28.09.2014

The Equalizer :: Superbob Rus Mafyasına Karşı


Hayatının hayli karanlık ve gizemli bölümünü mazide bırakarak, bizim gibi 'sıradan ve ölümlü' insanlar misali bir yaşam sürmeyi seçmiş; göstermeyi pek de tercih etmediğinin altı özellikle çizilmiş süper güç ve de yeteneklere sahip; 'güçlü kötüler'e karşı acımasız, 'zayıf iyiler'den yana ise alabildiğine şefkatli bir adamın, olağanüstü maceraları..

Siz onun -bizdeki Koçtaş muadili- Home Mart'ta çalışmasına, yerleri paspaslamasına bakmayın; okunması elzem olan 100 kitabı hatim etmenin sonuna gelmiş bir entelektüeldir de o..

Bu arada, mutat olarak her gün yinelediği, takıntıya benzer prensiplerinden asla taviz vermeyeceğini bilmeleri de, herkesin kendi menfaati icabıdır..

Çevresindekilere akıl veren, onlara doğru yolu göstererek uyaran, duruma göre motive de ederek, hayatta başarılı olmalarının yolunu açan bu şahane adamı kim sevmez ki?.


Manuel ya da otomatik- focus ve zoom yapabilme özelliklerine sahip 'son sistem' gözleriyle dikkatli, şiddeti ve saniyesi ayarlı icraat yapabilme kabiliyetiyle de rikkatli olan dostumuz, bu ilk macerasında (devamı gelecek yani) ABD'yi bir örümcek ağı gibi saran örgütlenmesiyle, her türlü pis işler çeviren bir Rus mafyasını imha etmekle meşgul olacaktır; lütfen ayak altında dolaşmayınız..


Karşısına topluca çıkma salaklığını gösteren kötü adamların her birini farklı silah ve yöntemlerle öldürecek denli, spontane yaratıcılığın zirvesinde doğaçlama yaparak gezinen; monotonluktan uzak estetik bir zevk sahibi olduğunu ise, her can alışında ortaya koyan Robert McCall'in (Denzel Washington), her zamanki özel hayatında, 'evden işe işten eve' anlayışına titizlikle riayet ederek, tekdüze ve de heyecansız bir yaşantıyı tercih eder bir portre çizmesi ne kadar da ilginçtir; öyle değil mi sayın seyirciler?.


Bin yıllık bir aksiyon klişesi olan 'İntikamcı' olayını, öykü derinliği sığ, kaygısı oldukça yüzeysel bir sosyal içeriğin sosuyla süsleyen The Equalizer, çekim estetiğinin -şöyle bi güzel- fiyakalı olmasını, her türlü sinemasal ve sanatsal endişenin üzerinde gören bir anlayışla kotarılmış..


Sonuçta, bundan önce, "Rambovari kahramanımızın, esprili kişiliğinden ödün vermeyen kahramanlıklarıyla süslü, tamamı mantıksızlık verniğiyle kaplanmış bir 'klişeler anıtı'.." sözleriyle değerlendirdiğim Olympus Has Fallen'ı çekmiş bir yönetmenin son işinden bahsediyoruz..


Oradaki Rambo'yu al, burada 'kostümsüz' Batman ya da 'taytsız, donsuz' Superman yapıver; olsun sana işte 'Superbob' McCall..

Son tahlilde The Equalizer, yönetmen Antoine Fuqua için belki mühim bir ilerleme anlamına gelebilir, ama biz sinemaseverler için ise en fazla vasat bir 'seyirlik' düzeyinde..



The Equalizer / Adalet

Yönetmen: Antoine Fuqua
Senaryo: Richard Wenk
Oyuncular: Denzel Washington, Marton Csokas, Chloë Grace Moretz, David Harbour, Bill Pullman ve Melissa Leo
Yapım: ABD, 2014, 131'

  3 / 5



Filmin yapım notu..


1 yorum:

Adsız dedi ki...

biraz abartılı bir eleştiri olmuş.kendi düşüncem diyip kabuğunuza girebilirsiniz.ama şeyet ortada olan tek şey aktörün oldukça sevilen biri ve görevini işini daha doğrusu oldukça iyi yapmış olması.Rambo vari filmler dediğmiz şeyler aslında bir nevi kült lafını içeren bir icattan öte gitmez.Ama aynı zamandada çok tutulur.Her defasında sizin gibi yorum bırakmak aslında biraz kilişe olsa gerek.