9.11.2014

Serena


Kuzey Carolina, 1920’lerin sonu.  
Yıldırım aşkıyla evlenen George (Bradley Cooper) ve Serena Pemberton (Jennifer Lawrence) bir kereste imparatorluğunun başındadırlar.  
Bütün güç ellerindeyken aşk ve hırsla ilerleyen ikili, önlerine çıkan bütün engelleri aşmakta ve herkesi alaşağı etmektedir. 
Ancak, Serena’nın George’un geçmişini ortaya çıkartması ve değiştiremeyeceği kendi yazgısını öğrenmesiyle, ikilinin tutkulu evliliği bir yumak gibi çözülecek ve dramatik bir hesaplaşmaya doğru gidecektir. 

YAPIM HAKKINDA

Yapımcı Nick Wechsler’in Serena ile bağlantısı, filmin uyarlandığı kitabın haklarını basılmasından bir sene önce almasıyla başlamış. “Okuduğum gibi hikayeye aşık oldum ve derhal  senaryoyu geliştirmeye başladık” diyor Wechsler.


“Senarist Chris Kyle hikayenin özünü çok iyi kavramıştı ve uyarlama yapmak için onun vizyonunu çok beğendik.”


Senaryonun ilk hali tamamlanınca, hikayenin keskin virajlarla dolu anlatımına özgün bir bakış açısı getirecek bir yönetmen arayışına çıkılmış.
2010’da Danimarka adına En İyi Yabancı Film Oscar’ını kazanan “In A Better World”ün yönetmeni Susanne Bier , yapımcıların listesinde hemen ön sıralara oturmuş.

“Susanne’de iki insan arasındaki ilişkiyi gözlemlemek ve tutkularını gözler önüne sermek konusunda müthiş bir yetenek var” diyor yapımcı Wechsler.


“Serena’nın erkekler dünyasında bir kadın olması bana çok cazip geldi çünkü bakarsanız ben de öyleyim” diyor yönetmen Bier.
“Film setlerine baktığınızda sadece yüzde onu kadındır. Serena’nın da kaderi aynıydı ve bu bana enteresan geldi.”

Nitekim Bradley Cooper ve Jennifer Lawrence’ın bu projeye dahil olmak istemelerinde, senaryonun yanı sıra Susanne Bier ile çalışmak istemelerinin de büyük etkisi mevcutmuş.

“Susanne’in filmlerinin benim için en önemli özellikleri, her yönüyle inanılabilir olmaları” diyor George Pemberton’ı oynayan Bradley Cooper.
“Gerçeği bulmak konusunda Susanne tam bir usta.”

Serena’yı canlandıran Jennifer Lawrence’da Cooper’a katılıyor. “Susanne hakkında en çok hoşuma giden şey, yaptığı her şeyin tam anlamıyla ‘gerçek’ olması. Sizi önyargılarınızdan arındırıyor ve manipüle etmekle ilgilenmiyor. Size bir hikaye anlatıyor, karakterleri gösteriyor ve durumlarını yansıtıyor ancak nasıl hissetmeniz gerektiğini size dayatmıyor. “



KARAKTERLER VE OYUNCULAR HAKKINDA

Bradley Cooper

“Karakterim George Pemberton’ın hayatında feminen nitelikler mevcut değil” diyor Bradley Cooper. “Diğer yarısının arayışında olan bir adam ve bunu Serena’da buluyor. Baktığınızda son derece sert, kendi doğruları olan birisi ancak Serena’yla tanıştığında anlıyorsunuz ki onun da tek istediği bir hayat eşi. Gerçekten kendisine hayran olarak oynadığım bir karakter.”

Serena’yı çekmeden önce Bradley Cooper ve Jennifer Lawrence,  David O. Russell’ın yönettiği “Silver Linings Playbook”da (Umut Işığım) birlikte çalışmışlardı.

“Birbirimizi artık zaten çok iyi tanıyorduk onun için Serena’daki karakterlerimize çok rahat bir şekilde büründük” diyor Jennifer Lawrence.
“Bradley inanılmaz komik bir adam ve bu işleri iyice kolaylaştırıyor. Kafamda onun nasıl görünebileceğine dair bir imaj yaratmıştım ancak sete geldi ve kafamdakini yerle bir etti. Tahmin bile edemeyeceğim kadar iyiydi.”


“Büyük ihtimalle bir başka aktör, George karakterine Bradley’nin getirdiği yoğun kuvvet ve erkeksiliği veremezdi” diyor yönetmen Bier.
“Kararlı, çok zeki, maço bir adam ve en az kendi kadar kararlı, zeki bir kadınla birlikte oluyor. Ortada gerçekten patlayıcı olan bir enerji mevcut.”

Jennifer Lawrence

“Susanne ve benim için en önemli olan şey, deli bir kadın hakkında bir film yapmıyor olduğumuzu bilmekti” diyor Oscar ödüllü Jennifer Lawrence.
“Bizim anlattığımız, aşkın delirttiği bir kadının hikayesiydi. Kurnaz bir kadın ancak yeri geldiği zaman tam bir leydi gibi davranmayı da biliyor. Ve son derece saygı değer biri.”

“Eğer Serena bir erkek olsaydı herkesin saygısını kazanmış bir patron olurdu” diye devam ediyor Lawrence.
“Çok akıllı bir kadın ve işleri nasıl yürüteceğini biliyor.”


Halihazırda iyi bir binici olan Lawrence, eğer üstünde durmakta bir sıkıntı yaşamamış ancak Serena’nın kartalını idare etmek konusunda oldukça heyecanlanmış. “Kartalların gözünde en ufak bir şefkat mevcut değil, programlandıkları tek şey neyi nasıl yiyebilecekleri” diyor Lawrence. “Sadece öldürmeyi bilen bu canlı kolunuzda tutmak için muhteşem bir yaratık ancak bir o kadar da korkutucu çünkü devasa pençeleri var. Bir anlamda Serena’yı da temsil ediyor. Evinden koparılmış, eğitilmiş ve yıkım yapması için doğaya salınmış.”



Serena

Yönetmen: Susanne Bier
Senaryo: Christopher Kyle, Ron Rash (roman)
Oyuncular: Bradley Cooper, Jennifer Lawrence, Toby Jones, Rhys Ifans
Yapım: A.B.D., 2014, Romantik-Dram, 109'


Hiç yorum yok: