3.11.2015

Mavi Gece :: Herkesin Cinsiyeti Kendine..



Bir yanda başarılı, herkese tepeden bakan, hastane sahibi zengin bir doktor, kocasına bile soğuk davranan ulaşılması zor bir kadın olan Emel. 

Diğer yanda maço, küfürbaz, kahveyi, meyhaneyi seven, kendisine çok düşkün karısını dövmeyi ve aldatmayı rutin hale getirmiş, mahallenin yaka silktiği taksi şoförü Zeki. 

Gök gürültülü, şimşekli, yağışsız ama tuhaf şekilde mavi bir gecede bu iki insanın ruhları çakışır. 

Kadın bedeninde erkek ruh, erkek bedeninde kadın ruh. 
Artık birbirlerinin bedenlerinde yaşamak zorundadırlar. 

Böylece bir sürü garip ve komik olaylar dizisi başlar.

Kadının, hayatta en başarılı, en havalı, en zorlu halinin tipik bir örneği olan Emel ile erkek milletinin en yontulmamış, en pis -belki de- en 'doğal' halini temsil eden Zeki'nin ruhlarını, bedenleri içinde yer değiştirten, bu tuhaf durumdan -haliyle- oluşacak komikliklerle güldürmeye ve hafiften de olsa düşündürmeye çalışan bir fantastik komedi..


Dünya sineması açısından özgün olmayan, ama sinemamız açısından yeni ve renkli bir 'buluş' olan bu 'fantastik' olay neticesinde oluşması beklenen tuhaf durumların dışına çıkamayan senaryonun sığlığı ve finaldeki 'normalleşme' çözümünün aceleci ve de muhafazakâr niteliği, filmi vasata iten unsurlar oluyor..


O olağanüstü anın gerçekleşmesini gösteren görsel efektlerin ucuzluğunu, 'bir komedi filmi' izliyor olmanın, 'hoşgörülü ve bağışlatıcı' bakışıyla görmezden geldiğimiz Mavi Gece'nin asıl mesajı şudur: Herkesin yaşam biçimi ve cinsiyeti kendine güzeldir; sakın saçma hayâller kurmayın, fantezilerinize de mukayyet olun..


Bu arada filmin, iki ayrı sosyal kutbun temsilcisi olan kahramanlarının gözünden, yaşam standartları arasındaki toplumsal uçuruma falan -seyreltilmiş bir biçimde de olsa- eleştirel yaklaşımı, değerliydi bence..  

Baş rollerdeki Ayça Varlıer ve Fırat Tanış, bir anda, bedenleri ve de ruhları farklı cinsten bireyler haline gelmek gibi, oldukça zor bir işin altından başarıyla kalkıyor, üstlerine düşen görevi de gayet iyi bir performansla gerçekleştiriyorlar..


Tamamen bu ikilinin başarısına endekslenmiş bir içeriğe sahip filmin, tüm sorumluluğu iki usta oyuncuya havale etmesi çok akıllıca; aksi takdirde şimdi -pek kaliteli olmasa da- eğlenerek ve zevkle izlenebilen bir film yerine, çok kötü bir işten bahsediyor olacaktık..
Örneğin, Tanış'ın rolü, Varlıer'in kocasını 'kerhen' oynamaya 'çalışan' Gökhan Mumcu'ya verilseydi eğer.. neyse neyse, hepimiz ucuz atlatmışız..


Oyunculuk demişken, beni şaşırtan, Fırat Tanış'ın -kocasının yediği her halta karşın, saçını süpürge etmekten geri durmayan- karısını canlandıran Eda Bilgin oldu; ki kendisi her göründüğü sahneye fazladan neşe ve ivme kazandırırken, sinemamıza da adeta yeni bir kadın komedyenin katılışını müjdeler gibiydi..


Tam bir 'sinemasal felaket' olarak nitelendirebileceğim Sevgi Taşı adlı ilk işinden sonra yaptığı bu filmi, yönetmen Ahmet Hoşsöyler adına devasa bir adım olarak görüyor, kendisine başarılar diliyorum..

Ve.. belki yeri burası değil ama; 'istikrar'dan yana oylarını kullanan tüm vatandaşlarım için en kalbi arzularımı ve saygılarımı bir bir saydırıyorum efenim..
İyi günler..


Mavi Gece

Senaryo ve Yönetim: Ahmet Hoşsöyler
Oyuncular: Ayça Varlıer, Fırat Tanış, Eda Bilgin, Suat Ergin, Gökhan Mumcu 
Yapım: 2015, Türkiye, 100'

2.5 / 5



Hiç yorum yok: