21.04.2015

34. İstanbul Film Festivali'nden 9 İyi Film!.



Tam ortasında bir nevi sansür girişimiyle yaralanan 34. İstanbul Film Festivali de artık geride kaldı..

Dünya Film İzleme kategorisinde nice şampiyonluklar kazanmış milli rekortmenimiz Kerem Akça bu yıl yeni rekorunu kırdı mı, kırmadı mı henüz bilmiyorum; ama bendeniz, 34'te kalarak, geçen yılki 37 adetlik mütevazı rekoruma sadece yaklaşabilmişim, o kadar..

Evet.. Güzel bir tesadüf olarak, 34. festivale pek yakışan bir sonuç olmuş bu benimki; lâkin, üzüntüyle açıklamak zorundayım ki hem benim, hem de sayın Akça'nın performansını engelleyen şey, bazı filmlerin, sansürü protesto ederek yarışmadan ve gösterimden çekilmesiydi..

Bu olayda ben biraz farklı düşünüyorum aslında..
Protestonun hedefi olanların bu durumdan zerre etkilenmediklerini, sinemasevenler cemiyetinin birer üyesi olarak aslında sadece birbirimizi cezalandırdığımızı iddia ettim, ediyorum..

Kızdığımız adamlar, bu duruma kıs kıs gülerek, 'Kör istemiş bir göz, allah vermiş iki göz' misali sevinmiş; "Terörist zihniyetli bir filmin önünü keselim derken, milli ve dini şuurdan nasibini almamış bir sürü ahlaka mugayir filmin de önünü kesmiş olduk" deyu ellerini ovuşturmuş olmalılar..
Neyse bu konuyu fazla uzatmamak en iyisi..

O değil de, kapanış töreninin de iptal edilmesine, en çok ben sevinmiş olabilirim sanki..
Açılış, kapanış fark etmez- bilumum törenlere karşı duran 'gıcık' bir tip olarak, en azından bazı dostlardan özüme yönelik, "Neden gelmedin ki?" sorusunu bu kez cevaplamak zorunda kalmadım..

Asıl olayımıza gelirsek; izlediğim 34 filmin en beğendiğim 9'unu, bir mmknmrtb geleneğini daha sürdürmek adına zikredeyim diyorum..

Bu filmlerin yapım notlarının dışında benim de bir şeyler yazmam doğru olurdu tabii..
Gelgelelim, istek var ama, eylem için o eski motivasyonumdan eser yok şimdi..
Bu şeref sadece bir kaç filme nasip oldu, ki onlar da izlediğimin hemen ertesinde aldığım notlardan ibaret..

"Peki.. neden 9 film?" sorusunun yanıtı gayet basit aslında..
Tam da festivalin başladığı gün girdiğim yeni yaşım olan 43'ü, festivalin bu yılki numarası ya da izlediğim film sayısı olan 34'ten çıkardığımda buldum bu kutsal 9'u..

Şimdi bana, "Neden böyle bi şey yaptın ki?" diye saçma sapan bir soruyla gelmeyeceğinizi umar, hepinize saygılarımı sunarım..



1 ) MELBOURNE

Yönetmen: Nima Javidi 
Senarist: Nima Javidi
Görüntü Yönetmeni: Hooman Behmanesh
Kurgucu: Sepideh Abdolvahab
Özgün Müzik: Hamed Sabet
Oyuncular: Peyman Moadi, Negar Javaherian, Mani Haghighi, Roshanak Gerami, Elham Korda, Vida Javan, Shirin Yazdan Bakhsh, Alireza Ostadi, Parastoo Moghaddam
Yapımcı: Javad Norouzbeigi
Yapım Şirketi: Qabeaseman Art İnstitute
Dünya Hakları: İranian İndependents
İran / 2014 / DCP / Renkli / 93´

2014 Venedik Film Festivali Eleştirmenler Haftası’nın açılış filmi olan filmin iki karakteri, Amir ve Sara, üniversite öğrenimi için ülkeleri İran’ı geride bırakarak Melbourne’e taşınmaya ve hayatlarında beyaz bir sayfa açmaya karar veriyor.
Ancak uçaklarının kalkmasına yalnızca birkaç saat kala istemeden dahil oldukları trajik bir olay bütün planlarını bozuyor.
Nima Javidi’nin ilk uzun metrajlı filmi olan Melbourne, özenli ve girift senaryosuyla bolca övgü topladı.


mmknmrtb :: 
Komşuna ya da genel olarak insanlara yardımcı olmaya çalışırken dikkatli olmayı, kendi küçük ama sorumluluğu büyük davranışların içine girmemeyi; hadi bu haltı yedin diyelim, o zaman ilk başın sıkıştığında muhataplarına yalan söylememeyi ve bu yalanın yeni yalanlar üreteceğini unutmayarak daha ilk fırsatta bu sarmaldan çıkmayı öğütleyen film kendini, hemen hepimizin başına, hemen bugün gelebilecek bir olayı, "Benim başıma gelse ben nasıl davranırdım acaba?. Yok ya böyle yapmaz, şöyle davranırdım." gibi düşüncelerin sürekli kafada dolaştığı bir ruh haliyle izletiyor..

Değil Melbourne'u, İran'ın bir sokağını bile görmeden, bir apartman dairesinin içinde olup biten bir 'küçücük' öyküyü, olağanüstü bir ustalıkla anlatan, mükemmel bir film..






2 ) CITIZENFOUR 

Yönetmen: Laura Poitras
Oyuncular: Edward Snowden, Glenn Greenwald, Jacob Appelbaum Yapımcı: Laura Poitras, Mathilde Bonnefoy, Dirk Wilutzky
Dünya Hakları: Cat & Docs
Türkiye Hakları: Fabula Films
ABD, Almanya / 2015 / DCP / Renkli / 114´

Citizenfour bir belgeselden ziyade gerçek hayattan fırlayan bir gerilim filmi.
Belgeselci ve gazeteci Laura Poitras ve gazeteci Glenn Greenwald, “Citizenfour” takma adını kullanan Edward Snowden’la Hong Kong’da buluşuyor.
Üst düzey CIA analizcisi Snowden, Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı’nın özel hayatın gizliliğini hukuk dışı yollarla ihlal ettiğini kanıtlayan gizli belgeleri kameralar önünde gazetecilere teslim ediyor.
Poitras ve Greenwald, Snowden’ın tarihi kararıyla hayatını sonsuza dek değiştirecek bu fedakârca eylemini gözlemliyor.
Bu filmi izledikten sonra telefonunuz, e-postanız, kredi kartınızla ilgili düşünceleriniz, hatta dünya görüşünüz bir hayli değişecek.


mmknmrtb :: 
Kendi halkının ve tüm dünya halklarının özel hayatlarını hiçe sayarak, onların her türlü iletişim bilgilerine ulaşan ve kaydeden; dünya üzerindeki tüm ülke yöneticilerinin düşüncelerine, kararlarına ve eylemlerine de aynı yöntemle ulaşarak, bunları her türlü milli ya da gayrı milli çıkarları için kullanmaya ant içmiş devletinin karşısına çıkma cesareti gösteren, Edward Snowden adlı bu genç adamın yaptıklarını öğrenmeye ve de onu anlamaya çalışan seyircisini, yarattığı olağanüstü gerilimle adeta büyüleyen, mükemmel bir belgesel..





3 ) RÉALITÉ | GERÇEKLİK |  REALITY

Yönetmen: Quentin Dupieux 
Senarist: Quentin Dupieux 
Görüntü Yönetmeni: Quentin Dupieux 
Kurgucu: Quentin Dupieux 
Özgün Müzik: Phillip Glass 
Oyuncular: Alain Chabat, Elodie Bouchez, Jonathan Lambert, Jon Heder, Eric Wareheim, Roxane Mesquida, John Glover, Kyla Kenedy 
Yapımcı: Gregory Bernard, Diane Jassem 
Yapım Şirketi: Realitism Films 
Dünya Hakları: Indie Sales 
Fransa, Belçika / 2014 / DCP / Renkli / 87´

Wrong / Yanlış ve katil tekerlek Rubber / Lastik filmlerinin yönetmeni Quentin Dupieux gene çılgınca gerçeküstü bir komediyle kafaları karıştıracak. 
B filmlerine selam duran, biraz da bilimkurgu tadı veren bu filmde, kendi halinde bir kameraman olan Jason yöneteceği ilk korku filmi için fellik fellik yapımcı aramaktadır. 
Servet sahibi yapımcı Bob Marshal filme finansman sağlamayı kabul eder etmesine de, bir şart öne sürer: Jason 48 saat içinde sinema tarihinin en kusursuz çığlığını bulmalıdır! 
Jason, çığlık arayayım derken bir kâbusun içine düşecektir. 
Bu arada bir belgeselde, adı Gerçeklik olan küçük bir kız, bir domuzun içinde bulduğu mavi bir video kasedin sırrını çözmeye çalışmaktadır. 


“Aslında Gerçeklik, benim daha önce çektiğim üç filmden de bir şeyler içeriyor denebilir: Steak, Lastik ve Yanlış. 2012 yılında Los Angeles’ta iki film çektim. Bunların ilki olan Wrong Cops pis, aptal ve basit bir filmdi. İkincisi ise Gerçeklik. Bu film temiz, zekice kurgulanmış ve karmaşık. Bu ikisi şimdiye kadar çektiğim en iyi filmler diyebilirim.” – Quentin Dupieux





4 ) GETT | İSRAİL USULÜ BOŞANMA | GETT: THE TRIAL OF VIVIANE AMSALEM 

Yönetmen: Ronit Elkabetz, Shlomi Elkabetz 
Senarist: Ronit Elkabetz, Shlomi Elkabetz
Görüntü Yönetmeni: Jeanne Lapoirie
Kurgucu: Joel Alexis
Özgün Müzik: Dikla, Shaul Beser 
Oyuncular: Ronit Elkabetz, Menashe Noy, Simon Abkarian, Gabi Amrani, Dalia Beger
Yapımcı: Sandrine Brauer, Marie Masmonteil, Denis Carot, Michael Eckelt, Sasson Gabai Shlomi Elkabetz 
Yapım Şirketi: Elzévir & Cie, Riva Film, Dbg Films 
Dünya Hakları: Films Distribution 
Fransa, Almanya, İsrail / 2014 / DCP / Renkli / 115´


Bu yıl İsrail’in Oscar adayı olan İsrail Usulü Boşanma, bir kadının bir ülkenin medeni hukukuyla olan çatışması üzerine kurulu. 
Geçen yıl eleştirmenlerin gözdeleri arasında yer alan film, Viviane Amsalem’in kocasından boşanabilmek için verdiği mücadeleyi anlatıyor. 
Viviane’ın yıllardır ayrı olmalarına rağmen boşanmayı reddeden kocası Elisha, bir toplumun bütün hücrelerine sinmiş ataerkilliğin en basit metaforu sanki. 
Bu açıdan, İsrail’in en saygın kadın oyuncularından Ronit Elkabetz ve erkek kardeşi Shlomi tarafından çekilen İsrail Usulü Boşanma’yı, hikâyesi İsrail’de geçen, serbest bir Bir Ayrılık uyarlaması olarak yorumlamak yanlış olmaz.






5 ) INHERENT VICE | GİZLİ KUSUR 

Yönetmen: Paul Thomas Anderson
Senarist: Paul Thomas Anderson
Özgün Yapıt :'İnherent Vice', Thomas Pynchon
Görüntü Yönetmeni: Robert Elswit
Kurgucu: Leslie Jones 
Özgün Müzik: Jonny Greenwood 
Oyuncular: Benicio Del Toro, Josh Brolin, Joaquin Phoenix, Reese Witherspoon, Jena Malone, Owen Wilson, Martin Short, Katherine Waterston, Joanna Newson
Yapımcı: Joanne Sellar, John Lesher, Megan Ellison
Yapım Şirketi: Warner Bros.
Dünya Hakları: İac Films, Ghoulardi Film Company 
Türkiye Hakları: Warner Bros.
ABD / 2014 / DCP / Renkli / 148´ 


Paul Thomas Anderson’ın merakla beklenen yeni filmi Gizli Kusur, özel dedektif Larry “Doc” Sportello’nun hikâyesini anlatıyor. 
Doc, eski kız arkadaşının emlak zengini yeni sevgilisi hakkında bir komplodan haberdar olmuştur. 
Karısı ve karısının sevgilisi, adamı kaçırıp akıl hastanesine tıkmayı planlamaktadır. 
Doc davayı deştikçe işler daha da karmaşık bir hal alacaktır. 
Festivalde en son The Master ile izlediğimiz Anderson’ın önceki filmlerinden oldukça farklı bir dokuya sahip olan yeni filmi, kariyerinde bir atılım niteliğinde. 
Güçlü oyuncu kadrosu ve saksafonculardan sörfçülere binbir çeşit karakterin geçit yaptığı Gizli Kusur, Amerikan edebiyatının en esrarengiz yazarlarından Thomas Pynchon’ın aynı adlı romanından uyarlandı.





6 )  OMOIDE NO MARNIE | MARNİE ORADAYKEN | WHEN MARNIE WAS THERE 

Yönetmen: Yonebayashi Hiromasa
Senarist: Niwa Keiko, Ando Masashi, Yonebayashi Hiromasa 
Özgün Yapıt :Joan G. Robinson 
Kurgucu: Animation: Ando Masashi
Özgün Müzik: Muramatsu Takatsugu 
Oyuncular: Voices: Takatsuki Sara, Arimura Kasumi. Matsushima Nanako, Terajima Susumu, Negishi Toshie, Moriyama Ryoko, Yoshiyuki Kazuko 
Yapım Şirketi: Studio Ghibli 
Dünya Hakları: Wild Bunch 
Türkiye Hakları: Bir Film
Japonya / 2014 / DCP / Renkli / 103´ 




“Bu dünyada çıplak gözle görülemeyen sihirli bir daire var.” 
Studio Ghibli’nin son filmi olarak lanse edilen bu güzel canlandırma film, terk edilmiş bir ev ve penceresinde görünen gizemli bir kızın hikâyesini anlatıyor. 
Anna’nın hayatta hiç arkadaşı yoktur; ta ki kum tepelerinin orada Marnie’yle karşılaşana kadar. 
Ne var ki bataklıktaki eve yeni bir aile taşınınca Marnie ortadan kaybolur. 
Popüler bir çocuk romanından uyarlanan, arkadaşlık ve yalnızlık hakkındaki bu dokunaklı film, Prenses Mononoke’den Küçük Deniz Kızı Ponyo’ya birçok Ghibli filminde çalışmış olan yönetmen Hiromasa Yonebayashi’nin yönettiği ikinci film.





7 ) TAXI | TAKSİ 

Yönetmen: Jafar Panahi
Senarist: Jafar Panahi 
Oyuncular: Jafar Panahi 
Yapımcı: Jafar Panahi 
Yapım Şirketi: Jafar Panahi Film Production
Dünya Hakları: Celluloid Dreams
Türkiye Hakları: Mor Film 
İran / 2015 / DCP / Renkli / 82´ 


Sarı bir taksi Tahran’ın canlı ve renkli caddelerini dolaşmaktadır. 
İnip binen farklı yolcular bizzat taksiyi kullanan Jafar Panahi ile söyleşmekte ve hayatın her alanında fikirlerini ifade etmektedir. 
Panahi bu yeni filminde kendisini de içine katarak İran toplumunun sosyal katmanları arasında geziniyor. 
“Ben bir sinemacıyım. Sinemadan başka hiçbir şey yapamam” diyen yönetmen bir kez daha sinema yapmasına engel olmaya çabalayan ülkesiyle hesaplaşırken, bir toplumu anlatması için baş rolü bir taksiye veriyor.





8 ) SARMAŞIK | IVY 

Yönetmen: Tolga Karaçelik
Senarist: Tolga Karaçelik
Görüntü Yönetmeni: Gökhan Tiryaki
Kurgucu: Evren Luş 
Özgün Müzik: Ahmet Kenan Bilgiç 
Oyuncular: Nadir Sarıbacak, Özgür Emre Yıldırım, Hakan Karsak, Kadir Çermik, Osman Alkaş, Seyithan Özdemir
Yapımcı: Bilge Elif Özköse, Tolga Karaçelik 
Yapım Şirketi: Karaçelik Film 
Dünya Hakları: Karaçelik Film 
Türkiye / 2015 / HD / Renkli / 104´

İşlevini kaybetmiş bir otorite, hiyerarşiyi ne kadar devam ettirebilir? 
Sarmaşık gemisi Mısır’a geldiğinde armatörün liman parasını ödemediği anlaşılır; geminin üstünde haciz vardır. 
Liman yetkililerinin kimsenin uğramadığı demirleme alanına çektiği Sarmaşık’ta, olası tehlikelere karşı harekete geçebilecek altı kişi kalır: Beybaba diye hitap edilen kaptan, makineden Kürt, mutfaktan kamarot Nadir, gemicilerden Alper ve Cenk, usta gemici İsmail. 
Sarmaşık bu altı adamın yiyecek ve içecek kıtlığıyla gemide geçirdiği 120 günün hikâyesidir.

 “Otorite ve birey ilişkileri açısından benim için birçok şeyi düşünme fırsatını sundu bu hikaye. Gemide mahsur kalan gemiciler için geçerli olan bazı şeylerin hepimiz için geçerli olduğunun farkına vardım. Kaptanlarımız gittikçe muhafazakârlaşıyor hatta yer yer faşistleşiyor, acaba onlar da denizin bittiğinin farkında mı? Deniz bitti, gitmeyen gemi gemi değildir. Hikâyemizdeki gemicilerin sorduğu soruyu sormanın vakti bugün değilse yarın gelmeyecek mi: ‘Peki öyleyse kaptanla ne yapmalı?’” – Tolga Karaçelik


mmknmrtb :: 
Metaforu yoğun ve güncel, yeri geldiğinde oluşturulan gerilimi son derece işlevsel, her geçen dakika katmerleşen etkisi tonlarca ağırlıkta bir yapım; tüm ciddiyetine karşın, zaman zaman kahkaha attıracak kadar da mizahı sağlam bir film..






9 ) GEMMA BOVERY | AŞKIN DİLİ 

Yönetmen: Anne Fontaine
Senarist: Anne Fontaine, Pascal Bonitzer 
Görüntü Yönetmeni: Christophe Beaucarne 
Kurgucu: Annette Dutertre 
Özgün Müzik: Bruno Coulais 
Oyuncular: Gemma Arterton, Fabrice Luchini, Jason Flemyng, Niels Schneider, Mel Raido, Elsa Zylberstein 
Yapımcı: Matthieu Tarot, Philippe Carcassonne 
Yapım Şirketi: Albertine Productions, Cine@, Gaumont 
Dünya Hakları: Gaumont 
Türkiye Hakları: Fabula Films
Fransa / 2014 / DCP / Renkli / 99´ 




Posy Simmonds’ın aynı adlı resimli romanından uyarlanan Gemma Bovery, gerçek hayat ve edebiyatın iç içe geçtiği bir komedi drama. 
Bir edebiyat tutkunu olan ama özellikle de Flaubert’in Madame Bovary’sine bayılan Martin Joubert’in Normandiya’da küçük bir kasabadaki heyecansız hayatı, yeni komşuları sayesinde renklenir.
Gemma ve Charles Bovery adındaki bu İngiliz çift ona elbette en sevdiği romanı anımsatır. 
Martin, Madame Bovary’den yaptığı alıntılar aracılığıyla komşularının yaşantısına müdahale etmekten kendini alamaz. 
Anne Fontaine’in yeni filmi özellikle İngiliz sinemasının en revaçtaki oyuncularından Gemma Arterton’ın baş döndürücü güzelliğiyle ilgi topladı.



2 yorum:

Hayal Kahvem dedi ki...

İstanbul Film Festival'ine heves etmemin yegane sebebi, bir vakitler Numan Serteli'nin Tersninja'da yazdığı komik festival yazılarıdır. Düşündüm de şimdi, binlerce kasırga aşkına, beş yıl filan olmuş.

Her yıl olduğu gibi, bu yıl da teşekkürü bir borç bilirim.

Yukarıdaki listeye baktım. Bir tek 3 numara, Gerçeklik'e müştereken gitmişiz.

Gerçeklik'i ben de beğendim.
Bu yıl genelde belgesel filmler seçtim. Hepsi çok iyiydi diyebilirim.

numan s. dedi ki...

bendenizin ve mmknmrtb'nin en kadim okuyucusu ve de destekleyicisi sevgili hayal, seni en derin saygı, en içten duygularımla selamlarım..