında öte tarafa postalarken, Selman kardeşimizin her zamanki monoton yaşamını da polisiyesi maruf, macerası makbul, aksiyonu da mebzul bir filme çevirecektir..

Temsil ettiği dinin değil de verdiği devasa bütçeyi hamuduyla götürdüğü hükumetinin düdüğünü çalan Diyanet'e inat, sadece gerçek ve doğru bildiği dini, ahlakı vaazlarına konu eden bu 'tuhaf' İmam -sanki hep böyle bir fırsatı beklermişcesine- coşarak, bir anda dedektif kesilir ve cinai olayın peşine düşer..



Selman Bulut: Bir Taksim Gezi Direnişi İmamı

Geçen yıl yaptığı Sen Aydınlatırsın Geceyi filminin hem bizzat kendisiyle, hem de 'anarşik' tabiatlı gösterim politikasıyla, öteden beridir sakin sakin ırgalanan sinema çarşımızı şöyle bi karıştıran Onur Ünlü, elinde tuttuğu -tesirli menzili köydeki imamdan, devletin tepesine konuşlanmış imamlara dek uzanan- bambaşka bir bombayla yine karşımıza çıktı -çok şükür!.

Peki ya ne olacağıdı?.
Bu haddini bilmez 'cüretkâr' adam, cezasız mı kalacağıdı!.


Anlamsız kararlarıyla bilinen, gereksiz ama yetkisi büyük kurullar anında toplanır, saçma sapan bir karar alınır; içinde aşırı şiddet ya da cinsellik bulunmadığı halde -bilakis- 'ahlâk ve insan onuru içerdiği için' filme '18+' yasağı getirilir..

O değil de, ahlâk ve insan onurunun hem kendileri, hem de çocukları için tıpkı zehir etkisi yapabileceğini, belki de -allah korusun!- insanlaşma belirtileri gösterebileceklerini nasıl da biliyor şu yobazlar değil mi?.

İşin 'cinai' tarafına bakınca, olayı çözmeye niyetli bir dedektifin girişimlerini takip eden o klasik polisiyelerin havasını solutan filmde, sıradışı imamdan sıradışı bir dedektife dönüşen Selman Bulut, yüzde yüz yerli malı bir 'Sherlock Holmes' tiplemesiyle, maceradan maceraya sürüklenir..


Ünlü'nün 'polisiye' özellikli Polis ile Celal Tan ve Ailesinin Aşırı AcıklıHikayesi filmlerine yeni bir arkadaş olan İtirazım Var, dedektifliğe soyunan bir imamın ana kahraman oluşuyla, hem yönetmenin işleri arasında, hem de Türk Sineması genelinde benzersiz bir örnek teşkil ediyor..

Onur Ünlü, Sırrı Süreyya Önder’le birlikte yazdığı filmin hikâyesinde, mükemmel bir karakter çalışmasıyla diktikleri 'sıradan ama olağanüstü' bir anti kahraman gömleğini, Serkan Keskin'e öylesine güzel giydirmişler ki o kadar olur yani..
Fenomen dizi Leyla ile Mecnun'cuların sevgili İsmail Ağbisi Serkan Keskin de gösterdiği mükemmel performansla Selman Bulut'u -tam anlamıyla- ete kemiğe büründürerek, o gömleğin hakkını veriyor elbette..


Selman Bulut öyle bir imam ki Gezi Direnişi sırasında gençler onun camisinin kapısına dayansalardı eğer -tıpkı Dolmabahçe Camisi'nde yaşandığı gibi- o kapıyı onlara ardına kadar açardı..
Aslında daha açık söylemek gerekirse, o sırada Selman Hoca camide değil, Taksim'de yerini alırdı ve polise en 'haso' direnişi de bizzat kendisi gösterirdi..

Hoca, sadece camisinde işlenen bir cinayeti çözmeye çalışmaz; özünü ezelden yitirerek adeta bir kabuğa dönüşmüş, dini salt şekilden ibaret sayan 'Emevi Müslümanları'nın ve cümle dinci, diyanetçi yobazların da ipliğini pazara çıkarır..

Bunun dışında, Gezi Direnişi'nin etkileri filmde 'doğrudan' da hissedilir; hatta o süreçte hayatlarını kaybeden gençlerimizin adlarının ve resimlerinin olduğu bir sokak afişi 'ısrarlı' bir kadrajlamayla vurgulanır..


Sırrı Süreyya Önder’in öyküye olan katkısı, metnin -özellikle- dini ve siyasi tarafındaki 'net ve sert' tavrında hissediliyor..
Bu arada 'din ve siyaset' demişken, Selman Hoca'nın filmde verdiği vaazın 'Antikapitalist Müslüman' İhsan Eliaçık'ın kaleminden çıkmış olduğunu da belirtelim..

Yalnız şurası bi gerçek ki bu 'dış etkenler' Onur Ünlü'nün 'tanıdık' ama benzersiz kara mizahıyla örülü senaryosunda ve absürdü yoğun üslubunda yoğrularak homojenleşiyor..

Benim naçizane arzum, birbirlerini güçlendirme potansiyelleri kesin olan bu iki 'kafadar' adamın işbirliğini gelecek projelerde de görmek..


Bir ateisti bile imana getirecek denli- kafası hem dünya, hem de ahiret hususunda su gibi berrak, entelektüel ve eğlenceli bir güzel imamın, parlak zekası ile güçlü yumruğunu kullanarak, iyi ve de doğrunun yanında saf tutup adaleti gerçekleştirmek üzre savaşmasını anlatıyor İtirazım Var..

İtiraz ediyor; dini ticarileştirerek Katolikleştiren Diyanet kurumuna, Müslümanın zengin olanını seven iktidar sarhoşlarına karşı 'gerçek ve kirletilmemiş' bir dini savunuyor bu film; hatta İslam'ın 'Anarşist-Devrimci' özellikli sahabesi olan Ebu Zerr'in din anlayışına yakın duruyor..


İmam nikahının saçmalığından faiz ve tefecilik belasına, pedofili kurbanı sokak çocuklarından daha nice sosyal sorunlara da parmak basıyor..

Alt tarafı bir film bu yahu!.
Senin için- daha ne yapsın da ilgine mazhar olsun canım kardeşim!.

Git işte, izle; şaşır, gül, hüzünlen, kahkaha at, ağla, dinden çık, imana gel, haşyetten diken diken olsun tüylerin, bayıl!.





İtirazım Var / Let's Sin

Senarist Yönetmen: Onur Ünlü
Oyuncular: Serkan Keskin, Hazal Kaya, Büşra Pekin, Öner Erkan, Osman Sonant, Serdar Orçin, Umut Kurt, Sırrı Süreyya Önder, Güler Ökten

  4 5



Hiç yorum yok: